KIRMIZI HAPLA MATRİKS’İN İÇİNDE UYANMA

Camdan bir kar küre içinde,klasik müzik eşliğinde buzda kayarcasına ve tıpkı kristaller gibi etrafımda dönen karlar arasında;zaman kavramını iyice yitirmişken tozu dumana katan günlerden yorgun düşmüş bir yılın sondan birinci günündeyim.
Bu sene kazandıklarım, kaybettiklerim,en çok ihtiyaç duyduğum ile asla ulaşamadığım şeyleri birbirine karıp hayıflanıyorken Aslında “acıyı uzatır” düşüncesiyle asla yüz vermediğim Pandora’nın kutusundan değerli bir taşı çıkarır edayla umudu çıkardım.
Gelin görün ki açtırdım kutuyu söylettim kötüyü.. Devamını oku »
Son günlerde en çok konuşulan sanat yedinci sanat. Bayram öncesi ve sonrası daha çok komedi tarzındaki (Osmanlı Cumhuriyeti,Arog,Muro) vizyona giren Türk filmleri arasında yıldız gibi parlayan ancak kalitesiyle yalnız kalan bir film oldu “Issız Adam.”
Bayram mayram ben anlamam.Hiç kusura bakmayın tığteber şıh merdandır bu sene durumum.Bayrama bir kaç çift söz adadım sanmayın.Bomboşum bomboş.Öyle iki lafın belini kırmak yerine,sözlerimi kısa keseceğim kurban niyetine kısmetse…
Düşünce dostlarıyla cehennemdeyiz. Aman öyle kaynar kazanda zannetmeyesiniz,cehennemde otağ kurduk bilesiniz. Buraya nasıl düştünüz derseniz,suçumuz her çağda en çok inanılan ve kabul görülen şeyleri tartışmaya açmakmış. Oysa görüşümüz ne mutlaktır ne de muğlak. 
Tarihin sonunun geldiğine, emperyalizmin bittiğine, küreselleşme ile birlikte sonsuz bir barış ve özgürlükler çağının başladığına inandırılmaya çalışıldığımız
Uzun sürmüş bir bayram tatili sonrası, vehamete kapılmış ruhumu uyandırmakla meşgulüm. Sonbaharda ordan oraya sürüklenen yaprak misali,dolanıp duruyor düşünceler zihnimde… Zamana sığdıramayacak kadar çok şey demek istiyorum ama ne yazık ki,konular arasında sabırsızlıkla dolanırken,birde bakıyorum YAZI değil BEN yokum.



