ETKİYE TEPKİ DEĞİL TEPKİYE ETKİ YA DA EYLEMSİZLİK İLKESİ

24 Ağustos 2007

Değişim hayatın her kertesinde gerçekleşebiliyor.Öyle ki etkiye tepki değil tepkiye etki doğurabiliyor. Tepkiye etkiyi olarak nitelendirmek haksız bir yorum olabilir aslında. Çünkü aynı zamanda reaksiyon da denilen tepki dediğin nedir ki? kendini iten veya sıkıştıran başka bir cisme gösterdiği karşı etki…

Herhangi bir etkiye cevap olarak doğan, genellikle olumsuz söz veya davranışken tepki nasıl olur ki olumlu tepki. Yok yok durun durun daha ilk cümlelerden tepkiye etki geri tepti zannetmeyin.Bu yazı hakkında olumlu tepkiler almalıyım bu durumda hangisi etki hangisi tepki ooff karıştı galiba… Şimdi bu yazı tepki,okuyucuların yorumları ise etki…Ne fark eder demeyin sakın tepkiye etki durumu çok önemli. Bundan kötüsü ise nötr kalma siyasi olma daha bilimsel bir dille eylemsizlik ilkesi gerçi tepkisizlik de bir tepki… Devamını oku »

MEDYUM MEDYA NEREYE KOŞUYOR?

16 Ağustos 2007

Medyanın siyasi hegomonya kurulmasında ne  kadar rol  oynadığını ve egemen siyasi  gücün çıkarlarına hizmet eden yorumların yeniden üretilerek neyin hedeflendiğini görmek açısından Emin Çölaşan’ın 22 yıl hizmet verdiği Hürriyet gazetesinden bir günde açığa alınmasına bakmak son derece anlamlı olacaktır. Medyanın toplumsal sınıflar  arasında gittikçe uzlaştırmak yerine uysallaştıran yaklaşımı yetmiyormuş gibi söyleyecek sözü olanları susturması gerçekleşen hegomonyaya katılmasının tek bir nedeni olabilir.İktidar odaklarının suyuna gitmek,başka bir değişle dev medya kuruluşlarının bir günde alaşağı edildiğinden ders alıp işi riske etmeden su gibi geçinip gitmek…

“Dördüncü güç”,”üçüncü göz” olarak kabul edilen medyada neler oluyor medyum medya “nereye koşuyor?” Beğenelim beğenmeyelim Türk medyasının simge isimlerinden biri olan Emin Çölaşan’ın işine son verildiği yetmezmiş gibi güç odaklarıyla çatışan Bekir Çoşkun, Tufan Türenç, Yalçın Bayer gibi usta kalemlerin de susturma girişimelerinden sırasıyla nasibini alacağı söylentiler arasında. Devamını oku »

SUDAN ÇIKMIŞ YAZI

8 Ağustos 2007

Mitolojiden destanlara,felsefeden kutsal kaynaklara her şeyin ilki ve öncesinin su olduğu söylenir.

Denizlerin ve dingin suların efendisi Poseidon’dur ama muhtemelen evrende her şeyin ana maddesi olarak suyu gösteren Thales’ten önce su en eski en kutsal madde olduğundan su adına and içilir. Sümer mitolojisinde ise su, yaratmanın tanrısı olması yanısıra zeka tanrısı olarak da bilinir.

Thales, herşeyin ana maddesinin su olduğunu söylerken belkide çoklukta birliği kastetmiştir; gördüğümüz çokluk birlikten meydana gelmiştir. Devamını oku »

BAKİR DÜŞÜNCELERLE EZBERİ BOZMAK

1 Ağustos 2007

Bugüne kadar olmamış gerçekleşmemiş yeni bir şeyi ortaya koymak bilimin ayırt edici özelliği elbette. Ancak diğer yandan bilim süreklice bir ilerlemeler bütünü olarak karşımıza çıkmıştır tarih boyu.

Her ne kadar bu çelişki gibi görünse de bilimsel verilerin argümanların yerli yerinde kullanılması yeni bir şey yaratmak ortaya fikir atmak bakir düşünceler  üretmek bilimsel bir çalışmanın temel öğelerinden birini oluşturuyor. Devamını oku »

SİNEĞİN SEÇİMİ

16 Temmuz 2007

Ey insanlar, (size) bir örnek verildi şimdi onu dinleyin.Sizin Allah’ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi biraraya gelseler dahi- gerçekten bir sinek dahi yaratamazlar…”(*)

Bu yaz sıcağında yavuz Temmuz’da

nasıl olacak acaba sineğin seçimi?

şölen, polen off! alerji mevsimi,

“komple komple hepimiz,komple komple mitinglerdeyiz”ama oy vermeye tembeliz.

kara sinek geçimden anlar sadece nereden bilsin seçimi ampul, kurt, at belki de anlatacak sineğe bu biçimi…

sine-i sinek milleti , Devamını oku »

Dört Beyaz Gün

11 Temmuz 2007

Hayli uzun sayılacak bir yolculuğa aniden çıkmıştı adam.Yola çıkışından önce kimselere haber veremediğine üzülmüştü ama zaman geçtikçe bunu çok da sorun etmedi nasıl olsa bir şekilde yoldan arayıp haber verebilirdi aramak istediklerine bir şekilde ulaşabilirdi.

Beyaz günün birincisi

En uzun molanın verildiği yerde soğukluğuyla ünlenen şehirlerin birindeydi.Kışın ortasında böyle şehirlerin ıssız soğunu şehirlerarası yolculuklarda daha çok iliğine çeker insan.Doğal olarak nereden nereye gideceğini düşündüğünde yol uzadıkça uzar.Hatta her yolculuk bekleneden daha uzun sürmüş gibi gelir. Devamını oku »

Tarihin Tanrısı:İNSAN

31 Mayıs 2007

Ölümden korkmamak gerek çünkü bu ölümü fazlasıyla onurlandırmak olur”der yaşamaya çağırıp ölüme davetiye veren Camus, ölümün karşısına yaşamı koyar ama ölüm insan yaşamı karşısında anlamsızdır.

Varlığın karşısında yokluk Yaşamın karşısında ölüm değil,hiçlik… 

Camus’nün bütün kitaplarında göze çarpan en önemli özellik,dünyanın kötü bir dünya olduğudur.Bu kötü dünyaya bir şekilde düştüğümüze göre (Tanrı’yı ve Hıristiyanlığı reddetmesine rağmen bu görüşü dinden alır Hıristiyanlığa göre dünyaya düşülür)ne olursa olsun yaşamak gerek.Ancak dünyaya kayıtsız olmaktan çok,kötülüğün bilincinde yaşamak,elbette umutsuzluktan vazgeçmemek kaydıyla olmalıdır bu. Devamını oku »

“YAŞAMAYA ÇAĞRI ÖLÜME DAVETİYE”

31 Mayıs 2007

Yaşanması zor bir yaşamı sürdürüyoruz.Eylemlerimizi her zaman olayların seyrine göre düzenlememiz olanaksız.yaşamak hiç kuşkusuz dile getirmenin tersidir.

“Üç kez tanıklık etmektir;sessizlikte,ateşte ve kımıltısızlıkta. Dünyanın bir üstün anlamı olduğuna inanmıyorum.ama onda bir şeyin anlamı bulunduğunu biliyorum.Bu da İNSAN.Çünkü anlamı bulunmasını zorunlu gören tek varlık o.

Bu dünya en azından insanın gerçeğini taşıyor.Bizim görevimiz de,yazgının,kendisine karşı ona akılsal gerekçelerini vermek.İnsandan başka gerekçesi de yok.Yaşam konusunda verdiğimiz düşünceyi kurtarmak istiyorsak işte onu kurtarmamız gerekir.” Devamını oku »

Okunasıcalar

Anketimiz

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?

Sonuçları Göster

Loading ... Loading ...

Günün Sözü

Ruh arayanda, hiç ruh yoktur.
Nietzsche

Twitter'dan

  • Hülya Yalımdostluk ütopyada değil dünyada olmalı... - posted on 21/08/2010 23:31:40
  • Hülya YalımGüneş Ülke Dost http://www.hulyayalim.com da.... - posted on 21/08/2010 23:31:00
  • Hülya Yalım@kareas35 kesinlikle katılıyorum size - posted on 21/08/2010 23:10:57
  • Hülya Yalım"Zahir "Ben" dediği vakit Batın "Hayır" der. Batın "Ben" deyince Zahir yine "Hayır" der. İBNİ ARABİ - posted on 02/08/2010 18:12:05
  • Hülya Yalım“Rüzgarın yönü değişince oturup ağlamışsın. Sen artık sözünden de dönemezsin yanmışsın. Aklımdan çıkarttım attığın oy kurşunu.” - posted on 22/07/2010 01:03:00

İzlenesiceler

Düşünceleri İzleyenler

RSS okuyucu ile takip edin...

Abone olun...
Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz.