Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce

Önce kendimden kaçtım sonra sözlerimden,

şu meşum olaylarla ilgili haberlerden, yorumlardan, yaşanan olaylarda kendini suçlamak bir yana kendini ihbar eden,durumdan  vazife çıkaran derneklerden,www.tepkisiz kalma.com   adlı siteden ne kadar kaçsam da kurtulamadım.

Ama en çok da babamdan kaçtım. Biliyorum bana yazma diyecekti

ama o da biliyordu,yazacaktım.

Gittikçe zorlaşsa da  cümlelerim, yazıyorum.

Çocukluğumun şehri Siirt’i ve son zamanlardaki kulakları sağır  eden sessizliğini yazmamak haksızlık değil; düpedüz ayıp olurdu.

bu yüzden içimdeki yapbozdan bir parça kayıp,

biliyorum ‘söylesem tesiri yok ama sussam da gönül razı olmuyor’ işte.

Yaşanan olaylarda bir çok kişiden duyduğum gibi ben Siirtli olduğumla utanmadım asla. Bu olaylarda 

gerekiyorsa en büyük neşteri kendine vurmak Siirt’lilerin vebalidir belki ama o kadar, çünkü bu tür haberlere dünyanın her yerinde rastlamak mümkün, ancak bir çok meslek dalından kişilerin, özellikle eğitimcilerin adının bu acı olaya karışmasına hakikaten çok ama çok üzüldüm.

Bu olayda adı geçen  yüzü aşkın kişinin kendi çocuklarının başına  böyle bir şey  geldiği takdirde ne hissedeceklerini görmeleri  adına, empati kurmalarını isterdim.

En çok da yörede yaşayan okul çağında kız çocuklarının akibetini merak ettim.

Babalar kızlarını okutmayı problem ettikleri için, şimdi bu olaylardan sonra kaç kız okumaktan mahrum edilecek kimbilir? Ne yazık ki, karanlık gecelere ortak ettiler nice genç kızı?

 

“Herkes daha fazla hürriyet istiyor” sözü bu yüzden reklam aracı olmaktan öteye gitmiyor işte..

Birkaç sene önce Siirt?teki uluslarası sempozyumda yaptığım çalışma yirmiyi aşkın  bilim kurulundan geçmişti. ‘Bir İlim İnsanı İle Bir Filozof ‘ adlı yazım benim açımdan da farklı bir çalışma olmuştu.

Çalışmam için bana önerilen isimleri beğenmemiş kendim böyle bir öneri de bulunup Hilmi Yavuz ile Erzurumlu İbrahim Hakkı ?nın benzer özelliklerden söz etmiş bilim ve ilim dünyasına katkılarından söz ederek farklı bir bakış açısı sunmaya çalışmıştım.Gelen tepkilerden anlamıştım ki  farklı olmayı başarmıştım da.

Memlekete gidemediğim için çalışmamı Cumhur amca dan (Kılıççıoğlu) okumasını rica etmiştim. O dönemde Cumhur amcaya  yazımla ilgili eleştiriler geldiğini duyuyordum . Gelin görün ki çok değil birkaç hafta önce bile yazım acımasızca eleştiriliyordu hala. Gerekçe koskoca İbrahim Hakkı ile Hilmi Yavuz ?u kıyaslamakla büyük günah işlememmiş .

 Gerçi ben bu büyük günahı büyük bir zevkle işlemiştim ama yine de bu kadar sığ ve bağnaz düşünen kişilerin bir arada olması hala çok garip geliyor bana.

Bu yüzden  Sultan Memduh ? un  ‘Mahzenül Esrar’ adlı Eseri Siirt valiliğindentarafından gönderilince; Hıfzullah Eryeşil beyfendi sayesinde, memleketi sayfa sayfa geziyorken,bazı kişileri kızdırma  pahasına bu eser hakkında yazı yazma kararı almış hatta  sözünü de vermişken, Siirt?le ilgili haberler aniden ortaya çıkınca öncelikli olarak bu konuyla ilgili yazmam gerekti.

 

Beni bir yazımla  günahkar ilan edip yargılayan Memleketin   Engisizyon Mahkemesi, son günlerdeki olayları nasıl nitelendiriyor nasıl oluyor acaba, olaylara muhakemesi?

Zincirleme reaksiyona girmesi gerekirken acaba neden suskunluğu seçti?

Yoksa ?hafıza- i beşer nisyan ile maluldür? diyecekler?

Bu nisyana isyan eder her insan ve bunu der her lisan,

?aman aman kaybetmeyelim safiyeti, bize şu an ince ayar lazım bırakalım anlık zafiyeti??

Hülya YALIM

www.hulyayalim.com

6 yorum yazıldı

  1. Gılmanshah diyor ki:

    Sayın Yazarım ve Site Sakini Sayın Afo,
    Öncelikle Hülya Hanım sizinle başlayalım… Çocuk istismarcılığı ve tecavüzünü sanki önemsemiyor ya da ayrı görmüyormuşum gibi bir müdaffaa ve yandaşlık(!) yapmışsınız Sayın Afo’ya… Yorumlarımda, çocuklara karşı işlenen bu çirkin suçun tek cezası vardır bence, o da İDAM’dır demişim. Ve yasal düzenlemeyi yapmayanları, İDAM cezasını getirmeyenleri de onursuz ve sapık olarak nitelendirdim ve nitelendirmeye de devam ediyorum.
    Saygıdeğer Afo, düşündüklerimiz çoğu yerde elbette örtüşüyor. Ayrışan tarafları da var. Ama, çocuklara, yaşlılara, savunmasızlara karşı işlenen suçların fazlasıyla ve en şiddetli haddiyle uygulanması gerektiğine olan inancımı paylaştığına eminim.
    Site Yazarı Hülya Hanım Fransız kalmış talebime :-) İsmet İnönü gibi (!) herhalde hesabına gelmemiştir belki!.. Yemekli bir davette bulunsun hem tanışalım hem de tartışalım diye talepte bulunmuştum. Hesabına mı gelmedi Sayın Yazarın (ki,) o konuda bir satırcık olsun yazmadı… (Davet gelinceye ve dayanamayacağım aykırı bir yeni yazı görünceye kadar YORUMLARIMI askıya alıyorum. :-) (Not: Davet edilirsek lütfen yemekli olsun ve masada Şaraf, Ayran ve Zemzem olsun) Selamlar, Saygılar ve Sevgiler sunuyorum…

  2. Hülya Yalım diyor ki:

    Dünyada herşeyin affı belki olabilir,sübyancılık pedofili hastalığı olarak nitelendirilebilir ama bunun cinsel bir tercih gibi izahı olamaz.Çünkü bu cinsel tercih değil düpedüz istismar.

    Nitekim yapılan araştırmalar çocukların % 80’inin en çok 2 – 2,5 yaşlarında istismara maruz kaldıklarını gösteriyor.
    Dolayısıyla size katılıyorum Afo elbetteki bunun ayırdını iyi yapmak gerekiyor.

  3. Afo diyor ki:

    sayın gilmanşah karşınızda neden rahat olamayacağım söylermisiniz
    aksine çokta rahat olurum sizin olamayacağınız kadar.
    evet size katılıyorum bu konuları karşılıklı tartışmak daha doğru olur.
    ayrıca ben evli insanların bu şekilde yapmasına tabiki karşıyım doğru demiyorum.sadece siz karşılaştırmışsınız ben de bu iki konu ayrı konular asla karşılaştırılamaz dedim.
    sübyancılığın cezası en ağır şekilde verilmeli ordada size katılıyorum.arkasının gelmemesi için birşeyler yapılmalı dedimde zaten bunu. yapanada aynı şekilde onun yaptığı gibi yapılmalı öyle dolaştırılmalı sonrada sallandırılmalı bence.
    gilmanşah dikkat edin nerde dinden ahlaktan erdemden söz eden biri var (hepsini demiyorum dini kullananlar belli ediyor kendilerini) he pişti oluyorlar nedense. burda detaylı yazamadığım için yanlış anlaşılmak istmem bunlar derin ve ince konular. Sayın yazarım bize öncülük ederse neden olmasın.
    sayın yazarım sizcede sübyancılık ve yetişkin insanları kıyaslamak doğrumudur?
    Dinimizce caizmidir?:) soruyorum size gilmanşahla yorumlarımıza noktayı veya virgülü siz koyarmısınız?
    saygı ve sevgilerimle

  4. Gilmansah diyor ki:

    Sayın Afo
    Kıymetli Türkiyeli Hemşerim
    Papazlara gidişimin sebebi, olayı lokal halden çıkarıp genelleştirmekti. Yani; sözde MEDENİ olan, bilime, insanlığa, insani değer ve erdemlere taaaa 18. yüzyıla kadar yabancı olan Batı Medeniyeti denilen tek dişi kalmış vahşetin beslendiği muharref Hristiyanlık dinininin efendileri olan ve halen de olmaya devam eden Papa ve Papazların ilk günden bu yana süregelen SÜBYANCILIKLARINA dikkat çekmekti? Sanırım onlardan bahsettiğinize göre, dikkatinizi çekmeyi başarmışım? (Ne mutlu bana ve size!)

    200 yyıldır BATILI olmaya uğraşan Türkiye?nin, Batının mikrobik değerlerini kendi bulaşıcı mikrobik değerleriyle mezcedip aynen onlar gibi olduğumuza getirdim lafı?

    Öyle değil mi? Avrupa Uyum Yasaları çerçevesinde, tüm tıp otoritelerinin kabul ettiği (sanırım siz de kabul edersiniz) ve Batı?da artık olağan kabul edilen homo_seksüellik Türkiye?de muhafazakar AKP eliyle suç olmaktan çıkarıldı ve serbest hale getirildi? Yani Avrupa?nın olağan Lutiliği artık mübarek ülkemiz Türkiye?de de serbest? Mutlu olduk!

    Yazımı lütfen bir daha okumanızı istirham ediyorum? Demişim ki; SÜBYANCILIĞI, çocuk taciz ve tecavüzcülüğü sabit olanların İDAM ile tecziye edilmelerini, bunun için uğraşmayan yetkilelerin de onursuz olduklarını yazdım ve suç dahi olsa yazmaya devam edeceğim.

    Malesefe Milli Eğitim camiası bu açıdan kara bir geçmişe sahiptir? Utanç dolusu istismar ve tacizler de maalesef halen devam ediyor!.. Ben şahidim!… Eğitim camiasındaki al gülüm ? ver gülüm icraatlarını maalesef çok gördüm?

    Elbette yetişkinleri haklı görebilirsiniz. Bu sizin (ve belki de zaman zaman benim) olağan görebileceği şeyler? Öyle ya! Gönül bu! Nereye konacağı belli değil?!.. Ammaaaa, yazdığım gibi: ahlaktan, erdemden, ondan bundan bahsedip de sonra PİŞTİ olursan ve bir daha, tekrar geri dönmek istersen!… Hadi onu da bırakın? Dönmek isteyen bu Anadolu Delikanlısı(!)nın Cin Ali maceralarını; ?eee canım özel hayatıdır!? diyerek normal görürsen!… Ardı arkası gelir?

    Tarihte işlenen en büyük cinayetler DİN adına işlenmiştir. Hele hele DİN cahillerin, menfaatperestlerin, çıkarcıların, sapıkların elinde bir güç, bir silah olarak kullanıldığında en tehlikeli silah haline gelmektedir. (Alamut Kalesi?ni okumuşsunuzdur?)

    Gerçekte hiçbir din, özellikle ÇOCUK İSTİSMAR VE TECAVÜZÜNÜ asla normal karşılamaz ve en şiddetli cezayı ön görür. (Neyse Sayın Afo bu derin bir konu girmeyelim!..)

    VE YA!…
    Site yazarına rica edelim? Madem burada yazamadıklarınız var!.. O halde site yazarı bizi davet etsin. Ben sizinle her konuda fikir alışverişine hazırım. Sanırım karşımda böylesine rahat olamayacaksınız!… Gerçekten bu önerimde ciddiyim. Yeri ve zamanı siz seçin. İster karada ister denizde!.. Seçim sizin. (Sayın yazarımız!.. Bu davet gerçekleşirse lütfen yemekli bir davet olsun!… Sofrada hem şarap, hem ayran hem de zemzem olsun!..)
    Selamlar, sevgiler, saygılar

  5. Afo diyor ki:

    sayın gilmanşah konuyu başka yerlere çekmenin ne anlamı var.neden yabancı ülkelere papazlara gittiniz anlamış değilim.yok amerkina yok kilise yok papaz … biz ülkemizi konuşalım.
    bu ülkemizde yaşanan ilk değil ve tedbir alınmazsa son olmayacak.bu şekilde yapanlardan bir iki tanesini halkın gözü ününde aynı işkenceyi yapacaksın sonrada asacaksın.hele bide eğtimci olunca işler daha da karışıyo.zaten doğuda aileler kız çocuklarını okula göndermek istemiyor zorla kampanyayla gönderiliyor bide böyle olaylar iyce tuzu biberi oluyor.yazıklar olsun ne diyeyim.başımızda böyle eğitmenler olduğu sürece daha neler gelir başımıza kim bilir.
    kendiçocuğuna yapılsa demişsiniz ama bu durumlardan da uzak değiliz kendi çocuklarına da kendileri yapmıyor mu zaten. bunlar insan değil insan olamaz eğer bunlar insansa biz neyiz acaba?
    bu durumlardakendimden insanlığımdan çaresiz kalmaktan bu ülkede yaşamaktan herşeyden utanıyorum.
    hele bide din konusunda ahkam kesmezler mi, din konusunda en çok kendilerini biliyor zannetmezler mi deli olucam yaaa..
    ayrıca gilmanşah baykalın yaptığını savunmuyorum ama kıyas kabul etmez.bir tarafta birkaç eğitmen! ve karşısında buna mecbur bırakılan çocuk yaştaki öğrenciler diğer tarafda iki yetişkin ve karşılıklı.bilmem aradaki farkı anlatabildim mi?
    siz nasıl kalkıpta bu iki olayı benzetirsiniz birbirine.
    evet panel olsada bende içimdekileri kussam burda daha fazla yazamıyorum içimden geldiği gibide yazamıyorum çünkü burası onu kabul etmez.
    elinize yüreğinize sağlık sayın yazarım
    yazdığınıza şaşırmadım eğer yazmasaydınız çok şaşırırdım.

  6. Gılmanşah diyor ki:

    SAPKINLIĞIN VATANI VE ADRESİ YOKTUR

    DIŞARDA (DİN ADINA YAPILAN SÜBYANCILIĞIN TARİHİ, HRİSTİYANLIK KADAR ESKİDİR…

    “Amerikan Katolik Kilisesi’nde son 40 yıl içinde tam 1500 papaz, binlerce koro çocuğunu cinsel yönden taciz etmiş. Tacizin çapı elle sarkıntılıktan tecavüze kadar uzanıyor.

    Amerikan Katolik Kilisesi’nde ilk sübyancılık skandalı 1997’de patlak verdi. Dallaslı papaz Rudolph Kos’un 30 yılda 130’dan fazla çocuğa cinsel tacizde bulunduğu ortaya çıktı. Mahkemelik olan kilise 30 milyon dolarlık tazminatı ödemek için sigorta paralarını kullandı, borç aldı, mülk sattı. Sapık papazlar yüzünden Santa Fe’de 25 milyon dolar, Boston’da 30 milyon dolar ödendi. Açılan davaların çığ gibi büyümesi nedeniyle önümüzdeki dönemlerde kilisenin yine bol sıfırlı tazminatlar ödemesi bekleniyor. Kilisenin tazminatlar yüzünden iflas edeceğine pek ihtimal verilmiyor, çünkü yıllık gelir 7.5 milyar doları buluyor.”

    BUNA RAĞMEN!.. MODERN AVRUPALI, GENLERİNDE TAŞIDIĞI HASTALIKTAN DOLAYI VATİKAN’I (KİLİSEYİ) YOK ETMİYOR!..

    İÇERDE!..
    Türkiye’de durum farklı mı? Ha Siirt Ha Konya… İzmir veya İstanbul!.. Sapkınlık, çocuk istismarcılığı tüm vatan sathında!.. Modernlik ne biçim şeyse!..

    EN FECİSİ DE DİN! ADINA YAPILANI DEĞİL Mİ?..

    Ahlaksızlığın, sapkınlığın, ihanetin, fuhşun, tecavüzün veya karşılıklı aldatmanın normal geldiği ve görüldüğü bu ülkede (!) TİMSAH GÖZYAŞLARI dökmenin anlamı YOK!..

    YOK TABİ!.. Çocuklara tecavüz edenleri İDAM etmeyenler ŞEREFSİZ ve ONURSUZDUR!.. Bu şekilde düzenleme yapmayanlar, yapmaya uğraşmayanlar da ŞEREFSİZDİR… Empati yapsa ya bu çukurdan alçaklar!.. Yazarın dediği gibi… “Allah vermesin! Ama ya çocuklarının başlarına bunlar gelseydi!..” İDAM gelir miydi?

    Siirtliler bu İRİNLİ yaraya mutlaka NEŞTERİ vurmak ve geçici pansumanlarla değil, gerçekçi ve kalıcı tedbirlerle hastalıklı beden ve ruhları temizlemelidirler…

    MALESEF ZOR!…
    Sapık bir milli eğitimden, sapık üreten bir eğitim sisteminden, sapıklar imal eden medya imparatorluğundan başka ne beklenir ki!..

    Açın gazeteleri, açın tv’leri… Söze gerek yok!…

    Yazarın cesaretli yazısıyla, cahillerin, yobazların ve sapıkların sadece hatlarımızda değil, tüm ülkemizin ve dünyanın sathında var olduğu gerçeğini ne yazık ki acıyla -tekrar- hatırladık!..

    İŞTE SON CÜMLE!.. Bir partinin lideri ve özellikle dürüstlükten, ahlaktan, erdemlikten bahseden lideri, evli olmasına rağmen! başka evli bir özel kalem müdiresi ve vekiliyle! yakın ilişkiye! girmiş! EKRANLARA ÇIKIP; “YALAN, ASLA YAPMADIM!…” Demiyor, diyemiyor!.. Komplo diyor!.. Ve ülkenin şerefsizleri! de; ” Ya! be adam bu işi yaptın mı yapmadın mı?” diye sormayı bırakmış, bu komployu kim hazırladı! ve kim servis yaptı! diye hesap soruyor!… Siirt’te SAPIKLIKTAN ne farkı var bu SAPKINLIĞIN VE AHLAKSIZLIĞIN..

    Sayın Yazarım Lütfen yazının uzunluğundan dolayı kusura bakma…
    Keşke bir panel düzenlesenizde bol bol konuşsak!…

Yorumun ne olacak?