Yapısalcılık
Yapısalcılık, kültüreL.antropolojide, Fransız antropolog Claude Levi-Strauss’un geliştirdiği düşünce akımı. Terim daha, geniş anlamda, 20. yüzyılda ortaya çıkan ve olay, kurum ya da düşüncelerin tarihsel gelişiminden çok, belli bir zaman dilimi içindeki yapısını ve bu yapıyı oluşturan öğelerin karşılıklı ilişkilerini ele alan çeşitli kuramsal yaklaşımlan belirtir. Devamını oku »
Felsefe sözcüğü, eski Yunancadan Arapçaya ve bu dilden Türkçeye geçmiştir. Sözcüğün Yunanca aslı “philosophia”dır ve iki ayrı sözcükten oluşur: “Philio” sevgi anlamına gelir: ‘ “sophia” ise, “bilgelik” ya da genel olarak “bilgi” demektir. Öyleyse, “philosophia”, bilgi ve bilgelik sevgisi, aşkı anlamına geliyor. “Philosophos (filozof) da, “bilgeliği seven”, “bilgiyi arayan ve ona ulaşmak isteyen kişi” dir.
“Porno –hakikiden daha hakiki olduğu için- simülakrın doruk noktasıdır.”[1]
Çiğ ve zorba toplumlarda `parti çizgisi` kamuoyuna açıkça beyan edilir ve buna uymak zorunludur. Devletin, kontrolü zorla elde tutma kapasitesini yitirdiği toplumlarda ise parti çizgisi beyan edilmez. Daha ziyade bu önceden varsayılır ve dile getirilmeyen dogmatik doğruluğun empoze ettiği limitler dahilinde ateşli tartışmalar yaşanması teşvik edilir.||Çiğ sistemlerin doğal olarak beraberinde getirdiği şey itimatsızlıktır. Bunun karmaşık olan versiyonu ise açıklık ve
Sanat dalları toplum yapısı içinde birbirinden bağımsız düşünülemez.[2] Buna en güzel örnek sanat kavramının kendisidir. Resim sanatı, müzik sanatı, heykel sanatı dediğimiz gibi, salt sanat diyerek de tümel bir ifade ile bütünü kapsayan tanımlamalara göndermelerde bulunuruz.
DURUM :




