Siirt’teki O Pencere
“Siirt’e bir pencereyi görmeye gittim. Büyük olasılıkla, beyaz, plastik türevi, çirkince bir pencereydi bu. İsmi artık N.E. olan 17 yaşındaki kız, N.E. olmadan bir saniye önce dünyaya oradan bakmıştı.”
Siirt :Siirt’e bir pencereyi görmeye gittim. Büyük olasılıkla, beyaz, plastik türevi, çirkince bir pencereydi bu. Fikrime göre, Siirt’in işlek sayılabilecek bir caddesinde, yeni bir binanın penceresi olmalıydı. İsmi artık N.E. olan 17 yaşındaki kız, N.E. olmadan bir saniye önce dünyaya oradan bakmıştı. N.E.’nin bakışını çevreleyen, onu zamanın içinde kaybolup gitmekten koruyan pencereden Siirt’e bakacaktım. Devamını oku »

Uçan kuşa borcu olan bir ülkede;yargı kuşbaşı et gibi doğrandığında; horoz ötüp su içince,yağmur yağmadan kuşu kuşla avladılar. Keklikler vuruldu, şahinler yanlış dala kondu, ergen konan horozların başı bulunamadı.
Çiçek dürbününden bakınca hayata, görülen şeylerin görüntüsü öylesine değişir ki; görülenlerin gizemi ile şaşırıp kalınır.



