Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce

Dünyanın soldan sağa döndüğü söylenir.

Yazı dilimiz soldan sağa ilerler…

Bulmacalar da soldan sağadır.

Her hangi bir tempo tutturmak için sol sağdan önce gelir ” sol -sağ sol- sağ “denir.

Fakat tarihler boyu istisnasız tüm dinlerde , solak olmak şeytanla arkadaş olmaktır.

Bugün Dünya Solaklar Günü…

Ve 13 Ağustos’ta kutlanıyor düşünsenize…

Ayın 13 seçilmiş kim bilir belki de bile-bile…

Asabi mizaçlı  birinin kendini o gün kötü hissetmesinin nedeni; ” soldan kalkmış olması” olarak gösterilir.

Sağ elini kullananlara göre düzenlenmiş bir dünyada, solak azınlığın çektiği sıkıntıları anlatmakla bitmez.

İflah olmaz bir solak olarak hem okulda hem de ailede , itiraf ediyorum ben de solaklığımdan dolayı çok çile çektim.

Sağdan soldan aldığı duyumlarla ve daha çok dini kaygılarla annem,  solaklığımı sona erdirmek için günlerce sağ elime kaşık bağladı ve böyle yattım kalktım.

Fakat durum hiç değişmedi…

Sonra bir aralar iki elimle de yazar olmuştum.

Hatta iki elimle yazdığımı duyan amcam buna inanamamış test etmiş, beni tebrik edip sevinçle bu durumu  ifşa etmişti .

Amcam nereden bilsin bunu söyleyerek bana ne kadar zarar verdiğini…

Çok daha katı baskılara maruz kalmıştım böylece ….

Sonunda iş öğretmenime intikal etti ki ;  sol elimde kalemi her gördüğünde öğretmenim buna müdahale etti.

Baskılar kısmen de olsa sonuç vermişti.

Tüm işimi solla yapsam da kalemi daha çok sağ elle tutmaya başlamıştım.

Bunda  birbirine yapışık masalı sıraların hep sağlaklar için hazırlanmasından ötürü yaşadığım zorluklar da etkili olmuştu elbette…

Kendi yaşadığım işkencenin hiçbirini kardeşim Serkan yaşamadıysa bana borçlu.

Yemek yeme konusunda genel kabullerden ötürü zorluğum kalmasa da, sürekli birilerinin dirseğine çarptığımdan, hep başta oturmak zorunda kalmıştım.. Ben ve Serkan hep yan yana…

Makası,bıçağı ters tutmak zorunda kaldım yıllarca.

Tuttuğumuz takımın logosundan tutun da , inandığımız sloganlar özel fotoğraflar  hep bize baktı fincanlarda…

Kuzenlerimle toplandığımız büyük bahçede, onlar ellerinde tığla dantel örerken, ben onlara taklitler yapıp şiirler okurdum . Elimdeki işi en azından annemi kandırmak adına onlara yaptırma girişimim hep fiyaskoyla sonuçlanırdı , zira annem ipin geliş yönünden mi  anlardı yoksa dantel sırasından mı bilinmez  “hayır sen örmemişsin” derdi nereden anlıyor diye isyan edip şaşırıp kalırdım.

Solaklığım hep beni ele verirdi.

Tokalaşma ve öpüşme seremonilerinde yaşadığımız şaşkınlık  kararsızlık da cabası (tokalaşmak için sol elimizi uzattığımız anda elimiz havada kalırdı, ayrıca solak olarak  sağa doğru yönelip, öperken karşımızdaki  sol yanağını uzatırdı. )

Benim gibi eminim tüm solaklar mause’un genel kullanımdan dolayı olduğunu bildiği halde isyan etmiştir.

Üniversite zamanlarımda yan flüt çalma aşkımı hayata geçirme sevdam yan flütü sadece sağlaklar çalabildiği için hüsranla sonuçlanmıştı.

Fakat sonra-sonra anladım solak olmanın o kadar da kötü bir şey olmadığını …

Barıştım adeta solaklığımla….

Bilim, spor ve sanatta solakların üstün başarılarını gördükçe , solaklığın peki ala ayrıcalığa dönüşebileceğini de öğrenmiş oldum.

Hatta iyi hatırlıyorum, kardeşim Serkan’nın karatede çok kısa bir sürede Avrupa ikincisi olmasını hocaları solak olmasına bağlamıştı.

Şimdi ise bırakın fincanı, makası, otellerde bile solaklar için düzenlenmiş odalar var.

Ülkemizde bile sadece solaklar için malzeme üreten nice nice  firmalar var artık.

Solaklar beyinlerinin sağ tarafını daha çok kullandığından ,genelde  daha çok yaratıcı olduklarını psikoloji derslerinde öğrendim.

(Burcuma, felsefe okumama derken neyse ki yazar olmama bir sebep daha buldum ).

Şaka bir yana; yine de yineleyelim; sağ taraf  “üç boyutlu zeka,yaratıcılık, müzik, sezgi, görsel hafıza,” gibi görevleri üstlenirken; beynin sol tarafı ise ” konuşma, analitik zeka, mantıklı düşünme” gibi yetkilere sahip.

Eh işte ben de biraz ondan biraz ondan…

Bir görüşe göre; ” kültürel baskılar olmasaydı dünyanın yarısını sağ diğer yarısını sol elle kullananlar oluşturacaktı.”

Siz siz olun etrafınızda herhangi bağla olursa olsun solak birini zorla sağlak  yapılmaya çalışılıyorsa ne olur müdahil  olun.

Zorlamanın neden olduğu travmalar bir yana, böyle güzel bir hediyenin geleneksel baskılarla yok edilmesine mutlaka mani olmak gerekir…

 

Solak ünlülere birkaç örnek;

Leonardo da Vinci , Picasso , Beethoven , Rafael, Michelancelo, Albert Einstein, Mariln Monre , Barac Obama , Amedeus Mozart , Nicole Kidman , Aristotales , Cicero, John Kenddy ,Gandi , Charlie Chaplin , Mark Twain, Fidel Castro, Büyük İskender, Sezar, Bill Clinton, Jim Hendrix, Ronald Reagan, Prens Charles, Phil Colins, Colin Powell, Bob Dylan,Bill Gatesi Napolyon Bonapart, Maradona, Angelina Jolie, Eminem, Rafael Nadal, Issac Newton, Mehmet Ali Kılay, Julia Roberts,Benjamin Franklin…….. (Solaklar, lütfen boşluğa kendi isminizi gözlerinizle dahi olsa ekleyin…)

 

YAZAN: Hülya Yalım

YAZILAN ZAMAN-MEKAN: (2002 yılında ajandama aynen şöyle not düşmüşüm: “dünya solaklar gününde salak bir kadın sanala boyandı” diye… (bu notun resmini görmek isteyenler: https://twitter.com/hulyayalim hesabına bakabilirler)

Solaklar gününü henüz öğrenmediğimin kanıtı bir söz bu .

Saçımı ilk defa boyamanın ağırlığıyla ve sarışınlara salaklık yakıştırıldığı için, böyle bir not düştüğümü tahmin etmişsinizdir. Merak edenler için söyleyeyim; şimdi ne sarışın ne de salağım sadece ve sadece solağım.

Hemen herkesin kabul edeceği gibi, bir gün kutlanıyorsa onunla ilgili geçmişte sorunlar olmuş demektir. Dolayısıyla, geçmişte solaklığından ötürü çile çekmiş  biri olarak bu yazı  bir anda tasarlansa da , aslında ertelenmiş bir yazıydı.

Bu yazıya son rotuşlar yapılırken ;  2012 Londra Olimpiyatları’ nın kapanış gösterisi izlendiğinden “sanat ve spor adamlarından kimin solak olup olmadığı artık kimin umurunda” diye düşünmeden edemedim ve gülümsedim. Kapanış seremonisinde hemen her türlü müzik büyük bir şaşkınlıkla seyredildi ve hala etkisi sürüyor…)

 

 

 

6 yorum yazıldı

  1. kenan dedi ki:

    bende solagim ve solak olmakla gurur duyuyorum

  2. Gökhan Bursalı dedi ki:

    Hülya Hanım,Cevabınız için teşekkür ederim. Udu sağlaklar gibi çalıyorum. Eğer solaklar gibi çalsaydım daha işlek bir tarzım olurdu.Flüt de öyle.Basit parçalar çalsam da sağlaklar gibi çaldığım için zorlanıyorum.Solaklıktaki en büyük tesellim Rönesansın ünlü ressamlarının solak olması..Selamlar ve saygılar..

  3. Hülya Yalım dedi ki:

    Solaklık bir hediye iken aileler maalesef kusurmuş gibi algılıyor yıllar yılı ancak yavaş yavaş algı da değişiyor. Sol elle Ud çalmanızda takdire şayan bir şey gerçekten, kardeşimde sol elle gitar çalardı eskiden şaşırırım kalırdım. Yemek yeme konusunda hepimizin farklı deneyimleri var belli ki 🙂 Sizi okuyuncaya dek 8 rakamıyla ilgili bir tespitim yoktu ama inanın ben de 8 ile 5’te zorlandığımı hatırlıyorum. Yorumunuz için çok teşekkür ederim Gökhan Bey tekrar görüşmek dileğiyle!

  4. Gökhan Bursalı dedi ki:

    Ben de 5 seneden beri solak olduğum halde sağlaklar gibi ud çalıyorum.Bir an geliyor eğer solaklar gibi çalsaydım sol elim mızrabı kullanacak ve daha işlek bir çalış tarzım olacaktı diyorum. Sağ elimle yemek yemem için rahmetli annem sağ elime kına yakmış.”Sağ elinle ye.” dese kim bilecek 3 yaşında sağ elini?”Kınalı elinle ye.”deyince bene hep sağ elimle yemeğe çalıştım.Solak olmanın zorluğunu biliyorum. Solakları kendi haline bırakın,İster sol eliyle yazsın ,ister sol eliyle yemek yesin, ister sol eliyle müzik aleti çalsın.Çok daha rahat ve yaratıcı olacakları kanaatindeyim.İlkokul birinci sınıfta kalemi sağ elimle tuttuğum için 8 yazmakta çok zorlandım.Üst üste bir birine değen iki sıfır yazarak 8 rakamını yazabildim.Zorla sağ elimle yazdığımdan yazım güzel ve işlek olmadı. Hülya Hanım’ın yazısını beğendim.Solak dediğin böyle yazar! Kutlarım.

  5. Hülya Yalım dedi ki:

    teşekkür ederim efendim solaklık konusunda çile çekmiş biri olarak etrafındaki herkese müdahale etmenin zararlarını anlatmaya çalışıyorum elbette ama sanırım en azından ulaştığı kitle açısından bu yazı biraz daha etkili olacak… Bir kişiye bile engel olabilirsek amacımıza ulaşacağımıza inanıyorum…
    Solakların ömürleri kısa oluyormuş böyle bir kanı var gerçekliğini tam bilemem ama kısa bir ömüre birşeyler yapmaya çalışanları en azından müdahale olmasın istiyorum hepsi bu….

  6. KingTube dedi ki:

    Yine süper bir makale. Solak’lık konusunda hiç böyle ilginç tespitler okumamıştım. Kendi hikayeniz de konuya güzel bir örnek teşkil etmiş. Yazılarınız o kadar akıcı ki; insan hiç sıkılmadan bir solukta okuyor. Yüreğinize sağlık.

Yorumun ne olacak?