TIĞ TEBER ŞAH MERDAN

7 Aralık 2008

Bayram mayram ben anlamam.Hiç kusura bakmayın tığteber şıh merdandır bu sene durumum.Bayrama bir kaç çift söz adadım sanmayın.Bomboşum bomboş.Öyle iki lafın belini kırmak yerine,sözlerimi kısa keseceğim kurban niyetine kısmetse…

Bayram boyu yatağındaki yastıklarla mutluca yuvarlanmayı hayal edenlerle,”şunu yapacağım şunu da yapacağım,bunu kesin yapacağım” diyenlerdenim ben de…Gezeceğim,ziyaret edeceğim vesaire.Plan yapmadan ani programlara dahil olabilirim de…

Yan anlamlara,mecaz anlamlara, yüklene de bilirim aslında yüzsüzce. Sözcüklerin içini boşaltacağım.”Dedim ama nasıl dedim? Dedim ama şunu demek için” diye kıvırma payları ayırıyorum kendime. Ama inanın sözcüklerle de olsa gerdan kırmaktan boynum kırılacak neredeyse… Devamını oku »

FELSEFENİN FELSEFESİ

20 Kasım 2008

Düşünce dostlarıyla cehennemdeyiz. Aman öyle kaynar kazanda zannetmeyesiniz,cehennemde otağ kurduk bilesiniz. Buraya nasıl düştünüz derseniz,suçumuz her çağda en çok inanılan ve kabul görülen şeyleri tartışmaya açmakmış. Oysa görüşümüz ne mutlaktır ne de muğlak.

Doğrusunu isterseniz bizi çekemediklerinden değil;çağın ilerisinde düşünmemizden dolayı, öngörü sahibi olduğumuzu bir türlü kabul edemediklerinden  kimimizi baldıran zehiriyle, kimimizi gözler önünde  yakarak, kimimizi ise  diri diri gömerek öldürdüler.

Ama evet kimimiz de,davetiye beklemeden gitmeyi bilmeli dedik ve gönüllü geldik buralara… Devamını oku »

ÇİZGİ ROMAN

7 Kasım 2008

Kökeninin silmeye dayandığını iddia eden, uçurum kenarında yolundan çıkmış bir çizgi buldular…

Çizgi;noktadan çizgiye uzadığını sandığı yaşamında,zannettiğinin aksine silmeden gelmediğine inandırmaya çalışanlara, döngüsel zaman çizgisinden söz edip silgi olarak öldüğünü çizgi olarak yeniden doğduğunu söyleyip söyleyip duruyormuş.

Karaya vuran intihar balıkları gibi dibe vurmuş,hayal mayal fark edilen akıl duvarını aşmış , belli belirsizdi çizgi … Çizgi yaşam ve ölüm arasında gidip gelen zamanın ara noktasını temsil eden balıksırtı bir zamandı ..

Derinliğe çekilen keskinliğini nerede bıraktığını bir türlü hatırlamayamıyordu ne yazık ki…
Çizgiye dekor oluşturan  beyaz ve kum rengi taşlar, gizli bir antlaşma yapmıştı sanki beyazlar önde olmak üzere peşpeşe gerisin geri geleceklerdi. Devamını oku »

CASH & CARY

25 Ekim 2008

Aylardır dünya kamuoyunu meşgul eden, hemen hemen bütün dünya TV ve radyo program ve haberlerin gazetelerin farklı farklı platformların birinci konusu haline gelen ABD seÇimleri nihayet sonuÇlandı. Ancak, yankıları hala sürüyor.
Bush’un yeniden başkan seçilmesi sonrasında intihar edenleriyle, Cumhuriyet binasına saldıranlarıyla, on binlerce ABD vatandaşının Kanada ve Yeni Zelanda’nın göçmen bürolarına başvuranlarıyla bu sonuÇların bir süre daha gündemde kalacağı çok açık. Devamını oku »

“ALFA BENİM OMEGA DA BENİM”

24 Ekim 2008

Tarihin sonunun geldiğine, emperyalizmin bittiğine, küreselleşme ile birlikte sonsuz bir barış ve özgürlükler çağının başladığına inandırılmaya çalışıldığımız dünyada, ne tarafa dönersek dönelim egemen kültürün veya yaşam tarzının hüküm sürdüğü sürecin yaşıyorken; bu sistemin yara aldığı garip bir dönemden geçiyoruz.

Şimdinin sürekli bir dönüşüm içinde bulunduğu dikkate alırsak yapmamız gereken geçmişi sürekli olarak yeni baştan ele alıp değerlendirmek olduğuna göre sizlerle birlikte felsefenin ışığı altında yaşadığımız bu belirsiz duruma bir mum yakmak isterim.

Böylelikle Bu da bir bakıma Descartes’in ‘düşüncenin üzerine yeniden katlanmak, düşüncenin üzerine yeniden düşünmek’ dediği şey gibi olur da, felsefenin işlevsel olarak asli görevi olarak;yaşadıklarımıza olguların verilerini toplayıp yeni anlamlar kazandırmak hakkını vermiş oluruz. Devamını oku »

LEYLEK ETKİSİ

10 Ekim 2008

Uzun sürmüş bir bayram tatili sonrası, vehamete kapılmış ruhumu uyandırmakla meşgulüm. Sonbaharda ordan oraya sürüklenen yaprak misali,dolanıp duruyor düşünceler zihnimde… Zamana sığdıramayacak kadar çok şey demek istiyorum ama ne yazık ki,konular arasında sabırsızlıkla dolanırken,birde bakıyorum YAZI değil BEN yokum.

Başıma gelen bu anlamsız durumu sizden uzak olsun bir gece vakti tesadüfen elime aldığım ve sadece arka yüzünü okuyup burun kıvırdığım “Leyleklerin Uçuşu” adlı kitaba bağlıyorum.

Başlamak için kardeşim Serkan‘dan inanılmaz derecede baskılar duymama rağmen bir türlü kitapla hasbihal olamıyordum. işte ne olduysa o gece ve sonrası oldu.Neyse lafı fazla uzatmadan anlatayım. Devamını oku »

SİLERSEN ÇİZECEKSİN DE …

2 Ekim 2008

Evet silersen çizeceksin de..

Bir doğa tasarısı çizeceksin yeşil bulutlar, mavi dağlar, yer gök tersine..

Kanatlı kalpler, gülen yüzler değecek birbirlerine…

Yerin yedi kat altındaki mahlukatla haşır neşir,göğün yedi katında Pegasus değil artık kendi otağını kurmuş biri olarak kendini çizeceksin…

Bilgiyi kabuldan bağımsız çizeceksin.Sabırı Eyüp‘le,adaleti Ömer‘le bileceksen; sözlerle Salvodar Dali ‘yi renklerle Nietche‘yi çizeceksin.. Devamını oku »

SİLMEK! SİLMEK! SİLMEK!

22 Eylül 2008

Silmek

silmek geçmişi bir çırpıda,

eskiyi gerilemeden

silmek …

yaşamı yaşayarak silmek…

yaşı yaşlanarak silmek…. Devamını oku »

Okunasıcalar

Anketimiz

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?

Sonuçları Göster

Loading ... Loading ...

Günün Sözü

Kötü belleğin iyi tarafı, aynı şeylerden bir çok kez, ilk kez gibi yararlanmaktır.
Nietzsche

İzlenesiceler

Düşünceleri İzleyenler

RSS okuyucu ile takip edin...

Abone olun...
Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz.