2 – SENCİLLİK HASTALIK MI ERDEM Mİ?

24 Şubat 2009

Benden fazla ben’ in karşıt durumu senden fazla sen değil; benden fazla sen olur şüphesiz ki… Egonun en yüce hali Ben nasıl ki, herşeyi kendi benliğine dayandırıp, bencil   bir tutum sergiliyorsa…

Her ne kadar bencillik kadar sık karşılaşılır bir durum olmasa da;başkalarının yararını da kendi yararı kadar gözetme, olarak nitelendirilen bencillik karşıtı hareketlerde bulunmaya sencillik deniyor…  Devamını oku »

1 – BENDEN FAZLA BEN…

18 Şubat 2009

Sevgi,ilgi,bilgi akışlarının süreklice yer değiştirdiği, her ne kadar 28 çektiğinden dolayı eksik sanılsa da, erte ayın erte günlerindeyiz.

Bu değişimleri akışların gerçekleştiği zamanlarda kullanılan malum nesnelerle, gittikçe modernleştiğimizi dünyaya muştuluyoruz.

Modernizimle ön plana çıkan birey kavramı ile, benlik duygumuz o kadar çok gelişti ki; herşeyi Ben‘e doğru götürürken, benliğimizden olduğumuzun, böylelikle de eksildiğimizin, ayırdına varamıyoruz bile… Devamını oku »

ZAR ADAMIN OYUNU

4 Şubat 2009

Dünya kurulduğundan beri en geçerli ve en çok pahalı yöntem nedir biliyor musunuz? Deneme yanılma yöntemi. Neden pahalı gerçekleşmesi çok zaman çok para gerektirir de ondan. Doğrusunu isterseniz bu yöntem neredeyse kumar gibidir.

Ancak yine de geçerliliği dolayısıyla bazen çaresizlikten bazen de bilinçsizlikten hala çok revaçta bu yöntem.

Bugünlerde sadece bilimsel araştırmalarda veya günlük hayatta değil siyasette de bu kural geçerliliğini koruyor. Devamını oku »

BELİRSİZLİK İÇİNDE BELİRSİZLİKLER

25 Ocak 2009

Ürkütücü hırçın yalnızlıklara gebe düşüncelere taşır belirsizlikler. Belirsizlikler anlamı konusu şartlı refleks geliştiremediğimiz kodlanmamış düşüncelerimizdirler…

Dünyaya nereden bakarsak bakalım küreyi sağdan veya soldan çevirelim enlemlere boylamlara ayıralım bir belirsizlik haritası hakim. İ.Oktay Anar’ın “Puslu Kıtalar Atlası” durumu yaşanıyor şimdi.

Beklenenden öte günler bunlar.Yaşam olgusunu hiçe sayan zaman bu zaman. Pusulasız bir haritada belirsizlikler üzerinden yola çıkarak yörünge arıyoruz eni konu.

Hedefimiz uzun süredir yok günü kurtardık mı yeter. Rotamız olmadığından sığınacak limanımız bile yok. Yokluk bile belirsizlikle kıyaslandığında bir anlamda iyi gibi düşünülebilir.

Çünkü yokluk belirsizliği içinde sinsice barındırır.Belirsizlikler derinliğe inmek istedikçe daha sarıp sarmalar oysa, bazen derine indikçe belirsizlikler daha çok artar. Devamını oku »

NE OLUR BANA BARIŞ AL BABA?

10 Ocak 2009

Merhaba,

adım BengisuYalım ailesinin bugün dünyaya gelmiş olan son üyesiyim.

Dünyaya ayak bastığım ilk günde kulağıma gelen sözlerden bir şey

anlıyorum ki, bu geldiğim dünya karmaşık gibi biraz…

Dünyaya gelmeden önce annemin karnında yuvarlanıp gidiyorken,babamın yanında dururken… Olan biteni algılamaya çalışıyordum. Babamın öfkesini ve etraftaki sessizliğin nedenini şimdi şimdi anlıyor gibiyim.. Devamını oku »

Tanrı, kefaret ve ölüm

1 Ocak 2009

Ben bir agnostiğim; bana göre tanrı olabilir de olmayabilir de… Kıymetlilerimi bu hayattan seçmeye özen gösteririm. Ancak bazen kaçar ağzımdan, birine “lanet” diyeceksem, sevincimi ya da belirsizliğimi ifade edeceksem… “Tanrı korusun” derim alışkanlıkla ya da “tanrı bilir”…
Tanrı neleri, nereye kadar bilir?

Ya da bildiklerini söylemekte neden bu kadar gecikir?
İmalarda bulunacaksa, bir meselle durumu anlatacaksa, sezgilerimizin bizi kemirmesine neden izin verir?
Tanrının nadir konuştuğu bir an’ın tanığıyız şimdi… O nedenle her söz çok kıymetli, her düşünce önemli… Devamını oku »

KIRMIZI HAPLA MATRİKS’İN İÇİNDE UYANMA

31 Aralık 2008

Camdan bir kar küre içinde,klasik müzik eşliğinde buzda kayarcasına ve tıpkı kristaller gibi etrafımda dönen karlar arasında;zaman kavramını iyice yitirmişken tozu dumana katan günlerden yorgun düşmüş bir yılın sondan birinci günündeyim.

Bu sene kazandıklarım, kaybettiklerim,en çok ihtiyaç duyduğum ile asla ulaşamadığım şeyleri birbirine karıp hayıflanıyorken Aslında “acıyı uzatır” düşüncesiyle asla yüz vermediğim Pandora’nın kutusundan değerli bir taşı çıkarır edayla umudu çıkardım.

Gelin görün ki açtırdım kutuyu söylettim kötüyü.. Devamını oku »

ISSIZLIK ETKİLERİ

19 Aralık 2008

Son günlerde en çok konuşulan sanat yedinci sanat. Bayram öncesi ve sonrası  daha çok komedi tarzındaki (Osmanlı Cumhuriyeti,Arog,Muro) vizyona giren Türk filmleri arasında yıldız gibi parlayan ancak kalitesiyle yalnız kalan bir film oldu “Issız Adam.”

Melis Birkan ile Cemal Hünal ‘ın başrolünü paylaştığı filme klasik Bir Çağan Irmak filmi de denilebilir .Bir iki yıl önce “Mustafa Hakkında Her Şey, Babam Ve Oğlum” gibi, filmleriyle dikkati çeken Irmak’ın her ne kadar sanal alemde filmin sahneleri çalıntı olduğuna dair tartışılsa da, bu sefer farklı bir aşk filmine imza atıyor. Devamını oku »

Okunasıcalar

Anketimiz

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?

Sonuçları Göster

Loading ... Loading ...

Günün Sözü

Alev, başka şeyleri aydınlattığı kadar aydınlatmaz kendini. Bilge de böyledir.
Nietzsche

İzlenesiceler

Düşünceleri İzleyenler

RSS okuyucu ile takip edin...

Abone olun...
Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz.