HAYAL DÖNENCESİ

6 Mayıs 2009

Belki de sahiden de bahardır bu doğadaki değişime ayak uydurmak için, bizleri bir boy küçük gelmiş papuçlarla, sızım sızım sızlatarak yürümek zorunda bırakan…

Ancak gelin görün ki; Mayıs Sıkıntısı ile Yengeç Dönencesi arasında olunca insan, şiş ayaklarla zorlanarak yürümek yerine, çıplak ayaklarla koşmak istiyor nedense?

Bunu eyleme geçirmese de, sadece düşüncesiyle bile yorgun düşüyor ne yazık ki , bazen  de hiç düşünmeden hareket ettiğinde ise, yaşadığının anlamsızlığını sorgularken buluyor kendini… Devamını oku »

HAYAL YAMYAM

22 Nisan 2009

Bu pencereden seslenmeden önceki adım Hayal Yamyam ’dı adeta. ismimle müsamma denilen cinslerden biri olduğumu bilmeyen  kaldı mı hala acaba? Hayal olurum gündüz vakti gezinirim oradan oraya, dolaşırım bir çok zihni… Karıştırırım en çok inanılan fikri..Filozofum ne de olsa canım isteyince deli, arada sırada da dahi …

Sözlerimi pazara çıkardım sanmayın dertlerimi sizlere açtım. Siz de derinlik kazandırdınız bu dertlere bir güzel, ondan sonra olanlar oldu işte… Belki de kendimizi ararken birbirimizi bulduk. Sonrası “geçiyordum uğradım bakalım yaraların benden derin mi?” durumu oldu besbelli… Devamını oku »

DESTAN-I HAMLET İLE GARABET-İ ER-GEN-E-KAN

13 Nisan 2009

(HY ÖLÇÜSÜNDE 3D KALİTESİNDE)

ey küçükken kaygısız korkusuz, büyüdükçe kuşkulu, vehimli,yaşlandıkça aksi ve hırçın hayalet,

söyle neden bilinçle korkak ediyorsun bizleri bizlere,

ey bozuk aksan, lal olsun dilin, bu ne biçim oyun ki dinmiyor tufan,

ey ulu sazcı durmazmısın bir an?

çığrından çıkmış devirdir bu devir, kendi içindeki dikenler kanatsın vicdanını dilerim an be an, insan olmayı başarırsan eğer vasiyetimdir  herkese layılığıyla değil kendi şerefin ölçünde davran… Devamını oku »

MONA LİSA NİSAN

13 Nisan 2009

Nisan ayının Mona Lisa gibi yarı gülen, yarı hüzün lendiren perdesi aralandı;neredeyse ortasındayız artık. Nisanla doğa kış uykusundan uyanırken, insan da bu uyanıştan nasibini alır.

Zaman zaman da bu değişimden şikayetsiz;oradan oraya sürüklenen insanın gönüllü uyumsuzluğuyla barışık olduğunun görülebileceği anlara nisanda rastlamak mümkündür.

Bir semptom gibidir nisan; geldi mi gönül artık senatoryumdadır. Teşhisi uzun süren, tedavisi imkansız , adına aşk denilen hastalıklara toplu kayıpların verildiği zaman nedense hep bu aydır. Hele bir de bulutlarda gezinirken, zamansız ayrılıklara yakalanmışsa seven;yalan öksürür  yalan cıktan ölür kızılcık şerbeti kıvamında kan tükürür Devamını oku »

İDİLER KÖYÜNDE PAPAZ AMENTÜSÜ

6 Nisan 2009

Büyük bir kıtada büyük bir köy var idi.

Adı …idiler köyü idi.

..idiler köyünde bir seçim arifesi bir de bayram havası ayrı ayrı gerçekleşiyor idi.

Ancak saatler vaatlere yetmedi.

Evlerin kimine su, kimine çikolata,kimilerine ise kömür ve hatta  beyaz eşya gönderiliyor idi.

Kimisi “millet dedi hizmet” dedi sen “Türkiyesin büyük düşün” dedi. Devamını oku »

DİN,BİLİM,FELSEFE VE ÇERÇEVE

24 Mart 2009

Bir biyolog arkadaşım “evrim teorisini felsefinin konusu yapmak dinin kucağına atmaktır” diyordu. Bir bakıma haklılığını aşağıdaki yazıda kendi penceresinden bakan Gilman adlı yorumcu da doğruluyor gerçekten.

Bu da bize Evrim Teosinin konusunun biyoloji mi yoksa, felsefenin mi konusu olmasının, aslında çok da önemi olmadığını gösteriyor.Çünkü, konuya biyoloji veya felsefe açısından bakmaktan ziyade, bizi biz yapan dünya görüşümüz ön plana çıkıyor.

Sanat,din, ideoloji günlük yaşayışımızda kullandığımız bireysel ve toplumsal değerlerin tamamı, bizim dünya görüşürümüzü belirlerken; ister istemez değer yargılarımız oluşuyor biz fark etmeden . Devamını oku »

Evrim Teorisi Biyolojinin mi,Felsefenin mi Konusu ?

17 Mart 2009

Evrim tartışmaları aslında bir tür maskeli balodur.Fransa Millet Meclisi’nin Ermeni Soykırımı oylaması yaptığı günlerde fikrimi soran fransız arkadaşlarıma şöyle diyordum: “Yarın da yerçekimini iptal edin ki hepimiz uçalım!”

Bilimde de demokrasi olmaz. Bilimsel gerçekler parmak kaldırmak suretiyle değiştirilemez. Evrim yanlısı veya karşıtı insanların azlığı veya çokluğu ne evrimcilik fikrine güç katar ne de onu zayıflatır. Galileo “Dünya yine de dönüyor” derken belki yalnızdı ama haklıydı. GERÇEK var olmak için bilinmeye muhtaç değildir. Devamını oku »

KİMLİKSİZ ÜNLÜ KADINLAR

8 Mart 2009

Sevdiği adamın sözlerinde kendini şiir olarak görmek,bir kadın için en değerli hediye olsa gerek. Şiirden, gazelden,güfteden oluşan bu hediyeyi hangi tarih eskitebilir… Hangi devrim yıkabilir…Hangi din veya dil reddedebilir…

Bu hediyeye sahip olan, ancak; ismi olup, cismi olmayan, şairlerin çoşkun duygularını örtük ifadelerle söylemek yerine, belli ki; bilinen hiçbir isimle örtüştüremediklerinden, farklı isimle seslendikleri ilham kaynağı kadınlara, günün anlam ve önemine binaen, yer vermek istedim.

Sözünü ettiğim, şairlerin eşsiz şiirlerinde belki de deşifre olur korkusuyla, hiçbir ismi çağrıştırmaması adına ve elbette en çok da, sakıncalı durumlar sebebiyle nedense kendilerine hep de yabancı isimde yer bulan kadınlardırlar bunlar… Devamını oku »

Okunasıcalar

Anketimiz

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?

Sonuçları Göster

Loading ... Loading ...

Günün Sözü

Acıların bölüşülmesi değil, sevinçlerin bölüşülmesidir dostluğu yaratan.
Nietzsche

İzlenesiceler

Düşünceleri İzleyenler

RSS okuyucu ile takip edin...

Abone olun...
Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz.