Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce

kimi şarkılar kitap olarak içimizden geçer…

kimi kitaplar ise ölümsüz bir şarkı gibi her duyulduğunda solfrej eşliğinde de olsa ağrıyla sancıyla ruhumuzu deler geçer…

içinden kitap geçen şarkılarda,

şarkı sözleri kitap sayfalarına götürüverir bizi bir anda…

adeta sözlerle süründüren, ezgiyle uyuşturan şarkılardırlar bunlar…

zaman mekan kavramlarının dışına atan, okunan  kitapla dinlenen şarkının buluşma anında

zamanda yolculuk da başlar…

dört kitaptan başlayalım gelin isterseniz Barış gibi söze beğenmesek şarkılarda geçen kitaplardan vazgeçip belaya atlar gideriz Ahmet Kaya gibi…

nasılsa Kaya gibi ; “ağır başlı kitaplar senin adına en yiğit besteler seni söyler…”

“Ne söylesen masal gelir La Fontaine’den…”

lafı uzatmadan en iyisi mi içinden kitap geçen diğer şarkılara bırakalım sözü;

“çok üzülme, çok susma, çok darılma, çok ağlama, çok da kitap okuma” diyormuş ya  annesi “evimi yaktım kitapları attım yıkandım , temizim artık” diyen Teoman’a varmadan,

“o zaman hemen git radyoyu aç, bir şarkı tut ya da bir kitap oku mutlaka iyi geliyor.. “

İşte böylece  içinden kitap geçen şarkıların serüveni başlamış oluyor…

nasıl güzel de yazmış Düş Sokağı Sakinleri ; “yollarım yorar yarın günahını,döver olur beni boş kitap gibi..”

burada boş kitaba ve boş kitabın verdiği ızdıraba gitmeyen var mı acaba?

Bulutsuzluk Özlemi’nin dediği gibi “hele bir de kitapları, filmleri yakan adamlar varken” üstelik….

“ama iyi konuşur, kitap gibi” diyor ya Bülent Ortaçgil, “bir de kitap okuyor bakın şu çatlağa rap rap”  ile içinde kitap geçen şarkılar zihnimde raks ediyor…

MFÖ’nün “kız çok güzel latif şirin hem kitap kurdu hem bir ahu
venüs mü desem afrodit mi?” dediği kitap kurtları çok geride kalıp artık çoğu kedi olsa da,

“diyor felsefeyi sever misiniz? ali diyor biz hep dönerciyiz
luther diyor kız machiavelli ?
şampiyon biziz diyor ali attığımız gollerden belli
ali desidero aliii ali desidero ”

böylesi dialoglar ve ali desiterolar  ise varlığını koruyor, hatta o kitap kurtları şimdi  ali desitero’nun  düzeyinde…

artık  kitabın bizatihi kendisi olmaya kalkışanları saymazsak tabi;

“kitap gibi kadınım çevir çevir oku satır aralarına sakladım ipucu”,

bu göze ve kulağa hitap eden birliktelikte, kitabın içindeki bilgiler şarkıdaki melodiler ister istemez birbirlerinden bağımsız hareket ediyor zihinde…

buna yanıt değerinde yine içinden kitap geçen şarkılarda;  Manga’nın sesine de kulak vermek gerek:

“Tamam okumuşsun, ama yetmez, sadece bununla dertler bitmez
Çıkacaksın kabuğundan, bunalımdan kurtaracaksın kendini
Ona göre yaşamayı bırakıp döneceksin gerçeklere…”

şarkı içinden kitaplar bazen romanlara ; ” kır zincirini kes iplerini,kapansın en derin yaran

bitsin artık bu ucuz roman,sen gerçeksin onlar yalan”

bazen de romanlardaki kahramana vurguda bulunuluyor ; “bakmam geriye bana aşk lazım. sensiz bitecek bi roman lazım. dönmem geriye bana o lazım,senden gidecek kahraman lazım…”

 

aşkta, sitemde, binlerce içinden kitap geçen şarkı var, sadece bunlardan biri;

“her seven sonunda düşüyor derde,bu aşk kitabının yazanı nerede
bir aşık inandı çok sevdi diye,terk etmek kanun mu aşk kitabında”  sözleriyle aşk kitabından haberdar da oluyoruz beri yandan;

 

sınıf bilincinin en güzel anlatan içinden kitap geçen şarkıların başına Cem Karaca’nın “Tamirci Çırağı” şarkısını pekala örnek gösterebiliriz;

“bir romanda okumuştum buna benzer bir şeyi,killi parlak kağıt kaplı pahalı bir kitaptı.
ne olmuş nasıl olmuşsa aşık olmuştu genç kız,yine böyle bir durumda tamirci çırağına.”

Fikret Kızılok’un “..anayasa dedikleri garip kitaptır her on yılın sonunda halim haraptır ..” sözü  içinden kitap geçen şarkılarda olsa olsa siyasi şarkılar kategorisine girer…

 

dualarla harmanlanan şarkılar da var elbet;

“kitaplara sığmaz yaşadıklarım, ellerim havada sana dualarım.”

 

durun! durun! içinden kitap geçen şarkılarda didaktik kitap bile var çok ciddiyim;

“taktiklerimizin nefesi kesilmiş, didaktik kitaplar sobada odun
ve yurdun taşı toprağı çakıla karışmış, hocalarım eylem yürüyüşünde
bilginlerim afaroz edildi didaktik kitaplar sobada odun.”

inanmazsanız siz de dinleyin Sagopa Kajmer söylüyor…

Zülfü Livaneli’nin, “bir suçluyu aklar gibi, akıp giden günlerimiz sanki bir sır saklar gibi, sessiz sitemsiz bir kitaba başlar gibi… ” dediği gibi başlarken İçinden kitap geçen şarkılar adlı yazıya; ta baştan beri aklımda bir şarkı vardı, bitimde de öyle…

Mustafa Sandal’ın babasına yazdığı iddia edilen “Neredesin?” adlı şarkısı yüzyıllar dahi geçse, içinde kitap geçen şarkılarda benim için hep bir numarada olacak…

“yokluğunda çok kitap okudum,aradım neredesin nerede
ara sıra resmine dokunup ağladım,neredesin nerede…”
kimi şarkılar içimizden kitap olarak geçer, kimi kitaplar sessizliğin sesiyle içimizden geçerken yaşadıklarımızla yargılar bizi sessizce …

okuduğumuz kitapları tartışmak,dinlediğimiz şarkılara birlikte duygulanmak adına,
şarkıda geçen yokluklarda değil ; yaşamda varlığını hissettiğimiz kişilere adayarak, bu satırı okuyan herkese benden armağan olsun bu içinden kitap geçen şarkılar…

 

YAZAN: Hülya Yalım

YAZILAN ZAMAN-MEKAN: (19.01.2013’de yayına açılan bu yazı beni gerçekten çok zorlayan bir yazı oldu. Defalarca yazının işleyişi değiştirildi ve tekrar en baştan yazıldı.Değişmeyen tek şey yazının ismi ve yazının sonunda yer alan büyük ölçüde bu yazının yazılmasına neden olan “yokluğunda çok kitap okudum” sözleri yer alan “Neredesin?” adlı şarkı hiç değişmedi. Bu yazı o kadar uzun zaman aldı ki; bu arada kimbilir neler yendi, neler içildi ve yazının konsepti gereği, kimbilir  kaç şarkı dinlendi )

Bir yorum yazıldı

  1. Hakan Temür diyor ki:

    okuduğumuz kitapları tartışmak,dinlediğimiz şarkılara birlikte duygulanmak adına,

    Bu düşüncenin karşiligi günümüzde slogan şarkılar Oynama şıkıdım şıkıdım dedin mi bir numarasin ama nerde akustik ver elekronik sesi iki slogan bitti.Kitap tartışmak mı? Bu ulkede nobel alan yazar nerdeyse linç edilecekti.
    Biraz fazla karamsar oldum galiba bu yazıyı yazan elleriniz dert görmesin okudukca okuyasım geldi çok güzel ve eglenceli yazmışsiniz

    Bende çok hoşuma giden şarkı sözüyle biteriyim istedim

    “bahar çiçek çiçek gelince güzel
    hayat sevilince sevince güzel
    arılar bal petek verince güzel
    hayat sevilince sevince güzel

    dostluğun temeli ilk harcı sevgi
    her derdin çaresi ilacı sevgi
    gönüller sultanı baş tacı sevgi
    hayat sevilince sevince güzel

    sevgi ile gündüz olur geceler
    sevgi ile şiir olur heceler
    mutluluğun yolu sevgiden geçer
    hayat sevilince sevince güzel”

Yorumun ne olacak?