Fukara Keşkülü

29 Nisan 2007

Fukara keşkülü, doyurucu olması ve insanı tok tutması nedeniyle Osmanlı döneminde fakirlere dağıtılan yüksek kalorili bir tatlının adı. Osmanlı mutfağında önemli bir yeri olan tatlının hikayesi ise son derece ilginç; rivayete göre: Adalete ve halkın huzuruna çok önem veren Osmanlı kadıları ve dervişleri, belirlenen bir zamanda halkın içine karışır ve dilencilik yaparlarmış. Bu iş için de Keşkül denilen kaplardan yararlanırlarmış. Devamını oku »

TATLI DÜŞLERİN YAŞANDIĞI YER

29 Nisan 2007

Dostların mesken tuttuğu, yaşamın tüm zorluklarına karşın dertlere mola, sorunlara ÇÖzüm bulmak iÇin ara verilen; planların, programların Çizilmesi iÇin tercih edilen yerdir, tatlı düşlerin yaşandığı yer.Burada sessiz sedasız kalınamaz.

Çay, kahve iÇilirken; hatta yemek yerken bile sürer sohbetler, muhabbetler. Müziğin atmosferi kaplaması zorunludur neredeyse.

SÖzgelimi bir ozanı vardır; bildiğiniz ozanlardan farklı, elinde sazıyla karşılamaz sizi. Kaşlarıyla ritmi yÖnlendirir; her telden müziğe uyum gÖstermesine aldanmayın sakın haa!.. Devamını oku »

ARZU NESNESİ

28 Nisan 2007

‘Acı Tanrı’nın megafonu’ ise arzu nesnesi de Tanrı’nın dürbünündeki merceğe bazen tesadüf de olsa takılanlardır.

Sadece güzel ve farklı olmayı değil, ünlü ve ayrıcalıklı olmayı hayatlarının anlamı haline getiren bu arzu nesnecikleri, acaba doğuştan mı şanslılar, yoksa bazı konularda bir takım özel yeteneklere mi sahipler? Sonuç ne olursa olsun gerçek şu ki; arzu nesnelerinin hepsinin bir kullanım tarihi olduğu. Devamını oku »

1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ

24 Nisan 2007

Bugün dünya barış günü. Yanı başımızda bitmiş gibi gözüken aslında belki de yeni başlayan, savaşın kavurucu etkisi bu kadar yakından hissedilirken barış gününden söz etmek ne kadar mümkün olabilir?

Ne yazık ki “barış yapmayı bilen değil savaş yapmayı bilen insanlarız.” “Ve Nietzsche’nin de dediği gibi “hiç boşuna nazlanmayalım şüphesiz ki hepimiz dayanıklı eşekleriz.”

Tarihi yapan ‘tarihin tanrısal insan’ nasıl oluyor da bu kendi kurduğu tarihi, savaşlarda; daha çok toprak, daha çok gelir uğruna yıkabiliyor gerçekten anlamak mümkün değil. Üstelik zaman zaman hastalıklı düşünceye sahip kişilik bozukluğu sergileyen, dönemin yöneticilerinin daha doğrusu diktatörlerinin cezasını bütün insanlık tarihi çekiyor. Devamını oku »

Noktasız

10 Şubat 2007

Bir arayışın, türlü girişimlerin, dur durak bilmeyen ‘bir beklentinin, ya da ümit edişin ve kötü deneyimlerin yüze çarpması sonucu bir kayboluşun varoluşla çarpışması ve bu çarpışmanın bıraktığı izlerin, acıların adresi olmadığı için sürekli ‘bulunamadığı’, ‘bulunamadı’ diye üstünüzde tıpkı bir zarf gibi taşıdığınız pulların ağırlığının zarfı geçmesiyle, hacminiz arttıkça bir elem bir keder sağanağı içinde boğuşunca, hangi acıyı hangi zamanda ve hangi mekanda edindiğinizi bilmediğinizden dolayı, bunları bırakabilecek yer ararken ‘azami yük’, ‘aşırı yük’ ibresinin üstünüzde sürekli durmasının sakıncasını fark edip; bunu sizden başkasının görmemesi sonucu, histerik nöbetlerin tıpkı bir Devamını oku »

“Kendi omzuna tırman başka nasıl yükselebilirsin ki!”

10 Şubat 2007

İsyan çıkardı benliğim teslimiyet anlaşması tek taraflı da olsa az önce fes edildi. Tehdit aldım çevre uzuvlardan aldırmadım çünkü pabuçlarım ziyadesiyle kaygan. Kayıp saatindeyim aklın, duyunun, duygunun, ilimin, bilimin değerin, ederin… Sade bir küfürü bin  fersah biçip; öve öve; evire çevire; eder ha ederim. Aşkın bir güç dayandı dilime pelesenk. Ayrı ayrı yerlerde parçalanıyor fikirlerim. Huniden süzülüp akarken geceye, kum saati gibi değil palas pandaras akıyor zaman… Devamını oku »

Yapısalcılık

13 Kasım 2006

user_63_yapisalcilikYapısalcılık, kültüreL.antropolojide, Fransız antropolog Claude Levi-Strauss’un geliştirdiği düşünce akımı. Terim daha, geniş anlamda, 20. yüzyılda ortaya çıkan ve olay, kurum ya da düşüncelerin tarihsel gelişiminden çok, belli bir zaman dilimi içindeki yapısını ve bu yapıyı oluşturan öğelerin karşılıklı ilişkilerini ele alan çeşitli kuramsal yaklaşımlan belirtir. Devamını oku »

Philosophia – Felsefe Hakkında Çok şey

13 Kasım 2006

user_63_philosophiaminevra.gifFelsefe sözcüğü, eski Yunancadan Arapçaya ve bu dilden Türkçeye geçmiştir. Sözcüğün Yunanca aslı “philosophia”dır ve iki ayrı sözcükten oluşur: “Philio” sevgi anlamına gelir: ‘ “sophia” ise, “bilgelik” ya da genel olarak “bilgi” demektir. Öyleyse, “philosophia”, bilgi ve bilgelik sevgisi, aşkı anlamına geliyor. “Philosophos (filozof) da, “bilgeliği seven”, “bilgiyi arayan ve ona ulaşmak isteyen kişi” dir. Devamını oku »

Okunasıcalar

Anketimiz

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?

Sonuçları Göster

Loading ... Loading ...

Günün Sözü

Acıların bölüşülmesi değil, sevinçlerin bölüşülmesidir dostluğu yaratan.
Nietzsche

İzlenesiceler

Düşünceleri İzleyenler

RSS okuyucu ile takip edin...

Abone olun...
Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz.