BABYLON’DA SEMAYA ÇIKTIK
Babylon’daydık. Mısırdakinden daha sıcak bir gecede. Hristiyanlığın başlangıç yıllarında piskoposluk merkezi olan Babylon Mısırda Yunan kökenli bir kent. İstanbul’daki Babylon ise Beyoğlu Asmalımescit’te bu kentin müzik şubesi.
İşte burada ilahi bir dekorda başladı semaya yükselmeler. İnişler hayli zor oldu bazen. Babylonda semaya Sema’yla çıktık. Aslında Sema kat kat dolaştırsa da bizi daha çok arafta tutar gibiydi. Bu kadar büyük bir sese o kadar küçük geliyor ki bu isim Sema… Semanın neyse ki her yeri kaplayacak kadar büyük anlamı var. Sema uzun yıllar müzikle uğraşmasına rağmen, ne yazık ki yeterince tanınmıyor henüz.
Farklı bir saundla müzik yapması değil onu özel kılan. Ya da zengin repertuara sahip olması da Sema’yı belki benim diyen sanatçıdan ayıran özellik olmayabilir. Türkülerden, şarkılardan, şansonlardan, balatlardan, tango ve ilahi eserlerden türlü örnekler verebilmesine rağmen hem de. Üstelik “yakında hipop bile yapabilirim” diyecek kadar kendinden eminken. Devamını oku »




