İKİ YANLIŞ BİR DOĞRU ETMEZ

22 Mayıs 2007

“İki yanlış bir doğru etmez.”

“6 Kasım’da Kızılay’da buluşalım. “İstanbul üniversitesi’ndeki bir Çok fakülteye asılan afişlerde yazan slogan bu. İki yanlış bir doğru etmez!

Bilindiği gibi, 6 Kasım YÖK’ün kuruluş tarihi. Ve her yıl üniversitelerdeki Öğrenciler, bu malum yıldÖnümünü protesto etmek amaÇlı haftalar Öncesinden birbirleriyle yarışırcasına yaratıcı zekalarını kullanarak farklı sloganlar bulurlar. Devamını oku »

Bağırarak Sus(mak)

20 Mayıs 2007

Sus dedi biri…Sus sözünü okuyan kişi sözlü ikazı emir kipi olarak algılamadan duraksadı bir an yazıların ahengi kendi içinde yüksek bir sese karşılık geliyordu zaten .

Dolayısıyla sus yazısı sessizliği bozmaktan başka bir şeydi sanki tıpkı tersinden okunması gibi aynı şey demek olup farklı bir yerden okunmayla anlamıdeğiştirmiyordu yazık ki Cehenneme ve şeytana tercih ettiği insanı çağırmak garip gelmişti . sus diye emir vermek değildi niyeti… Devamını oku »

HAPPY MİSS CAR DASH İS ŞEKERİZ

19 Mayıs 2007

user_63_euroEurovision Şarkı Yarışmasının Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de dün yapılan yarı finalinden sonra, anladık ki bu Erovizyon şarkı yarışması falan değil; buna kültür erozyonu yarışması demek daha doğru olur.

Türkiye’yi ‘Shake It Up Şekerim’ adlı parÇasıyla temsil eden Kenan Doğulu, finalde yarışma hakkı kazandı kazanmasına ama ancak dokuzuncu sırada yer alabildi. 12 Mayıs Cumartesi günü yapılacak finalde yarışacak 24 ülkenin arasında yer alacak. Kenan cumartesi günü 22. sırada sahneye Çıkacak. Devamını oku »

101 TEMEL ESER

29 Nisan 2007

101 temel eser, 101 Dalmaçyalı gibi… Dalmaçyalıların beyaz kısmını temsil eden 100 esere karşılık, siyah beneklerini temsil eden sadece bir eser.

Bildiğiniz gibi, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ortaÖğretim Öğrencilerinin okumalarının şart koşulduğu 100 temel eser aÇıklandı. Listede 73 yerli eserin yanı sıra 27 yabancı eser yer alıyor. Atatürk’ün “Nutuk’u” ile başlayan liste Cengiz Aytmatov’un ‘Gün olur asra Bedel” adlı eseriyle sona eriyor.

(İnsan hafızasına 100 bin kitap sığabildiği düşüncesinden mi etkilendiler acaba? (Hürriyet) ilerleyen zamanlarda bu uygulamanın ilkÖğretimde de yapılacağı belirtildi. Devamını oku »

Bilgi-Malumat ve Bilginin Olanaklılığı-2

29 Nisan 2007

Bilginin olanaklılığı çerçevesinde duyumun algı sayılması için bir takım düzenlemeler gerekir. Bu düzenlemeleri yapacak tek mercii akıldır. Çünkü akıl duyumu kalıba sokarken dış dünyada bulunan kavranabilir kimi yapıları uygulamak yerine bütünüyle kendi doğasında bulunan öğeleri kullanır.İnsan dış dünyanın deneysel bilgisi konusunda duyu deneyleri ve algısı ile sınırlanmış bir varlıktır. Dış dünyadaki değişikliği ancak algımıza yansıdığı biçimiyle ne yazık ki kavrayabiliyoruz. Dış dünyayı doğrudan tanıma olasılığımızı olmadığından bu değişiklikleri karşılaştırma olasılığımız olanak dışıdır. Devamını oku »

Bilgi-Malumat ve Bilginin Olanaklılığı-1

29 Nisan 2007

İnsanın bilgi üretmesi dış dünyadan gözlem, deney, okuma veya dinlenme yoluyla verilen toplaması ve bu verileri zihinde kodlayarak malumat sahibi olmasıyla başlar. Ancak dış dünyadan insana ulaşan verilerin sadece zihinde depolanması bilgi değil malumattır. Çeşitli kanallarla topladığı malumatın bilgi olabilmesi için o insana özgü bir biçime girmesi gerekmektedir.
Kişiye ulaşan her türlü veri için sadece birer hammaddedir. İnsan bu ham maddeyi işleyebildiğinde, kendince anlamlandırıp düşünce sisteminin bir Devamını oku »

Kompleksiz Oidipus

29 Nisan 2007

Oidipus Yunan mitolojisinde Thebai kralı Lacos’un oğludur. Bir kahin Lacos’a oğlunun onu öldürdükten sonra Aslında Oidipus dünyaya gelmeden bu kehanet ortaya atılmış kötü bir yazgının damgasını doğmadan yemiştir.’İşte bu kehanetin gerçekleşmesinden korkan Lacos, onu doğar doğmaz bir yere bırakmaya kara verir. Bunu yapmadan önce çocuğun ayak bileklerini deler. Ona Oidipus adının verilmesi bu yüzdendir çünkü Oidipus “şiş ayak” anlamına gelir.
Kimine göre bir sepete konup denize bırakıldı kimine göre de bir dağın eteklerine. Tesadüfen sürüleriyle gezinen çobanlar, onu buldukları gibi bir çocuğu olmasını çok isteyen kral Polybos’a teslim ederler. Onu himayesine alan Polybos, Oidipus’u kendi oğlu gibi büyütür. Devamını oku »

Oidipus Kompleksi ve Anti Oidipus

29 Nisan 2007

Geçen ay Freud’un kuramına ilham oluşturan Oidipus’un mitolojideki yerinden söz etmiştik. Bu ay da freud’un psikolojide son derece ilginç bulunan Oidipus Kompleksinden bahsedip ayrıca Anti Oidipus kavramını irdeleyeceğiz.

Yukarıda da belirttiğim gibi Freud’un mitolojik kahraman Oidipus’dan yola çıkarak oluşturduğu, bu görüşünden önce Freud’un “psikanaliz” kuramını hatırlayalım. Freud’a göre çocukluk döneminde yaşanılan olaylar gelecekte gerçekleştirilen davranışların çatısını oluşturur, dolayısıyla bir insanın kişiliğini çözmek için öncelikle onun çocukluk dönemine gitmek gerekir. Devamını oku »

Okunasıcalar

Anketimiz

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?

Sonuçları Göster

Loading ... Loading ...

Günün Sözü

Uçurumları sevenin ,kanatları olmalı.
Nietzsche

İzlenesiceler

Düşünceleri İzleyenler

RSS okuyucu ile takip edin...

Abone olun...
Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz.