‘ Köşe Yazısı ’ kategorisi altındaki tüm yazılar...

GÜLME

12 Ağustos 2008

Bir tarih yanılgısı yaşıyorum sigmenti yüksek bir kitabın içine düştüm. Kitabın sayfaların sonuna mı geldim, tersine başına mı döndüm bilmiyorum.Sanki bugün başlamış dün bitirmiş gibiyim. Şaka değil çok ciddiyim.

Tatildeydim; geleceğe dair tüm düşüncelerden uzakta; bir tarafı deniz, diğer tarafı orman bir beldede, efil efil bir rüzgara, yüzümü korkusuzca siper etmişken dağ havası değil kitabın gücü başımı döndürdü.

İtiraf ediyorum okumak için en uygun zaman işte diye elime almak için heyecandan kudurduğum ilk kitabım hayalkırıklığı yaşatmışken, tatilde gidilen yer ile, okunan kitap ilişkisini birebir yaşıyorken,elimdeki  ilk kitapla cedelleştiğim anlarda kaldığım otelde tam üçüncü oda değişikliğine başvuruyordum. Aradığını bulamamak zannedilmesin hayır değil; asıl mesele şu ki, içimde zaman geçtikçe derinleşen boşluklar. Devamını oku »

OOOO POR(T)URKOOOOO…

15 Haziran 2008

Nihat ikinci golü atana kadar bambaşka bir yazı düşünüyorken;tur gitti gidiyorken son beş dakikada maçı çeviriyorken;Volkan kırmızı kart görüyorken; hayatımızda yenmediğimiz bir rakibi, üstelik de geriden gelerek tüm olumsuzluklara rağmen eliyorken;zihnim tüm düşündüklerine reset attı duygularım beni buraya böyle attı .

İtiraf ediyorum…Basitlikse basitlik; banallıksa banallık evet itiraf ediyorum futbol bağımlısıyım. Öyleki;  ofsaytı bazen spikerden önce söylebilecek kadar …Off! çok utanıyorum …

Çok anlamsız biliyorum. Artık “din değil futbol kitlelerin afyonu” görüşünü de onuyorum ama tam bir bağımlı gibi bile bile vazgeçemiyorum. Bazı kültürel ortamlarda “futbol  izlemiyorsunuzdur tabi…” dediklerinde hayır kahretsinki izlemek bir yana bağımlısım diyemediğim durumlarda ne kadar ezilip büzülüyorum bilemezsiniz. Devamını oku »

SİVİL İTAATSİZLİK ÜTOPYASI

19 Mayıs 2008

Apolitize ediliyoruz milletçe ülkece hem de günlerce… Gündemdeki olayları tekrar etmek istemiyorum size ama paparazzi haberlerine taş çıkarırcasına magazine kaydırılıyoruz gittikçe, bilinçli olarak…

Uymasak da dinlemesek de bitirmiyorlar bir türlü ve doğal olarak bir şekilde tam da içinde buluyoruz kendimizi .

Konu başlığımız sivil itaatsizliği ütopya olmaktan kurtarıp şüphesiz ki direnişiyle hayata geçirerek tarihe geçen Mahatma Gandhi bizi yok edecekler şunlardır der: “İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz insanlar; ahlâktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim; özveriden yoksun bir din anlayışı.” Devamını oku »

TAKSİME PİRİNCE GİDERKEN ELDEKİ KARANFİLDEN OLAN İŞÇİLER

1 Mayıs 2008

Ülkemizin zengin kaynaklarının başını son günlerde bir takım doğal madenleri doğal bitkileri bile sollayacak derecede doğal gaflar alabiliyor. Bazen de kaynakların birleşimi olaya ayrı bir anlam kazandırıyor. Hatta ekonomik yokluklarla kültürel yoksunluklar birbirine iliştirilip derhal gündeme oturabiliyor.

Mesela pirinç kaynağı ile gaf kaynağının bileşiminden çok ilginç olaylar meydana gelebiliyor.

Yüzyıllar önce Maria Antoinette “ekmek yoksa pasta yesinler” demişti o talihsiz ama tarihi sözü eden Antonitte’den sonra bizde de böyle tarihi gaf familyasından bir söz dile geldi hükümet kanadının baş kişisinden elbetteki.. Bizdeki versiyonu ayak takımından olacak değil di ya… Devamını oku »

HAYATIMIN ADAMLARI

31 Mart 2008

Yıllar önce Dünya Kadınlar Günü’ne  istinaden yazdığım yazıyı tekrar okurken hayatıma giren adamları ve o adamların ben de yarattıkları etkileri düşünürken, kendimi bu adamları tek tek zihnimden geçirirken buldum işte şimdi   sizlerle paylaşıyorum.

Böylece  geçmişte yazdığım kadınlarla ilgili yazıyı dengelerken, kadın erkek diyalektiğini yakalar  erkeklere olan borcumu ödemiş olurum. Belki de cinsiyet ayrımını önlemek için  iyi bir deneyim bile olabilir  kimbilir?

Gözümü dünyaya açtığımda ilk tanıdığım adam Günay Yalım babam. Başka bir değişle hayatımın Adem’i… Otoriter, muhafazakar duygularını belli etmeyi zayıflık gören fakat kırılganlığıyla duygusallığını ele veren, ağzından çıkan sözü fazlasıyla önemseyen babam..Her daim gücü ve baba figürünü ziyadesiyle temsil eden baba gibi baba adam gibi adamdır babam. Devamını oku »

ATENA’DAN HÜLYA’YA

7 Mart 2008

Benim Athenalığım Aphoroditeliğimden önce gelir. Hayatın rutinliğine karşı vazgeçtim tanrılığımdan. Bir gece gizlice ay altı aleme inmek istedim. İzinsiz inemezsin dediler. Tanrı’ma insan olmak istediğimi dilekçemde belirttim.

Doğuverdim bir kemikten Havva dediler adıma yani ilk ana. İnsanlığa kabul edildim “ve Tanrı beni yarattı.” Tanrının önce onları yaratmasına şaşmamalı her sanatkar sanat eserini yaratmadan kaba taslağını çizer çünkü. Devamını oku »

SINIRLARDA GEZİNTİ

27 Şubat 2008

Birilerine başı anlattılar

Birilerine sonu ya da sınırı …

Asker karda gezindi hükümet yasada.

Biri girdi diğeri çıktı.

Biri açtı biri kapadı. Devamını oku »

GÜN KOPUK RENK KÖPÜK

14 Şubat 2008

Bir renk fokurduyor içimde… Nasıl desem suyun kaynama noktasını aştım,en sonunda taştım belkide “hamdım piştim.” Bulantılar geçiriyorum hangi atmosfer tabakasındayım bilmiyorum, yanımdan yıldızlar,içimden dalgalar geçiyor, tuzlu sular bağrımı deliyor. Dibe mi vurdum göğe mi vardım dengimi ararken rengimi mi kaybettim yoksa?

İsterlerse bu renkte çamura bulasınlar beni hiç farketmez. Vakit geçirmeden Gargamel’in kötü oyunlarına veya kedisi Azman’a rağmen şakacı ,sakar,obur, hayalci bir şirin veya bir şirene olarak yeniden doğarım .

Sözünü ettiğim rengi muhtemelen anladınız ama ben yine de söyleyeyim mavi…

Dünyamız bir mavi gezegense eğer, tanrıların elleri varsa eğer, ya o eller mavidir ya da dünyamız maviye bulamıştır tanrıların ellerini … Devamını oku »

Okunasıcalar

Anketimiz

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?

Sonuçları Göster

Loading ... Loading ...

Günün Sözü

Bir kez yürünmüş bir yola düşenlerin sayısı çoktur, hedefe ulaşan az.
Nietzsche

Twitter'dan

  • Hülya Yalımdostluk ütopyada değil dünyada olmalı... - posted on 21/08/2010 23:31:40
  • Hülya YalımGüneş Ülke Dost http://www.hulyayalim.com da.... - posted on 21/08/2010 23:31:00
  • Hülya Yalım@kareas35 kesinlikle katılıyorum size - posted on 21/08/2010 23:10:57
  • Hülya Yalım"Zahir "Ben" dediği vakit Batın "Hayır" der. Batın "Ben" deyince Zahir yine "Hayır" der. İBNİ ARABİ - posted on 02/08/2010 18:12:05
  • Hülya Yalım“Rüzgarın yönü değişince oturup ağlamışsın. Sen artık sözünden de dönemezsin yanmışsın. Aklımdan çıkarttım attığın oy kurşunu.” - posted on 22/07/2010 01:03:00

İzlenesiceler

Düşünceleri İzleyenler

RSS okuyucu ile takip edin...

Abone olun...
Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz.