“GÜLLERİN SAVAŞI”ve “GÜL”
GüllerinSavaşı” başrollerini Michel Douglas ile Catrine Turner’in oynadığı yıllar önce seyrettiğimiz bir filmdi.Şimdi ise dünya bizdeki Gül’lerin savaşını izliyor,konuşuyor.Uzun yıllardır siyasetin değişik yerlerinde yer alan Abdullah Gül siyasetin en yüksek mertebesine erdi.Başka bir değişle ;önce parti dışında sonra da partinin içinde yer alan tüm zorluklara rağmen savaşın galibi Gül.
Ülkemizi yüksek medeniyete taşıyacak erkte olmasını dileriz ve tarafsızlık ilkesini hiç bir zaman kaybetmemesini bekleriz elbette.Muhazafakar kökenli olmasıyla,ve Batı’da aldığı eğitimle tam da ‘modernizm’e uygun bir cumhurbaşkanımız oldu bence.Hükümetin düşüncesiyle parelel değil demokrasiyle parelel kararlar almasını görebiliriz umarım. Devamını oku »
Değişim hayatın her kertesinde gerçekleşebiliyor.Öyle ki etkiye tepki değil tepkiye etki doğurabiliyor. Tepkiye etkiyi olarak nitelendirmek haksız bir yorum olabilir aslında. Çünkü aynı zamanda reaksiyon da denilen tepki dediğin nedir ki? kendini iten veya sıkıştıran başka bir cisme gösterdiği karşı etki…
Medyanın siyasi
Mitolojiden destanlara,felsefeden kutsal kaynaklara her şeyin ilki ve öncesinin su olduğu söylenir.
Bugüne kadar olmamış gerçekleşmemiş yeni bir şeyi ortaya koymak bilimin ayırt edici özelliği elbette. Ancak diğer yandan bilim süreklice bir ilerlemeler bütünü
Ey insanlar, (size) bir örnek verildi şimdi onu dinleyin.Sizin Allah’ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi biraraya gelseler dahi- gerçekten bir sinek dahi yaratamazlar…”(*)
Yaşanması zor bir yaşamı sürdürüyoruz.Eylemlerimizi her zaman olayların seyrine göre düzenlememiz olanaksız.yaşamak hiç kuşkusuz dile getirmenin tersidir.



