Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce
 
 
 
Acı eşiği ne kadar yüksek olursa olsun, hayatta en çok ağrılara yenilir insan.Pusuda yatan ağrılara, acılara, o kadar hazırlıksız yakalanır ki; kıyameti beklemeden cehennemi dünyada tanır.Yaşadığı ağrı veya acının şiddetiyle, yaşam seyrini değiştirmekte vakit geçirmez.

Ağrı büker,acı koparır.
Ağrı uzun sürelidir,acı kısa süreli.
Ağrı yataydır,acı dikeydir.
Ağrı uzundur, acı derindir.

Ağrı sızlatır,acı inletir.

Ağrılar anonimdir, acılar patentlidir.
Başarı öykülerinin enerjisidir acı, sıra dışılığın arada sırada sırrı ağrı. Acı bizi yanıltabilir, ama ağrı asla?
Acı zaman zaman zevk verebilir ama ağrı kilisedeki zaman sarkacının zangoçudur.
 

Ağrı alarmdır,acı ilk yardım.
Ağrı sağaltıcıdır.
Acı ise bağırtıcı?

Aşk ağrıtmaz acıtır.Meşk acıtmaz ağrıtır.
İç ağrımaz acır,baş acımaz ağrır.
Ağrının tarifi yoktur,acının tahribi çoktur.

Ağrı sinyaldir, acı kavşaktır.
Aşk acıtır, kalp ağrıtır.
Ağrı kesici var,acı kesici yok.

Ağrı nedenli,acı nedensizdir.
Ağrı dolaşır, acı karışır.
Tokat
acıtır, yumruk ağrıtır.
Bilmek acıtır, bilmemek ağrıtır.

Ağrı ruhsaldır,acı fiziksel.
Ağrı ile kendini tanırsın,acıyla başkalarını…
Acıyla kendinden geçersin,ağrıyla kendine varırsın…
Acı yoldan çıkarır, ağrı hizaya getirir.

Ağrı toplumsaldır acı bireysel
Ağrı taksitlidir,acı tek çekim.
Ağrı keşiftir,acı icat.
Ağrı boşluktur acı doluluk….
Ağrı volümdür acı ise pause düğmesi…
Ağrı avanstır acı marstır.

Ağrı sistemdir acı darbedir.
Ağrı YİNGdir, acı YANGdır.
Ağrı stratejidir, acı uygulama.
Ağrı plandır, acı program.
Ağrı Ortaçağdır, acı Postmodernizm.

Bu iki sayıklama arasında insan gidip gelirken, bir de bakar ki; ömür bu ağrı ve acı arasında geçmiş de, acıdan mı, ağrıdan mı yoksa yaşadığından mı, acı eşiğinden- ölüm döşeğine gelmiş hiç bir zaman bilemez.

Hülya YALIM

www.hulyayalim.com

7 yorum yazıldı

  1. elveda aşan dedi ki:

    hülya hanım yazılarınızı kadın newsten takip ediyorum böyle bir sitenin olduğunuda görünce çok sevindim size başarılar…

  2. Gilmansah dedi ki:

    Ağrı ve acıyı bu kadar detaylı anlatamazdım ama,
    Bence bu acı ve ağrıların kaynağı;
    Sonsuz istek, arzu, doyumsuzluk, çılgınlık ve ihtirasları olan ruhumuzun, aciz, zayıf ve her han bozulmaya, yok olmaya hazır olan bedenimize hapsolunmasını irade buyuran Yüce Tengri’nin ironik buyruğudur…

  3. isa dedi ki:

    Sinir sistemlerinde eşik değerini aşan her uyartı iletiye neden olur. Buda ?ya hep ya hiç? yasasıdır. Ya iletilir ya da iletilmez. Ama topluiğnenin batırılması ile çuvaldızın batırılmasının yaratığı ağrılar aynı şiddette değildir tabi ki. Ağrılarımızın acıya neden olmak zorunlulukları da yoktur. Ağrılar kimi zaman acılarımızın kenarlarından bile teğet geçmezler. Beklide ağrı bir çemberin içiyse; acı çemberin dışında kalan her yerdir. Tıpkı Murathan Mungan?ın Çember şiirinde olduğu gibi:

    Ya dışındasındır çemberin
    Ya da içinde yer alacaksın
    Kendin içindeyken kafan dışındaysa
    Çaresi yok kardeşim
    Her akşam böyle içip, kederlenip
    Mutsuz olacaksın
    Meyhane masalarında kahrolacaksın
    Şiirlerle, şarkılarla kendini avutacaksın
    Ya dışındasındır çemberin
    Ya da içinde yer alacaksın

    Bana öyle geliyor ki bu şiirde ağrı çemberin içiyse acı çemberin dışıdır..
    Bakış ağrı veriyorsa eğer, gördüğünden anladığın/anlam her dem acıdır.

    Gömlek dar gelir ağrıtır, gömlek değiştirmek (başkalaşım) acı?

    Uzun süreli ağrılar uyuşturur akabinde nasırlaştırır ve eskir.
    Acı duyargalaştırır ardından yeniler, hep yenidir, ve yenidendir.

    Kavgada ağrı çeken korkakça dövüşür her zaman kazanır.
    Korkak-kahraman olur?
    Kavgada acı hisseden kahramanca dövüşür ama her zaman kaybeder.
    Sadece Cesur-yenilen olur?

    Ağrı ve acı ikileminin derinliklerinde farklı boyut yaklaşımlarındaki prokovatif yazının söylettikleri bunlar?

    Acıları çekip katmerleşebilenlerimiz ?Acıyı Bal Eyledik!?şiirlerini ve bu yazıyı yazabilirler.
    Teşekkürler bilge?

  4. sebebsiz dedi ki:

    bir kadından koparken acıyı eskiyi hatırlarken ağrıyı hissederim gidip gelmelerdir tüm yaşantım

  5. gülden boz dedi ki:

    Düşmek değil dizlerimi kanatan
    Bana çelme takan ayak sahipsiz
    Tokat değil yüzümü dağıtan
    Yanağıma inen el sahipsiz
    Utanç değil başımı öne eğen
    Kem söz eden ses sahipsiz

    Ağrı kesici bulunmaz
    Faili meçhul acılara ………….

  6. afo dedi ki:

    yazı çok güzel olmuş elinize ve yüreğinize sağlık.
    çok doğru acı ve ağrı arasında gidip gelirken 3 günlük ömür gelip gidiyor.ama hayat bu hem acıyı hem ağrıyı tattırıyor.
    hayat hiç beklemediğin anda insanın canını,içini bi acıtıyor ki tarifi imkansız.
    hani içim acıyor derler ya tarif ederken işte öle bişey.ağrı tarif edilebilir anlatılabilir ama acı asla.
    “ağrı taksitlidir acı tek çekim” demişsiniz evet ağrı arada gelir gider ama acı deler geçer.o delik hiç kapanmaz.
    ağrının bazen sebebi olmaz ama acının hep sebebi vardır.
    işte öyle bişey sayın filozofum içim ağrımıyo acıyooooo…
    SAYGILAR

  7. VedoOo dedi ki:

    Düşünce tarihinde ağrı ve acı bu kadar şahane bir şekilde somutlaştırabildi mi acaba?

    Hayat acıdır, ağrı parçası… =)) 💡

Yorumun ne olacak?