Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce

geçen yılda  iyi de kötü de, doğru da, yanlış da yaptım buna eminim.

bunu ayırt edebilmek için çok çalıştım vicdanım polisim…

ayıp mı ettim,ahlaklı mı davrandım yoksa olması gerekeni mi yaşadım,

neyi öğrendim neyi unuttum neyse ne anlayınca geçer…

yeni bir yıla başlamadan önce kağıttan bir uçak yapıp atladım uçağa…

kağıttan olunca uçak elbette  sadece gidiş biletim var elimde…

yalnız değildim ama ümitleri almadım yanıma yine de…

ümitler tükenir hayaller tükenmez….

kağıttan yapılmış bir uçakla bilmem kaç fit yukarda olmadığımın bilincinde de olsam…

hayallerim yanımda olduğundan, bir iki sarsıntıyla uçaktan inecek değilim…

yolculuk sırasında uçağa kalemle çizdiğim notalar belki de uçuş rotamı oluşturacak ne güzel…

jet-lag olsam ne yazar nerde sabah orda akşam … -Devamı »

Son zamanlarda  hemen tüm dertlerin acıların elden ele dilden dile göçebe yegane ilacı var.

Lokman Hekim’in ölümsüzlüğü bulduğuna inanılan ve neyse ki kaybolan formülünde  “bu ilaçtan muhteva bir kaç karışım vardır herhalde” diye düşünmeden edemiyor insan .

Hacamat akapunktur bu ilacın yanında hak getire…

Görülen o ki bu ilaç araba kullanırken kullanılabiliyor allah aşkıyla yanarken de hatta içkiliyken de …

Doz aşımı ise hiç sorun olmuyor, çünkü kullanan kişi bunu hiç fark etmiyor…

 

Prospektüs gerektirmeyecek kadar kullanımı basit… Bu ilaç normal bir ilacın aksine endikasyonları gibi sadece sözlerden oluşmuyor şimdilerde daha çok resimle  söz birlikte kullanılıyor…

Eskiden kıssadan hisse tadındayken şimdi uzun lafın kısası gibi…

Yalnız bu ilacın yan etkileri üzerinde yazmıyor dolayısıyla kullanıcı da kullandıkça zararının farkına varamıyor fakat ciddi ciddi bunu alışkanlık ediniyor. -Devamı »

Korku Tüneli mi, Hikmet Sevgisi mi?

Hüzne hazırlıklı olan toplumumuzda şairliğe yatkın bir şekilde dünyaya gelinir. Eline kalemi almış hemen herkes şairliğe bir kez soyunmuş, en az bir kez şiir yazmayı denemiştir. Oysa bu konuda söz sahibi olmak isteyen kişide; kavram hâkimiyeti, dil ve anlam bilgisi zorunludur.

Duygu aktarımına doğuştan programlı kişilerin yer aldığı ülkemizde, iş düşünce üretimi olan felsefeye gelince; nedense insanların suratları düşer, ekşir. Üstelik, felsefenin iddialı olduğu anlam ?şüphesiz ki daha çok kavram olmakla birlikte?  değilmiş gibi yüzlerde anlamsız bir ifade belirir. Geçmişten bu yana insanların gözünde felsefenin ürkütücü bir imgesi olmuştur. Söz konusu bu imge insanların felsefeyi tam olarak bilmemelerinden kaynaklanan yanlış bir imgedir. Buna bağlı olarak, ülkemizde felsefe adeta lunaparkın rengârenk ışıklarının ortasında bulunan; dönme dolaptan, sihirbazdan ve palyaçodan uzak bir köşedeki korku tüneli gibidir diyebiliriz. Herkesin uzaktan bakıp ürktüğü, girmeye cesaret edemediği kapkaranlık bir tünel.

Bu karanlık tünele gönüllü girenler ise; öncelikle boyunlarına sarılan dogmalardan kurtulup görünenin arkasını araştırarak, kaypak zemine basmamak adına, adım adım ilerlerler. Bazen olduğundan büyük, bazen de olduğundan küçük gösteren dev aynalarla kendilerini bilip, bulundukları yeri sorguladıktan sonra, bazı yanıltıcı ışıkların sihrine kapılmaksızın çıkışa ulaştıklarında ?Jaspers?in ?felsefe yolda olmaktır? dediği gibi, belki de çıkışa ulaşmadan? duyumsadıkları vahşi tadı ?nasıldı?? diye soranlara anlatmaları hayli güç olmuştur.  Nitekim bu tünelden çıkışı metafiziğe çizgi koymakta bulan Kant?ın cevabı kesindir;  ?felsefe hakkında konuşulmaz, felsefe yapılır?. Dile çizgi koyarak çıkışa ulaşan Wittgenstein?ın yanıtı ise daha da keskindir;  ?konuşulmayan yerde susmak gerekir?. -Devamı »

  Felsefe Geleneği ve Türkçeyle Felsefe

            Arda Denkel ?felsefede moda tıpkı günlük yaşamdakine benzer?der. Revaçta olan yaklaşım türü belli bir süre için alternatiflerini dışa iter ona göre. Bu da birçok felsefeciye modanın dışında kalan yaklaşımların artık yaşam sürelerini doldurmuş oldukları ve onların bir daha ortaya çıkmamak üzere geçmişte kaldıkları inancını aşılar. Denkel?e göre; ?oysa felsefe tarihine atılacak kısa bir bakış, hemen her düşüncenin, yine tıpkı gündelik yaşamımızın modaları gibi, belli bir aralıktan sonra yeni bir hava ve yeni bir anlayışla yeniden gündeme girdiğini ortaya koyacaktır.?[6] Bir başka deyişle söylersek felsefede birtakım yaklaşımlar zamanla öne çıksa da, yaklaşımlar kılıf değiştirse de, başka bir kılıkta tekrar karşımıza çıkması kaçınılmazdır. Önemli olan çağı yakalamak kaydıyla geçmişteki bir düşünceyi geliştirip ileriye taşıyabilmektir.

Denkel?le aynı görüşte olan Çotuksöken?e göre; ?Ülkemizde geleneksel düşünme formlarına bağlı olanlarla, modern ve aydınlanmacı görüşe bağlı olanlar arasında bir ?kırılma noktası? olduğunu kabul etmemiz gerekir. Felsefeciler dünyasında bu biraz daha egemendir. Birbirimizin yaptığı şeyleri okumamak; yok saymak gibi zayıf bir noktamız var. Burada titiz tavır takınmak eğer birileri felsefe adına doğru düzgün bir şeyler yapıyorsa bunu görmek ve göstermek gerekir.?[7]

?Her ulusal felsefe, her ülkenin, her yurt, halk, dönem ve çağın, her kültürün salt kendisinin diye nitelediği felsefe, aslında dünya felsefesinin, uzayca zamanca tüm evreni kuşatan felsefenin bir bölümü, parçası, yöresi durumundadır. Tüm anlamını, değerini özelliğini bu çerçeve içinde, bu çerçeveden bu çerçevedeki yerine göre alır? Nermi Uygur?a göre[8]. -Devamı »

 

Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine işyerinde bir koltuk üzerinde sallana sallana  meditasyon yapmaya çalışırken, bu yazıyı yazarken buldum kendimi…

sözler başını alıp gittikçe tutmakta güçlük çekiyorum…

Yazı yazarak rahatlamanın adı var mı bilmiyorum…

Kendi sözcüklerimi içimde bırakırsam zehirlendiğimi hissediyorum, bunu iyi biliyorum.

Medikalden meditasyona geçiyor gibi hissediyorum, “medi……..” bulmuş kelime türevlerinden kelimatör oyunu oynuyorum adeta…

Düşüncelerin derinliğine kaptırmadan kendimi meditasyon yapıyorum..

Nefes alıp verdiğim anda düşünmeyi bırakıp düşüncenin bizatihi kendisi oluyorum…

Düşünce olmak meditasyon programında olmadığından, belli ki meditasyondan zihne doğru sapıyorum…. -Devamı »