Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce

Ey insanlar, (size) bir örnek verildi şimdi onu dinleyin.Sizin Allah’ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi biraraya gelseler dahi- gerçekten bir sinek dahi yaratamazlar…?(*)

Bu yaz sıcağında yavuz Temmuz?da

nasıl olacak acaba sineğin seçimi?

şölen, polen off! alerji mevsimi,

?komple komple hepimiz,komple komple mitinglerdeyiz?ama oy vermeye tembeliz.

kara sinek geçimden anlar sadece nereden bilsin seçimi ampul, kurt, at belki de anlatacak sineğe bu biçimi…

sine-i sinek milleti ,

palas pandaras oldu seçim; sindire sindire değil ki oylar,

sahi bizim sinek kimi onar?

sinek seçimde kanat çırpar seçim sonrası kanadı kırık sinekten olsa olsa yağ çıkarır bunlar…

‘sinek küçük ama mide bulandırır’ diyorlar sokaklarda bayrak ,balon ,afiş,

gözleri, klakson uyarlama şarkı marş da kafaları bulandırır.

Ağustos böceği ile karınca masalı bizce malum da böceklerin ortadireği sahi nasıl olacak sineğin geçimi?

oy nesine!oy nesine!

yetişsek bari son nefesineeee!

vızzz! gelir Bızzzzz! Gider.

İran Mossad ajanılarının yakaladığı dinleme ve gözleme faaliyeti yürüten casus sincaplarla İkinci Dünya Savaşı sırasında müttefik kuvvetler işgal altındaki Fransa?dan istihbarat aktarmak için kullandığı casus güvercinlere , hele hele Amerikan ordusunun, Kuveyt?te kimyasal saldırılara karşı kullanılmak üzere çalıştırdığı tavuklara veya Irak operasyonu sırasında kullanılmak üzere özel olarak eğitilen yunuslarla karıştırmayın beni aman haaa!

Kafka?nın Değişim?indeki Gregor Samsa derseniz işte onunla uzaktan da olsa akraba sayılırız.

sineğim ben sineğim ben(**)

sineğim ben sineğim ben

yolumu kaybettim sonsuzluğunda

beni tutsak ettin kör boşluğunda

sineğim ben sineğim ben

sineğim ben sineğim ben

pollyananın yorgun canımda

recep ustanın çorbasında…

Rahmetli amcam derdi ‘sineğin bir kanadı zehir bir kanadı şifa’ diye oysa seçimin tüm kanatları cefa! Eza! cezaaa bu cezaaa!

yine yazacak gazeteler sinek valesi vuracak yine yılın volisini

snoblaşan Sinop?tan sirtakiyle oynaması beklenen kendine Arap Siirt?e memleket havaları değişik çalacak yine…

bazen dillerde verilen vaadlere ilişkin sözler anılır sin-kaf ile…

S?nek tv’ de diji! diji! biji! söyle!

do- re- mi- fa -sol- la -si

işte geldi demokrasi treniii …

son durak Ankara sirkinde

burada şaha kalkan atlar,

melodik uluyan kurtlar,

okları çeviren jonklorlar…

sahte yapay lambalar ve ipleri elinde tutan ışıkçılar…

genç trapezci akrobatlar…

bildik sözler tanıdık yüzlerden sonra;

Mösyö Derviş, sinyor Terim siii maaa….

minimum sorunlara, maksiiimum çözümler.Cumartesiii Pazarertesiii seçimertesiii kafalarda sinameki etkisi…

işte web adresi double yuh yuh! yuh yuh! yalanlara yuh! sözünde durmayanlara…

bu kadar sözle ‘anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az’

haydi hayırlı sinek kaydı traşlar!

sinek(***)

küçük sineğim

düşüncesiz elim bozdu işte

yaz oyununu senin.

ben de senin gibi bir sinek değil miyim?

ya da sen de benim gibi bir insan.

oynuyorum işte içip şarkı söylüyorum

kör bir el gelip de kanadımı kırana kadar.

eğer yaşamsa düşünce güçse ve soluksa, ve yokluğu ölümse

düşüncenin;

öyleyse ben mutlu bir sineğim.

ister yaşayayım, ister öleyim.

* (Hac Suresi, 73-74)

** Gulyabani?nin Ön sevişme adlı albümündeki 7.demosu
*** 1789 tarihli bir William Blake şiiri.

Hülya YALIM

17.07.2007 www.hulyayalim.com

3 yorum yazıldı

  1. Haybo diyor ki:

    Hem sineğin seçimine hem de Ersu ve Gilman?ın dediklerine Ağustos böceği ile karıncanın Türkiye Versiyonu çok uyuyor.
    Masalı herkes bilir baştan anlatmayalım
    …..ve kış gelir,
    karınca sıcacık yuvasında karnı tok bir şekilde kışı geçirirken Ağustos böceği bir basın toplantısı düzenleyerek ‘Etrafta onca aç ve üşüyen varken,karıncalar nasıl bir nasıl bir vurdum duymazlıkla sıcacık yuvalarında yaşayabiliyorlar’diye durumu kamuoyuna sunar.
    Atv KanalD Star Show zavallı ve açıktaki Ağustos böceği ile karnı tok sırtı pek karıncanın resimlerini yanyana yayınlayarak tarafları tartışmaya davet eder.
    YBKD(Yeşil Böcekleri Koruma Derneği)’den bir temsilci tek etek programına çıkarak otuz yıldır çektikleri sefaletin tek nedeninin yeşil renk olmalarından kaynaklandığını anlatır.
    Konu Bakanlar Kurulunda ‘da tartışmaya açılır. Ve Başbakan kanal D’ye verdiği özel demecinde ‘daha önce ki hükümetler tarafından bunca yıldır sorunları göz ardı edilen değerli Ağustos böceği kardeşlerimizin bundan böyle huzur ve refah içerisinde yaşamaları için gerekenler yapılacaktır?der.
    Diğer yandan Reha Muhtar karıncaya canlı yayına çıkararak ‘reklamını yapmak için zavallı Ağustos böceğini içler acısı durumundan yararlanmaya utanmıyor musun?’diye bir güzel haşlar.
    Ertesi akşam Tek etek ‘te ise ?Ağustos böceğinden yürüttüğün para ve yiyecekleri nereye sakladın öt çabuk diye Fatih Altaylı’dan bir güzel zılgıtı yer.
    Karınca en sonunda çareyi yurtdışına kaçmakta bulur ve Ağustos böceği onun evine yerleşir ve yiyeceklerine konar. Eşyalarının üzerine yatar ve refah içerisinde gül gibi yaşar gider?.

    İşte işin özü bu…

  2. Gılmanşah diyor ki:

    Seçim günü okudum yazıyı. Siyasi yazı yasaklı yazarın verdiği örnek güzelim ülkem insanını güldürdü ironik olarak.
    Hikaye bu ya; “Eşek, İnek ve Beygir ormanda sıkılmış ve insanların arasına karışmaya karar vermişler. 5 yıl sonra aynı yerde buluşmak üzere ayrılmışlar. 5 yıl çabucak geçmiş. Önce inek gelmiş buluşma yerine sonra beygir. İkisi de yaşlanmış, zayıflamış ve bitmiş halde. Biraz sonra eşek ıslık çala çala ve semirmiş bir halde gelmiş. Şaşırmış İnek ve Beygir. Ve demişler ki; bizler insanların arasında perişan olduk. Bizleri sömürdüler. Sütümüzü sağdılar. Yük taşıttılar, aç bıraktılar, dövdüler. Ya sen eş EŞŞEK kardeş nasıl oluyor da böylesine keyifli ve iyi durumdasın? Eşek cevap vermiş; Ben bir insan topluluğu gördüm. Biri bağırıyor diğerleri de ha bire alkışlıyorlardı. Ben bağırmaya başladım. Eşeğim ya! sesim daha çok çıktı. Ben bağırdıkça insanlar etrafımda toplanmaya başladı. Ben bağırdım, onlar alkışladı. 5 yıl boyunca yedim, içtim semirdim ve artıklarımı yalakalara dağıttım… İnek ve Beygir gayri ihtiyari sormuşlar; İnsanlar senin eşek olduğunu anlamadı mı? Eşek; Anladılar anlamasına ama, iş işten çoktan geçmişti…
    Selam ve Saygılar.

  3. Ersu Akkaymak diyor ki:

    özgür bir sinek bile değilken bu bal dolu kavanozda, belkide yaratıcının kanadı kırılan sineklere, bütün “sineksavarlara” karşı verdiği, neslin devamı hediyesi, yaşanan kaosun içinde tükenmeyen umutlarımız olacak ve umuyorumki bu küldende bir phoenix doğacak :)

Yorumun ne olacak?