Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce

Camdan bir kar küre içinde,klasik müzik eşliğinde buzda kayarcasına ve tıpkıkristaller gibi etrafımda dönen karlar arasında;zaman kavramını iyice yitirmişken tozu dumana katan günlerden yorgun düşmüş bir yılın sondan birinci günündeyim.

Bu sene kazandıklarım, kaybettiklerim,en çok ihtiyaç duyduğum ile asla ulaşamadığım şeyleri birbirine karıp hayıflanıyorken Aslında “acıyı uzatır” düşüncesiyle asla yüz vermediğimPandora?nın kutusundan değerli bir taşı çıkarıredayla umudu çıkardım.

Gelin görün ki açtırdım kutuyu söylettim kötüyü..

“Merhaba ben geldim.Ben Evrenim. sana iyi haberlerim ve kötü haberlerim var. İyi haberlerim elemeleri geçtin! Evvetttt!Kanatlarını kazandın.Gerçek bir Işık Varlığı olmaya,tüm korkuların ötesine geçmeye ve tüm hayallerinigerçekleştirmeye hak kazandın…

Şu an itibariyle,yapman gereken gerçekten ne istediğine odaklanman ve ben de ulaşmana yardımcı olacağım. Kötü haber ise bu mesajın sana yıllar ve yıllar önce ulaşması gerekiyordu..

Pardon!..”

Dünyadaki tüm seslerden beni koparıp sadece müziğe emanet edecek bir kulaklık almak içinhadi biraz kitap CD de bakarım bu vesileyle diye dolaşıyorken, heyhat! aklımasizin için uygun bir yılbaşı hediyesi almak geçti.

Uygunluğunu tartışmaya açmasam bile,geçerliliğini oylamaya sunabilirim.

Ne olur yukarıdaki merhabayla başlayıp pardonla biten cümlelere “artık kırmızı bir hap almanın ve Matriks’in içinde uyanmanın zamanı geldi (hatta geçiyor)”u bir zahmet ekleyin. Nasıl yani? Durun durun yazarıyla birlikte elbette kitabın ismini söyleyeceğim ama siz devam edin lütfen.

“Evren Tanrı Ltd.Şti gibidir ve bizim her şey için bir departmanımız var.Sipariş departmanı,sevkiyat,pazarlama.yönetim,her şey?”

Aradığınız hediyeye ulaştınız diye gülümsedim kendi kendime hemen aldım kitabı  anca geldim.

“Sadece pozitif düşünerek hayatı değiştiremezsin.Sadece pozitif düşünerek karnını doyuramazsın.sadece pozitif düşünce ile hayatlar değişseydi herkes milyoner olurdu.bu işin sadece pozitif düşünce ile olmayacağını zaten akıllı insanlar biliyorlar.”

Hayat bir Pollyanncılık oyunu değildir.

“Kendinizi sevin,kendinize emek verin,yeni yılda geçmişe sünger geçin,bir avra oluşturun çakralarınız yerinden oynasın” tarzı saçma sapan kişilik geliştirme kitaplarından farklı sözlere benziyor sanki bunlar öyle  değil mi?

“Yaşam sürekli eylem,sürekli adım,sürekli yapılacaklar listesi içinde geçemez.Bu sizi yıpratır ve yorar.Doğru adımları attığınız zamanlarda ardından bir teslimiyet süresi gerekmektedir. Değişime uyum sağlamak tüm yelkenleri indirmek ve işinizi şansa,kısmete bırakmak değildir.Doğru anlarda doğru kürekleri çekmeyi bilmektir,doğru anda akışa bırakmaktır.

Arkadaşlar sizi bilmem ama bana çok gerçekçi geldi. Psikoloji derslerindekizorunluluk dışında her ne kadar bu tür kitapları okumayı pek de tercih etmesem de, Pegasus yayınlarından çıkan Metin Tiryaki?nin Budha mı olsam CHEO mu olsam? adlı kitabı diğer kişisel gelişim kitaplarından farklı bir şey söylüyor gibi.

Etrafımızda yığınla eğitim koçu,satış koçu,pazarlama koçu,spor koçu,yaşam koçu hatta doğum koçu gibi profosyonel koçlar dolaşırken www.hulyayalim.com un çaresiz tek koçu olarak;canımkoçlarıma, pardon okurlarıma yeni yılda yeni hedefler belirleyenlere bir nebze de olsa katkısı olur düşüncesiyle, bu kitapla geldim.

İşte dostlar size yeni yılda hayatınızda ters giden ya da yolunda gitmeyen şeyleri değiştirmek için bir iki ipuçu;”Yapmam gereken her şeyi yapıyorum,hayal panom var,hedef kartlarım,para bilincim üzerine çalışıyorum,para ve bolluk meditasyonları yapıyorum.gelecekte nerede olacağımın hayallerini kuruyorum,imgelemler yapıyorum ama bir türlü işlerim rast gitmiyor diyorsanız.”

Düşneceye odaklanıyor ancak duyguları bu süreçte yönetememekten kaynaklanan bir durummuş bu haberiniz ola.Bu tıpkı yüzmeyi bilmeyen bir insanın suya düşerken su yüzünde kalmak için gereksiz enerji tüketmesine benzer yazara göre.

Devir Attila İlhan?ın bir şiirinde dediği gibi;“param olsa sevgilim olmuyor,sevgilim olsa param..” dediği gibi değil artık.Mesele duyguyla düşünceyi birlikte yönetmekte.Devir Cem Yılmaz ‘ın Türktelekom reklamında Fransız yetkiliye dediği ?param var diye aklım yok sanıyorsun?devri ?

“İş hayatının içindeysen öyle ruhsallığa yer yok,ruhsal şeylerle ilgileniyorsan iş hayatında başarılı olamazsın diyenlerden misiniz hala?Üzgünüm siz geçen dönemde kaldınız?

Yeni başlayan dönemde farkındalığı yüksek,bilinci yüksek,ruhsal güçlerini bilen,düşüncelerini yöneten ,düşüncelerinin gücünü bilen,evrensel yasaları lehine kullanmayı bilen üretken,çalışkan aydınlık insanların dönemi? “

Başta dediğim kazandıklarım,kaybettiklerim en çok ihtiyaç duyduğum asla ulaşamadığım şeylere yine kitaptan geldi cevap;

“Kaçtım yıllarca bir şeyden meğer kaçtığım kendimmişim,çok insan,çok müzik dinledim meğer kendimi dinlememişim,korktum insanların beni kandırmasından meğer en çok ben kandırmışım kendimi,fark yaratmaya çabalarken   fark  etmemişim  kendimdekini.Özlemişim  birilerini,beklemişim umutla gelmelerini,aslında en büyük özlemim kendimeymiş,hayat mücadeleyle geçiyor derler ya?benim mücadelem benimleymiş??

Umut inanıyorsan eğer bazen kırmızı haptır,inanmıyorsan eğer hiç yağmayacak olan kırmızı kardır.

Kimbilir yeni yıl belki de Matriks?in içinde uyanmadır.

OKURLARLA NİCE YAZILARA? NİCE NİCE YILLARA!…

Hülya YALIM

www.hulyayalim.com

12 yorum yazıldı

  1. haybo diyor ki:

    ALLAH VEYA TANRI, ŞEY VEYA HERŞEY…
    DOST VEYA YARATICI. BUNLAR GÖRECELİDİR. SANA GÖRE BANA GÖRE ONA GÖRE İNANCA GÖRE DEĞİŞİR, ÇEVREYE GÖRE DEĞİŞİR..

    BİREYSEL DÜNYAYA GÖRE DEĞİŞİR, TOPLUMSAL PARADİGMAYA GÖRE DEĞİŞİR .ZAMANLA GÖRÜŞLER DEĞİŞİR.BİR GÜN DE AK KARA OLMAZ AMA ZAMANLA DEĞİŞİR….

    DEĞİŞMEYEN DEĞİŞMEZ DİYENLERDİR Kİ ONLARIN FARKI DEĞİŞİME KARŞILAMA BİÇİMLERİNDE GİZLİDİR. FARKINA VARMAZLAR AMA DEĞİŞİRLER.

    ALIŞIK OLMADIKLARI DURUMLA BİLGİYLE KARŞILAŞTIKLARINDA KENDİLERİNİ RAHATSIZ HİSSEDERLER.BU RAHATSIZLIK HİSSİNİ GEÇİRMEK İÇİN GENELDE YA DALGA GEÇERLER YA DA KORKUYLA KARŞILARLAR.

    DEĞİŞİRLER BAZEN GERİYE KET VURMA OLARAK DA OLUR BU DEĞİŞİMLERİ BAZEN HOŞGÜRÜSÜZLÜĞÜN SON HADDİ DE. TIPKI DİĞERLERİNİN ONLARA TAHAMMÜL ETTİĞİ GİBİ NEYSEKİ TAHAMMÜL
    ETMEK ZORUNDALAR.

  2. gilman diyor ki:

    Sevgili Site yazarımızın alıntı yaptığı bir cümleyi bir daha ve defalarca okursak, sanırız pek çok problemi halletmiş olacağız. O cümle şu; ??en büyük özlemim kendimeymiş,hayat mücadeleyle geçiyor derler ya?benim mücadelem benimleymiş??

    İşte, herkesin mücadelesi başkasıyla değil de kendisiyle olursa? problemlerin çoğununun kendiliğinden çözülmüş olacaktır.

    Afo Sultan?ın dediği gibi, birbirimizi yargılamayı değil, söylediklerimizi anlamaya çalışalım. Anlamadıysak, usulen ne anlatılmak istendiğini soralım.. Değil mi ama, bilmemek ayıp değil, sormamak ayıpmış? Derler.

    İsa Beyefendinin Hallac-ı Mansur örneği gayet iyi bir hatırlatma, Hallac; ?Mansur enel Hak söyledi, Haktır sözü hak söyledi, Nadan (bu kelimeyi iyi araştırın) mukayyed anladı, Amma ki mutlak söyledi??

    İşte sevgili site yazarı yeni bir konu. ? O ne diyor? Biz ne anlıyoruz?..?

    Tanrı?ya birisi ?DOSTUM? diye hitabetmişti. (Yazar)

    Ben, ?Sevgili Şey!..? demiştim..

    Tauna tüm inanlar adına kınamıştı beni?

    İşte Tauna! Acele edip kınamıştın ya! Bilseydin kınamazdın?

    Kuran ifadesiyle Allah şöyle diyor;

    Allahü teâlâ hiçbir yaratığa benzemez. Çünkü, Kur?an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Leyse kemislihi ŞEY?ün [Onun benzeri hiçbir şey yoktur].) [Şura 11]

    subhane men leyse kemislihi ŞEY?ün

    ?Kul huvellahu leyse kemislihi ŞEY?un?

    Daha uzatmayalım? Çünkü uzattıkça ben kızarıyorum!..

    Yüce Tanrı hepimizi korusun, anlayış versin ve hoşgörümüzü arttırsın. Değil mi Sevgili Afocan? Ameennnn

    Selamlar

  3. isa diyor ki:

    Tanrıya dost diyene gocunanlar vede anlamaya çalışmayanlar acaba; Hallac-ı Mansur?u anlamışmıdırlar? Veya hala Hallac-ı Mansur?u yargılamaya devam ediyorlar mı? Merak ediyorum?
    Saygılarımla…. :-) ve :-) ?

  4. Afo diyor ki:

    Dönüp dönüp başa geliyoruz.herkes birbirini anlıyor ama anlamamış gibi yapıyor.
    Bırakın ya yargılamayın kimseyi zaten çok inanıyorsanız yargılamayı sizin yapamayacağınızı biliyor olmanız gerekiyor.
    Polisin askerin karşısında eriyip bittiğimizi nerden biliyorsunuz?onlarda bizim gibi insan değiller mi?Siz korkuyor musunuz yoksa?
    Zaten yapması gerekeni biliyordur.sizin tepkilerinize ihtiyacı olmadığına eminim.
    Size göre emirlerini yerine getirme sonrada kalk dostum de.filistindeki sübyanların,emirleri yerine getirmiş mazlumların günahı ne öğrenebilir miyim?
    Gilman amennnn

    Saygılar

  5. gilman diyor ki:

    Hepimiz biliyoruz ki, İslami inançta ?uluhiyet ve kulluk? vardır. Bizler iyi kul oluruz, İlah?da bizleri vaat ettiği cennetine koyar, cehenneminden uzak tutar.

    Sevgili Afo?nun dediği gibi ?Dost acı çektirmez?? biz Dost kelimesini bize samimi ve yakın olan İNSANLAR için kullanırız. Tanrı için ?Dostum? demek, daha önce yazdığım gibi fanteziye kaçar?

    Şimdi sevgili Tuana?ya bir gönderme yapayım ki içimde kalmasın, bana dert olmasın?
    Herkesin inancı kendine. Kimse bir başkasının inancını yargılayamaz. İnançlılar adına beni esefle kınamanız, sınırlı bir düşünceyi dile getirmenizden başka bir şey değildir.

    Yüce Yaradan kullarına; ?siz ne düşünürsem, ben o değilim?? demiştir. İlahi kitaplarda kendini isimlendirmiş ve tavsif etmiştir. Ama yine de biz kullar için O mechuldur, yani bilmediğimiz ŞEY?dir. Sınırlı akılla O?nu tarif etmek mümkün değildir. Sadece iman edersiniz. İnanırsınız.

    Tauna, siz şu an benim için ŞEYsiniz!.. yani meçhulsünüz. Bu sizin varlığınızı inkar ettiğim anlamına gelmiyor. Sizin varlığınızı kabul ediyorum, ama tanımadığım, bilmediğim için sadece ŞEYsiniz!.. Tabi şey derken sizi küçümsemiyorum, reddetmiyorum ve yok saymıyorum. İnsansınız, hanımsınız ve sanırım (tahmin) öğrencisiniz. Eğer yakından tanımış olsaydım, ŞEY olmaktan çıkacaktınız. İnsanlar da ancak boyut değiştirip, öte aleme gittiklerinde, hesapları görülüp Yüce Yaradan?ı görme ve yakından tanıma şerefine nail olduklarında, kendileri bilinmeyen, meçhul olan ŞEY?i tanıyacak, bilecek ve artık O, insanlar için bilinen, tanınan belki de görülen olacak. Yani ŞEY olmaktan çıkacak?

    Tauna, kendini zorla. Sınırlarını zorla. Aklını, öte boyutları (kalp gözüyle) görmeye zorla? Belki o zaman birbirimizi biraz daha anlamaya başlamış olacağız.

    Ha bir de kusura bakma!.. ?Yobazlar kızacak? derken, sizi kastetmemiştim.

    Yüce Tanrının Sevgisi sizlere doğru yolu göstersin. (Ve hepimizi bağnazlıktan kurtarsın) Amen.

    Selam ve Saygılar

  6. secih diyor ki:

    İNSANIN EN İYİ DOSTU KİM ?

    İLETİŞİM DÜNYASINDA KARŞILIKLI BİR İLETİŞİMSİZLİK SORUNU VAR
    YAZAR KENDİNCE YAZMIŞ BEN KENDİMCE YORUMLAMIŞIM, SONUÇ; İKİ TARAFIN AYNI ŞEYLERİ KONUŞMASI VE BİRBİRİNİ ANLAYAMAMA SORUNU.

    İNSANIN EN İYİ DOSTU ALLAH C.C. DÜR AMA ALLAH?A DOST OLMAK SADECE VE SADECE EMİRLERİNİ YERİNE GETİRMEKLE OLUR Kİ BU BİLE ONA DOST DİYE HİTAP ETME HAKKINI VERMİYOR.

    İYİ BİR ASKER KOMUTANININ EMİRLERİNİ YERİNE GETİRSEDE KOMUTANI ONUN İÇİN CANINI VERCEK DERECEDE SEVSEDE KOMUTAN ASKERİNE DOSTUM VEYA İSİMLE HİTAP HAKKINI DA VERMİYOR,

    KUYUYA DÜŞEN BİR İNSAN RAHMAN ! BENİ KURTAR DİYE SESLENEMEZ.
    YADA YOLA ÇIKAN BİR YOLCU SETTAR BENİ KORU DİYEMEZ.
    ADABI VE SÖYLENİŞİNİ BURDAN YAZMAMA GEREK YOK SANIRIM.

    YAZI VE YORUMLARDA YARADANA DOST SESLENİŞİ SEZERYANA DÖNMÜŞ İSYAN HALİNİ ALMIŞ, ELEŞTİRİMDE BUDUR.

    KÖTÜ İNSAN YOKTUR BİR İNSANA KÖTÜ DEMEK ONU YARATAN YÜCE KUDRETE SAYGISIZLIKTIR SADECE VE SADECE KÖTÜ DAVRANIŞ VARDIR KÖTÜ FİİL VARDIR İNSAN HER ZAMAN KUTSAL VE DEĞERLİDİR

    ALLAH?A İNANMAK VE EMİRLERİNİ YERİNE GETİRMEK ONA DOST MAKAMINI VERİRKEN BU ŞEKİLDE HİTAP HAKKINI VERMİYOR.

    KOMUTANIN ASKERİNE VERMEDİĞİ HİTAP HAKKINI YARADANA KULLANMA CÜRETİNİ GÖSTERNLERDE BİR , BENDE BİR ? VARDIR HERHALDE!.

  7. afo diyor ki:

    evet insanların inançları kendilerini bağlar demişsiniz ne güzel söylemişsiniz. yazarın dediği gibi “Senin adına,sen kızacakmışsın gibi beni yargılıyorlar.Senin bana kızacağını beni cezalandıracağını düşünüyorlar. ” kızacaksa da dostumuz kızsın değil mi ama:)
    gerçi dost demek yanlış bence de gilmana katılıyorum dost acı çektirmez dost zora sokmaz dost ağlatmaz dost ?
    yaşam bizim için sürekli bir koşuşturmaca ama kendi etrafında.sonrada elde var sadece karın tokluğu.sonrası sonrası yok işte.gücümüz bu kadar çünkü bundan ilerisi yok.
    Şimdilerde yeni çıktı pozitif düşün olur pozitif düşün gelir yok böyle bir şey.kim pozitif düşünmüşte olmuş ben şimdiye kadar görmedim bundan sonrada göreceğime inanmıyorum.bırakalım bu pozitif ayaklarını da önümüze bakalım.

  8. tuana diyor ki:

    ŞEY OLAN SİZSİNİZ GILMAN BEY KENDİNİ BİRŞEY ZANNEDEN ŞEY AMA ASLINDA HİÇBİR ŞEY İNSANLARIN İNANÇLARI KENDİLERİNİ BAĞLAR AMA BU ONLARA YÜCE YARATANA ŞEY DEME HAKKINI VERMEZ.SİZ İNANMASANIZDA BEN BÜTÜN İNANLAR ADINA SİZİ ESEFLE KINIYORUM.

  9. secih diyor ki:

    BİLMEDİĞİM AMA İNSANI VAR EDENİN OLDUĞUNU, BAKTIĞIM HER YERDE GÖREBİLDİĞİM, ONU ANLATACAK BİR KELİME OLMAYAN DÜNYAMDA ONA DOSTUM DEME CÜRETİNİ GÖSTERENLERDEN DOLAYI ÜRPEREN KULAĞIM, OKUYAN GÖZÜM, VE ALGILAYAN BEYNİM DURDU DURACAK !

    GÖRÜNMEYEN VARLIĞINA BÜYÜK SAYGI VE SEVGİMDEN DOLAYI YAPABİLDİKLERİMLE ÇABALARKEN, ONA DOSTUM DİYEBİLENLERİN CÜRETİ
    BENİ ENDİŞELENDİRMEKTE,

    BU SÖZÜ SÖYLEYEBİLMEK ANCAK İLK İNSAN İÇİN GEÇERLİ OLABİLİR OLSADA BUNU YARADANA HAMD VE ŞÜKÜRLE BELİRTMEK GEREKİR KANISINDAYIM. BİR POLİSİN, BİR ASKERİN KARŞISINDA ERİYEN İNSAN YARADANINA BU KADAR CÜRETKAR OLABİLİYORSA EĞER FİLİSTİNDE SİVİLLER ÖLMEYCEK DEMEKTİR, ARAMIZDAKİ BU CÜRETKAR VE YARADAN DOSTLARININ BU SORUNU 2- 3 SAATE KADAR ÇÖZECEKLERİNE İNANIYORUM.

  10. gilman diyor ki:

    (Yazar bir de şöyle yazabilir miydi?)

    Sevgili Dostum, işin doğrusu dost musun başka bir şey misin kesin kes bilmiyorum. Tahmin bile edemiyorum.

    Onun için Sana, ?Meçhul Şey? diye sesleneceğim. Beni var ettiğini biliyorum. Bendeki sınırlı olan her şeyin sen de sınırsız olduğunu tahmin ediyorum. Yani beni var ederken birazcık haksızlık yaptığını hatta ?anamı ağlatmak, canıma okumak? için elinden geleni yaptığını biliyorum.

    Mükemmel bir makine olarak, maddi ve manevi boyutlarıyla beni yarattın. Mükemmel varettiğin doğru. Ama, kasıtlı olarak da bu mükemmel makine ve benzeri olan her şeyi bozulmaya, kokmaya, çürümeye, yok olmaya programladığını şuurlu olan insanlara sonsuz acılar tattırmayı zevk edindiğini kuvvetle muhtemel olarak zannediyorum.

    Sevgili Mechul Şey, ne üşürsün, ne acıkırsın, ne susarsın ne de başka türlü acılar çekersin? Peki beni kendinden bir nüve (yani Sen görüyor olmalısın ki görebilen, duyuyor olmalısın ki duyabilen) olarak yarattıysan! Benimle olan derdin nedir?

    Bana kendinden olan bir takım hassalar vermişsin! Diyorlar? Düşünme, akıl etme, itiraz, irade vesair şeyler gibi? Ama, özgürlük vermemişsin Sevgili Meçhul Şey! Seni sevme veya sevmeme özgürlüğünü vermemişsin. Sana karşı koyabilme şansı ve gücü vermemişsin.

    Böylesine (yobaz tabiriyle) manyakça! Düşüncelerin sahibi olanları, yakacak, yıkacak ve ebediyen acı çektireceksin!.. Öyle diyorsun!..

    Nerde kaldı Sana ?Sevgili Dostum? deme saçmalığı!..

    Dost most yok! Sen varsın Sevgili Meçhul Şey! Ve ?anasını ağlattığın? kulların vardır. Gerisi fantezidir. Değil mi ?Sevgili Şey!?
    (Tanrı der ki; ?Ne düşünürseniz, Ben, O değilim.. Evet kendine kutsal kitaplarda isimler vermiştir Tanrı, Ama yine de tüm insanlık için Meçhul bir Şey?dir.) (Yobazlar, sınırlılar kızmasın)

    Yeni yıl veya yaşadığımız esir hayatlar için dileklerimizin ?iyi temenniler olmaları dışında- hiçbir kıymetleri ve geçerlilikleri yoktur. Çünkü bizler HEP DİLERİZ, O MEÇHUL ŞEY de bildiğini HEP yapar? Dileyeceğim ancak şu ki; Ey Meçhul Şey! Bildiğini yapacaksın ama yine de ?esir kullarına fazla acı çektirme, emi??

    Meçhul Şey ile eşit şartlarda olsaydık, pek çok İNSAN Meçhul Şey?e meydan okuyacaktı. Hatta savaş bile açacaktı?

    Sonuç; Ya, Meçhul Şey?i ciddiye alıp, Dost değil, iyi bir KUL olacağız? Ya da süresi belirsiz yaşamımızda Meçhul Şey?i ciddiye almayıp (ki, bu da O?nu çıldırtmakta!), O?nsuz bir hayat yaşayacak ve (varsa) sonuçlarına katlanacağız.

    Lekum Dinikum Veliye Din.

  11. Hülya Yalım diyor ki:

    Sana Dostum demenin seni mutlu edeceğini biliyorum.Hatta hayatımdaki en iyi Dost,en eski Dost,en değerli Dost sensin.Bir çok kişi senin dostum olduğunu söylediğimde bana kızıyor.

    Kendimi nasıl Tanrı’nın dostu olacak kadar yüce görebilirmişim.Senin adına,sen kızacakmışsın gibi beni yargılıyorlar.Senin bana kızacağını beni cezalandıracağını düşünüyorlar.

    Sana Dostum dediğimde sanki sen bunu bir gurur konusu edeceksin.Seni ne kadar da yanlış tanıyorlar bu milyonlarca insan…ne kadar Yanlış…

    Bizleri cezalandıracak,yakacak,külleri ayıracak kadar öfkeli,her zaman sesimizi duyamayacak kadar sınırlı olduğunu bile düşünenler var.

    Senin gibi sonsuz bir varlığın,sonsuz bir sevgi ile bizi yarattığını,sonsuz bir sevgi ile daima bize yardımcı olduğunu anlamıyorlar.Seni kendileri gibi zannediyorlar.Seni kendileri gibi alıngan,kibirli,öfkeli,gururlu görüyorlar.

    Ben senin eserinim.Senin parçanım,senin yarattığınım.Kendimi bu yüzden çok değerli görüyorum.
    Sana ulaşmam için hiçbir aracıya hiçbir yere,mekana ihtiyaç duymadan doğrudan sana her zaman seninle konuşabileceğimi biliyorum.

    “Ne yani Tanrı’nın işi gücü kalmadı,sen her istediğinde seni dinleyecek öyle mi?”diyorlar.

    Senin yine sınırlı olduğunu,herkese yetişemiyeceğini kastediyorlar,veya beni dinlemenin senin için gereksiz küçük bir olay olduğunu düşünüyorlar,çünkü kendilerini sınırlı,küçük ve değersiz görüyorlar.

    Ben kendimi sınırsız görüyorum.Senin bana bahşettiğin sınırsız potansiyele sahibim.İnsanlığa,dünyaya büyük katkılar yapabiliecek,üretken çalışkan,dürüst cesur bir kişiliğe sahibim.Ve bana bunu bahşettiğin için sana sonsuz şükür ediyorum.

    Sana karşı sonsuz bir sevgi hissediyorum ve senin de beni karşılıksız ve sonsuz bir şekilde sevdiğini hissediyorum.Hatalar yapsam da sen beni daima seviyorsun.Benden asla umudu kesmiyorsun.Bu sevgi ve samimiyet sana olan saygımı daha da arttırıyor.

    Biliyorum ki en zor zamanımda daima yanımda olan sensin.Senin ışığın ,senin sevgin.

    Bilincim neden bu zor anları yaşadığımı anlamasa da biliyorum ki senin sevginle,desteğinle tüm zorlukları atlatabilirim ve hayallerime doğru,mutluluğa ve başarıya doğru ilerleyebilirim.

    Sevgili Dostum,diğer insanların davranışları ve söyledikleri benim için problem değil.Onlar beni yargılayabilir,bana kızabilir,ben ise senin sevginle olgunluğunla,yüceliğini örnek alıyorum kendime.

    Seni ne kadar da yanlış tanıyorlar en eski dostum,
    seni sonsuz seviyorum.

    (Kitaptan alıntı)

    TİMUR TİRYAKİ BUDHA MI OLSAM CEO ‘MU OLSAM?

  12. isa diyor ki:

    Yaşamsal avra enerjimizin kırmızı hapları gibi duran; hücrelerili canlıların vede biz insanların enerji mollekülleri olan ATP leri sentezleyen mitekondri organellerimizin iç ortamına verilen adıdır da matrix.

    Yaşamsal enejinin en önemli miktarının üretildiği ortamlarımız olan; matrixlerimizin yeni yılda enerji yüklü ?kırmızıdan hapları? en anaç halleriyele çoğaltması; dileğim tüm site sakinlerine… :-) ve :-)

Yorumun ne olacak?