Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce

Tarihin sonunun geldiğine, emperyalizmin bittiğine, küreselleşme ile birlikte sonsuz bir barış ve özgürlükler çağının başladığına inandırılmaya çalışıldığımız dünyada, ne tarafa dönersek dönelim egemen kültürün veya yaşam tarzının hüküm sürdüğü sürecin yaşıyorken; bu sistemin yara aldığı garip bir dönemden geçiyoruz.

Şimdinin sürekli bir dönüşüm içinde bulunduğu dikkate alırsak yapmamız gereken geçmişi sürekli olarak yeni baştan ele alıp değerlendirmek olduğuna göre sizlerle birlikte felsefenin ışığı altında yaşadığımız bu belirsiz duruma bir mum yakmak isterim.

Böylelikle Bu da bir bakıma Descartes?in ?düşüncenin üzerine yeniden katlanmak, düşüncenin üzerine yeniden düşünmek? dediği şey gibi olur da, felsefenin işlevsel olarak asli görevi olarak;yaşadıklarımıza olguların verilerini toplayıp yeni anlamlar kazandırmak hakkını vermiş oluruz.

Tarihte bu egemen kültürün oluşmasında, ABD?nin dünyada sürekli başrolde olmasında  en önemli faktör siyasal ve finansal gücünü elinde bulundurmasıdır elbette. Ancak sistem tam da göbeğinden yara almış durumda.

Önce Francis Fukuyama ?Tarihin Sonu nu ilan etmişti. Sonra soğuk savaş döneminde önem kazanan Samuel Hungtinton ve Zbigniew Brzezinski gibi ABD?li dış politika entelektüelleri modern jeopolitik çekişmelerin sonunun geldiğini ilan etmişlerdi.

Bu tezleri ortaya atanlar neyseki hala yaşamaktalar yaşadıkları bu durumu nasıl değerlendiyorlar acaba?

ABD halkı artık alışveriş çılgınlığına yaşanılan bu krizle birlikte frenlemiş durumda,Mortgage Yasası ile alınan kredilerle evlerinin borçlarını ödeyemecek durumda olan işten çıkarılan insanlar, çadırlarda yaşamakda. Financial Times gazetesi : “Hükümet Halka IMF‘siz de Yapabileceğini Göstermek İstiyor. diye başlık atabiliyorsa bu kapitalist sistemin çatırdağının göstergesi değildir de nedir?

Nietzsche?ye göre, sınırlayıcı ve düzenleyici bir mitten yoksun olan toplum/kültür ?kök bulmak için eşelenip durur?: Tatminsiz modern kültürün tarih ihtiyacı başka sayısız kültürün tek bir kültür etrafında toplanması tüketici bilgi sorgusu, bütün bunlar mitin yitirilmesini işaret etmektedir.

Son günlerde yaşamış olduğumuz kriz ortamını oluşturan nedenin yine ABD?nin başta Morgage Yasası olmak üzere para politikasının oluşturması bana ister istemez tüm sistemlerin kendini bir gün mutlaka cezalandırdığı hatta yok ettiği düşünceyi hatırlatıyor.

Şüphesiz ki 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğunun yıkılacağını da osmanlı halkı da düşünemezdi. Berlin Duvarının bir gün yıkılacağını ya da S.S.C.B(Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliği) ‘nin Doğublok ülkelerinin kapitalizme boyun eğeceğine kimse inanmıyordu ama oldu hem de kendi elleriyle sistem kendi pimini kendi çekti.

Kominizmin çöküşünü sağlayan Mihail Gorbaçov?un getirmiş olduğu Glastnos(açıklık şeffaflık) ve Prestroyka(yeniden yapılanma) da bu kadar kolay dile gelmişti ama hayata geçişinde ağır sancıların yaşadığına tarihsel açıdan hepimiz şahit olduk.

Dolayısıyla çağdaş batı kapitalizminin merkezi referans noktası olan ABD de bir bakıma öncülük ettiği sistemin içinde şaşkın ördeğe dönmüş durumda.Amerika?nın değerleri gibi çıkarları ,ortaya çıkmakta olan yeni çağın çıkarları ile özdeşleştirilmişken dünyanın bu dalgalanmadan etkilenmesi gecikmiyor elbette.

Amerika eğitimde ve idari becerilerde olduğu kadar film, popüler müzik, internet, markaların bilinirliği, mutfak, dil yada kısaca bilim adamlarının Amerikan hegomanyasının ?acıtmayan gücü? dedikleri alanların tamamında dünyanın her yerinde egemen durumda.

Hungtinton?a göre; pop kültürünün ve tüketim mallarının bütün dünyaya yayılmasının batı kültürünün bir başarısı olarak görülmesi batı kültürünü önemsizleştirmektedir. ?Batı medeniyetinin özü Magna Carta?dır. Magna Mac değildir. Batılı olmayanların Magna Mac?ı ısırmaları Magna Carta?yı benimseyecekleri anlamına gelmemektedir.?

Hungtinton emperyalizmin suçlarını kültürel çekişmenin ürünü olarak temize çıkartmaktadır. Hakim ideolojiler kendilerini sosyal örgütlenmenin tüm çeşitleriyle yeniden üretebilmek için tarihin sonu olduklarını iddia etmeleri gerekmektedir.

Bu görüşün  zamanla gördük ki bir önemi kalmadı çünkü,Orta doğuda ve Amerika?da yarım düzüne insan blue jean giyip Mc Donalds yiyip kola içerek rap müzik dinlemekte hatta batı tipi eğitimden geçmekte bir Amerikan havayolları şirketine -son saldırıda Pentgon?a- bomba koyabilmekteydiler.

Brzezinski günümüzde uluslararası meselelerin esas olarak kültürel ve felsefi kapsamlı olduğunu söylerken Hungtinton gelecekte en önemli uluslararası çatışma kaynağının jeo kültürel sürtüşmeleri ?uygarlık çatışmaları- olacağını söylemekteydi.

Hungtinton, Fukuyama?nın bıraktığı yerden devam etmektedir ve 21. yüzyılın uygarlıklar çatışması ile belirleneceğini söylerken karşısına aldığı toplumlara ?Batı uygarlığı aslında evrensel değildir emperyalisttir siz bizden farklısınız? deyip dünyayı başka bir söylemle dışlamaktadır.

Bu da ister istemez bize Friedmann?ın bu konudaki ilginç görüşünü hatırlatıyor. Friedmann?a göre,” her ikisinde de Mcdonalds olan hiçbir ülke birbiriyle savaşa girmemiştir. (sınır tartışmaları ve iç savaşları saymazsak çünkü Mcdonalds genellikle her iki tarafada hizmet eder). Mcdonalds ülkelerinde yaşayan insanlar daha fazla savaş istememektedirler. Hamburger için sıraya girmeyi buna tercih etmektedirler.”

Kapitalizm kendisinin tarihsel pozitif potansiyelini çok erken tüketmiştir. Gelişmenin yolunu bulmasını sağlayan araç olmayı bırakmıştır ve şimdi kendi kendini adeta tam da 12 den vurmuştur.Dolayısıyla Kyoto Anlaşması’nı imzalamakta imtina eden Amerika kendi sonuna imza atmakdadır.

İşte yaşanan bu kriz ortamı Amerika‘da önümüzdeki günlerde yapılacak başkanlık seçimini daha da önemli bir hale getiriyor.Ancak kimin başa geçeceği aslında hiç bir değer taşımıyor. Çünkü artık herkes çok iyi biliyor Demokrat da bir Cumhuriyetçi de bir; McCain‘de bir Obama da bir.

Hristiyanlık’ta İncil‘de geçen “Alfa benim, Omega da Benim” -yani İlk benim, Son da benim- sözlerinden yola çıkarak diyoruz ki “alfayı hazırlayan betaya katlanır”.

Hülya YALIM

www.hulyayalim.com

6 yorum yazıldı

  1. Akbudak diyor ki:

    Fikirlerde ideolojilerde canlilar gibi dogar,yasar,ölür.Yirmi üc sene önce birisi deseidiki,Marxin yazdigi.Leninin sahneledigi ideal rejim cökecek,insani akil hastasi diye bagarlardiCöküs senaryosunda beklenmeyen bir degisiklik oldu.Milletler kominizmin yerine demokrasi gelecek derken ,acimasiz bir kapitaliz cikti ortaya.Amerikali Dicj Jeninin parasi ile gasprim reisi vurgunun önünü acti.utin belli bir yere kadar seyretti.Para akisina,Petrolün fiskirmasina göz yumdu.Sonra herseye el koydu.Cinde farkli olmayacak.Medeniyetler kavgasi hep oldu.Bazan kilic kalkan,bazan kravatli.Ama hep vardi Hilalle Salobin kavgasi hep olacak.Alfa ile Omega simdilik ortada.Amerikami,Rusyami yoksa Cinmi?

  2. bayram yüksekkaya diyor ki:

    size karşı dürüst olacağım. yazınızı büyük bir sabırla okudum. klasikleşmiş ifadeler ve klişeleşmiş tamlamaları her tarafta bolca görüyor ve duyuyoruz. Fukuyama’nın “Tarihin Sonu” makalesini abartanlar, O’nun devamı olduğunu iddia edenleri/edilenleri/ettiklerini de abarttılar. Ve bu abartım, karşı yandaki düşünce sahiplerinin kendi düşüncelerini abartmalarına da neden oldu.
    Kapitalizmin çöküşü mü? buna inanmak, yalın tarihi, tarih bilimini ve özellikle siyaset bilimi ve siyaset tarihini en azından unutmak demektir. Alternatifi olmayan bir sistemin çökmesini yada “kendini 12’den vurmasını” iddia etmek, kanaat sahiplerinin takdir edeceği üzere sadece bir umuttan ibarettir.
    Hemen belirtmem gerekir ki, kapitalizmin sadık bir neferi değilim. Hatta düşmanı dahi sayılabilirim. Ancak, “karanlığa küfredeceğine, bir mum yak” poliyanacılığı da oynamayacağım. Kapitalizmin çökmesi, “kendini 12’den vurması” gibi bir iddia, kendisi ile çelişen bir durumdur. Zira kapitalizmin aşılmaz/katı kuralları bulunmamaktadır. Her duruma karşı her türlü tavrı alabilir. Kapitalizmin sonunda -izm takısı olması, komünizm, sosyalizm ve maksizm yandaşları ve/veya türevlerinin savunucuları tarafından, ideolojik ve sistematik sınırları dahilinde değişmeyen, katı kurallarının varlığı iddiasına götürmüştür. Ama bu yanlış olmakla birlikte yalın bir yanlışlık da değildir. Zira Kapitalizmin en büyük özelliği, ortaya çıkan sorunlara göre kendi içerisinde tutarlı bir esneklik bulundurmasıdır.
    Eğer kapitalizme karşı bir alternatifiniz varsa koyun ortaya. Ya da yeni bir sistem/düşünce/siyasi enjekte üretmişseniz bahsedin ve konuşalım. Ama unutmayın ki, Kapitalizmin çökmesi ve/veya çökmeye başlaması gibi iddialar, sonu hayal kırıklığına varan iddialardır.
    Yazınızda belirtmişsiniz, ABD’nin hayatımızın her alanına giren sektörlerde öncü olduğunu. Eğer yeni bir alternatifiniz yoksa, o zaman İncil’i iyi okuyup duruma göre bir İsa Sözü söylemeniz gerekliydi. Örneğin: SEZAR’IN HAKKINI SEZAR’A, TANRI’NIN HAKKINI TANRI’YA VERİN!!!

  3. İsa diyor ki:

    Bir sakalı bilge çıka geldi.
    Ve :
    -??Anlatılan senin hikayendir!??diyerek söze başladı?

    -Tüm bu olan biten için de şu tümceyi ;??İnsanlık tarihine;kandan ve ateşten harflerle yazılmış olduğunu??söyler.Marx ve kapitalist sistemi birazda böyle tanımlar ekler.

    -??-Herkes bir başkasında yeni bir gereksinme yaratıp onu yeni bir bağımlılığa sokmayı, yeni fedakarlıklara sürüklenmeyi ve yeni bir doyum yoluna alıştırıp iktisadi yok olmaya itmeyi kurar.Herkes başkasının üzerinden dışsal bir egemenlik kurup kendi bencil gereksinimlerini doyurmaya bakar.Nesneler niceliğinin artışı,insanın boyunduruğu altından olduğu dışsal güçler dünyasının genişlemesi demektir ve her yeni ürün karşılıklı dolandırıcılık ve karşılıklı soygunculukta yeni bir potansiyeli temsil eder.??

    Aradan yıllar geçti kapitalizim sermayesine egemenliğini de kattı. Güle oynaya ve şakırdayarak Asya sosyalizmini de yıkarak; şimdilerde küresel bir güç haline gelen Çin ve Hindistan kapitalizmi karşısında dar alandalar da ki pazarlarda sıkıştınız?

    Yıllar yıllar öncesinde sakalı bir bilge Galileo ??Dünya dönüyor??dediğinde yer yerinden oynamıştı. Egemenliklerini tanrılardan aldıklarını sananlar şimdiki gibi gücü ve mevziiyi kaybetmenin panik atağındalar?
    Tüm olup biten hengameyi yine de yıllar önceden sakalsız bir büyük usta Nazım Hikmet şöyle özetliyor! Ve görüyor? :-) ve :-)

    Ellerinize ve Yalana dair
    ??.
    ????
    Bu dünya öküzün boynuzunda değil,
    bu dünya ellerinizin üstünde duruyor.

    Ve insanlar,
    Ah, benim insanlarım
    yalanla besliyorlar sizi
    halbuki açsınız,
    etle,ekmekle beslenmeğe muhtaçsınız.
    Ve beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya
    göçüp gidersiniz bu her dalı yemiş dolu dünyadan

    İnsanlar ah benim insanlarım
    hele Asyadakiler, Afrikadakiler
    Yakın Doğu,Orta Doğu,Pasifik adaları
    ve benim memleketlilerim,
    yani bütün insanların yüzde yetmişin çoğu
    elleriniz gibi ihtiyar ve dalgınsınız
    elleriniz gibi meraklı hayran ve gençsiniz.

    İnsanlarım ah benim insanlarım
    Avrupalım,Amerikalım benim
    uyanık atak ve unutkansın ellerin gibi,
    ellerin gibi tez kandırılır
    Kolay atlatılırsın?

  4. Özer diyor ki:

    HAYAT BU

    Hayatı
    Görmüş, Bilmişler

    ?Al ceviz, sat ceviz,
    tıkırtısı bedava? demişler.

    28.5.1997, 08:10

    dünyadaki tüm maddi alışverişlerin aslında özeti galiba budur diye düşünüyorum sevgili arkadaşlar,

  5. Ersu Akkaymak diyor ki:

    Hülya hanım, Alfa benim omega da benim başlıklı yazınızı her zamanki gibi zevkle okudum.
    Gerçi Uzağa gitmişsiniz, daha yakında ?Evvel Ahir Zahir Batın dediğiniz şey Benim? demişti O zat Kuranı kerimde Hadid suresinde. Neyse konumuz o değil?
    Yazınızda konu ettiğiniz Amerikan kapitalist sisteminin çöküşü ve içinde bulunduğu belirsizlik ortamı bana göre, yeni yapılanmanın başlangıcı ve yeni bir dünya kuruluyor. Başında olduğumuz bu kriz sonrasında mevcut sistemin tamamen çökmesi ve yeni bir dünya sisteminin kurulması gerekecek. Ve gelişmeler de bu yönde ilerlendiğini gösteriyor. Dolayısı ile bir krize değil bir doğuma tanıklık ediyoruz aslında. Her doğum gibi bu da biraz sancılı olacağa benziyor. Ancak doğan yeni sistem eskisinden daha adil ve insancıl olduğu için, bugünleri aratmayacak, onun için sancı çekmeye değer diyorum.
    Tabi Bop falan derken bazıları, eldeki bulgurdan da olmanın sancılarını çekseler de, Dünyanın pek çoğu önümüzdeki kaostan sonra insan olmanın onuru ve zevki ile yaşayacaklardır diye düşünüyor ve umuyorum. Saygı ve muhabbetle, ersu

  6. serkan diyor ki:

    Yazıyı okuduktan sonra, yorum yapmaya geçmeden önce biraz düşündüm; “acaba etrafımda şu an Amerika ile ilgili neler var?” diye…
    Giyindiğimiz kıyafetlerden tutun içtiğimiz içeceklere kadar hatta ve hatta şu an bu yorumu yaptığım bilgisayardan, içindeki programa kadar herşey Amerika menşeili. Hepimizin bu kadar rahatsız olduğumuz bir ülkenin neden bu kadar ürünlerini kullanıyoruz acaba… Bu bana göre Amerika’nın en büyük soğuk savaş stratejisi. Zaten SSCB yi de böyle yıkmadılar mı?
    İşim gereği birçok müşterilerimizle dialog kuran bir insanım. Ticaretle uğraştığımız için malum ekonomik krizle ilgili dialoglar kuruluyor. Bu krizinde sadece suni olduğu konusunda herkez hemfikir.
    İnsanın inanası gelmiyor; Amerika’da yaşanan bir krizin kelebek etkisiyle ülkemize gelmesi ve tüm piyasayı allakbullak etmesi gerçekten insanın zoruna gidiyor. Irak savaşında da aynı senaryoları yaşadık. Bize yardım edin yoksa size pkk yı gönderirim. Dünyanın bir ucundan diğer ucunu yönetiyorlar. Bu kadar Amerika güdümlüsü yaşamanın uzun sürmeyeceğini bilmeyenler yok olmaya mahkum olacaktır.
    Kimin alfa kimin omega olduğunu bilmem ama umarım bundan sonra Amerika OMEGA diye anılır…

Yorumun ne olacak?