Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce

Keşke biz de Vatikan gibi çağa uygun yasaklar koysak hayatımıza…Ve güncellesek bunu uyarlasak her gelen zamana… Ya da tam tersi.. Önceden en çok savunduğumuz bir düşünceyi yanlışmış diye ilan etsek bağıra çağıra.. Hatta “ey ahali o en çok bağıra çağıra savunduğum fikir  o ne boşmuş ya…Yalan ya yanlış demiyorum abesle iştigal adeta”…diyebilsek..

Günah çıkartma biçimimiz aslında hep ele veririr bizi..

Bu çağa uygun güncelemeler yapılma meselesi aslında yüzde doksandokuzu “ılımlı” değil “uyumlu” varlıklar türeten ucundan kıısından müslümanlıkla ilişkilendirebilir. Hatta bu kısır döngüsel düşünce islamda ütopya olmadığına bile bağlanabilir. İslamda özgür düşünce yoktur hür irade vardır başka bir değişle cuzi irade..

İslam da beyaz bir sayfa olarak tertemiz doğan insan iyi kötü olarak değerlendirelen eylemlerinin hesabını kıyamette verecektir cennet ve cehennem yaptıklarının hesaplarının tutulacağı yerler olacaktır. işte bu kadar. Gerisi berisi  yanı hatta ortası yoktur.”Siratül müstakim” dedikleri şey arafı tam karşıllamıyor gibi…

Hristiyanlıkta ise beyaz bir sayfanın aksine günahkar olarak dünyaya düşülür kişi ya da insan kendini kurtarmak için yaşar cennet cehennem yanısıra bir de araf vardır.

Vatikan Dante‘nin “İlahi Komedya” adlı eserinde de cehennemin katları olarak bilinen bencillik/cimrilik,şehvet, açgözlülük,  kibir /gurur , tembellik nefret kıskançlık gibi günahlara; çevreyi kirletmek, ahlaken sakıncalı bilimsel deney yapmak , genlerle oynamak uyuşturucu satmak ve kullanmak,sosyal adaletsizlik,Kürtaj,Sübyancılık (ki bu kilisenin de iç meselesi) günahlarını eklemiş.

Danimarka?da ise geçtiğimiz günlerde rahipler, İncilde cehennem ile ilgili bir açıklamanın yer almadığını “Tanrı bize sonsuz sevgisini bağışladığı için cehenneme göndermez” deyip her şeyin zıttı ile var olduğunu kaydederek, “Cehennem yoksa, cennet de yoktur” iddiasında bulundular.

Ne güzel değil mi yeni güncelleme çalışmaları devam ediyor 2050’li yıllara hazırlık yapmak gerek. Tabi o zaman rahip diye küçük çip tutuşturmazlarsa ellere…

Hasan  Sabah ‘ın şeytani felsefesini çok iyi anlattığı “Alamut Kalesi” adlı kitaptaki gibi yalancı cennetinden daha heyecanlandırı değil söyledikleri (okuyanlar okumayanlara dilerlerse yorumlarıyla da anlatabilirler)

Biz ülke olarak çağa göre mi yoksa iktidar partisine göre mi güncellemeller yapıyoruz hayatımıza kısaca bir düşünelim. İktidar partilere göre yapılan güncellemelerin çağı ne kadar yakalayabileceğini mi tartışalım yoksa bu türden davranışların ilerilik veya gerilik olduğunu mu?

Öncelikle şunu bilmek gerekir “bayağı bir ruh için hiçbir şey özgürlük kadar ağır değildir.” Bu yüzden özgür düşünceyi taşıyacak zamanı mekanla iyi örtüştürmek gerekir.

Ve şimdi Vatikan’a genel özel istek yapmak gerekir :

Dini sömürüp insanların en güçlü silah olan inançlarını kuşatıp, karşımıza çıkanlar ve ve Ergenokon‘u destandan çıkarıp çeteye çevirenler için acil bir günah yazabilirler mi ?

Bir de Emine Şenlikoğlu ‘nun dediği gibi Allah’a Sezen Aksu ile Hülya Avşar dahamı yakın ya da tanga giydiğinden dolayı Sibel Can ‘ Allah tan dan daha mı uzak ayrıca Aysun Kayacı ‘ yı Azrail bir çobanı öper gibi mi öldürecek tez elden yanıtlayabilirler mi?

İnsanoğlunun iki büyük günahı vardır diyor Kafka biri “sabırsızlık” diğeri ise “tembellik.” ‘Sabırsılığı yüzünden cennetten kovulmuştur.Tembelliği yüzündense tekrar girememektedir.’

Sabırsızlık gösterdiğimden mi tembelliğimden mi bu yazıya değindim siz karar verin ama bence …

Yaramı yalıyorum dikenli dilimle umudun güçleri  bir daha şahlanmasın diye…

Güncelleme değil ötelemedir bu başka çağa değil başka bir bağa..

Hülya YALIM

www.hulyayalim.com

11 yorum yazıldı

  1. Hülya Yalım diyor ki:

    Öcelikle bu yazının bir amacı olduğu hatta amacına ulaştığı sizin bu yazıyı yorumlamanızdan pekiala anlaşılabiliyor. Sadece duygu aktarımı olsa zaten şiir veya deneme köşesinde yayınlamayı uygun görürdük.
    İslamın diğer dinlerden üstün görmenizi ancak müslümansanız anlayabilirim brahim Bey, tıpkı bir yahudinin veya hristiyanın kendi dinini üstün görebileceği gibi…
    Keşke diğer dinlerdeki eksik şeyleri ve islamın sizce üstün yönlerini de belirtseydiniz sizce anlaşılamayan yazıya daha çok katkıda bulunmuş olurdunuz.
    Bilmiyorum ben mi yanlış anladım yoksa siz fark etmeden mi yaptınız ” islam o vücuttur o fiziktir o degişmez ama sadece onun çağlara göre elbisesi o çağın insanlarının anlayabilecegi şekilde degiştirilir” diyerek işte tam da evrim teorisini desteklemişsiniz… Gerçekten de insanın tüylü görüntüsü önceden biraz daha fazla olsa da fizik olarak değişmemiştir. Değişen onun yaşamı sorgulayış biçimi ve kabulleridir.”Sorumluluk sorgulamaktır.”

    Eğer yanlış yorumladımsa özür dilerim ama bilin ki bu kesinlikle sizin yorumunuzdan kaynaklanıyor..

    Saygılarımla!..

  2. İbrahim diyor ki:

    bir kere yazabilmek güzel ama yazmanın amacı olursa daha güzel olur. burda islamı diger dinlerle bir tutup degerlendirmeye çalıştığınızı sezdim. bu yönden diger dinlerin eksik yönlerinin islamdada olduğunu sanıyorsunuz. gerçi yazdığınızdan pek bişe anlamadım ya(yani güzel cümle kurayım diye yazının anlamını katletmişsiniz.) bir kere islamın degişmez hükümleri var birde degişebilir hükümleri var demiyecegim. yalnız çağa göre gerçek anlamını yitirmeden yorumlanması var. siz ikisini karıştırmış olmalısınız. bir insanı düşünün onun elbisesi zamanlara göre degiştigi gibi mevsimlere göre de degişir ama onun degişmeyen bir fiziki görünümü var. işte islam o vücuttur o fiziktir o degişmez ama sadece onun çağlara göre elbisesi o çağın insanlarının anlayabilecegi şekilde degiştirilir siz de takdir edersiniz ki bir elbise degişse kimse sen degiştin diyemez. neyse mesele budur islam tahrif edilmeden tam olarak bütün çağlara uygun bir şekilde inidirilmiştir. ama bazı hükümlerinin açık olmadığı da belli kimse diyemez bu anlaşılmıyor şimdi onu çıkaralım. belki ben bunu bilmiyorum gidp sorayım demeli. bana kızmayın fikrim budur yazınızı yanlış bir şekilde anlamışsam bu sizin yazınızdan kaynaklanıyor.
    saygılar

  3. Mamoste diyor ki:

    Tarih toplumsal yapıyı eleştirip, düzenin yanlışlarını dile getirenler ve düzeni savunanlar ile doludur. Düzen savunucuları herzaman tektip insan yetiştirmeye çalışmışlar ve buna karşı çıkanları ezmeye yok etmeye çalışmışlardır. İlk toplumdan itibaren, anaerkil sisteme karşı çıkanlar, komunal topluma karşı çıkanlar, köleci toplama karşı çıkanlar, feodal topluma karşı çıkanlar, emperyalist topluma karşı çıkanlar? öyle gürünüyorki sizde insanlığı unutan, bireyselleştirilmiş topluma karşı bir isyancı oluyorsunuz..
    Bu yazınızda da çok kısa bir şekilde bir ansiklopediye sığacak bilgiye değinmişsiniz. Bu bağlamda yazıdan anlamadım diyen arkadaşı anlıyorum. Çünkü yazı ilk toplumdan, günümüz toplumuna kadar tüm tarihi derinlemesine inceleyen bir yazı..
    Derinlemesine değindiniz bir diğer konuda da din. Marx?a ve Hasan Sabbah?a değinmeniz gerçekten çok güzel. Çünkü bence inanç bağlamından bakmazsan, sabbah, marx ve peygamberler aynı kategoridedir. Çünkü marx din afyondur der. Sabbah esirlere işkence yapmayın inançlarını sarsın der. Peygamberlerin de hak dine doğru insanların inançlarını çekmesi ayrı bir yazı konusu olabilecek niteliktedir..
    Fazla uzatmadan yazılarının devamını sabırsızlıkla bekliyorum..

  4. sadowberk diyor ki:

    Batini tarikatının kurucusu Hasan Sabbah’a kadar gitmeye ne gerek var bugunkü Hizbullaha karşılık geliyor işte fedailerine verdigi yuksek dozda hashas ile onlara cenneti gosterebilecegine inandiran Sabbah’ın kullandığı haşhaşa Marks’ın dediği “din insanın afyonudur”sözünün olduğu durumu yaşıyoruz…
    Siz bahsetmemişsiniz Hülya hanım ama en güzeli Yunus’unki bence
    “cennet cennet dedikleri
    birkac koskle birkac huri,
    isteyene ver onlari
    bana seni gerek seni..
    selamlar…

  5. Gilman diyor ki:

    Allah, son peygamberine o yüce emaneti yüklemeden önce O?nunla konuştu. Ve ilk emr-i ilahi ?OKU!..? oldu?
    Tabi yaratılan mucizevi varlık İNSAN?a da iki noktayı nüve olarak dercetti. Biri SİYAH nokta idi, diğeri de BEYAZ nokta?
    Siyah nokta şeytani olan her şeyi, BEYAZ nokta ise rahmani olan her şeyi ifade ediyordu.
    Cennet ve Cehennemin de temelleri bu şekilde atılmış oldu.
    Dünyayı hem cennete hem de cehenneme çeviren elbetteki yüce varlık! İNSAN oldu.
    Hristiyan dünyası, yazılmış 4 bin incilden tatmin olmamış olacak ki, yeniden İNCİL?i yorumlamaya ve cehennemin de olamayacağına dair asırlık inanç duvarlarını yıkmaya hazırlanıyor. Elbette inananlar için cennet ve cehennem vardı. Yoksa iyilik ve kötülük nasıl ayrıştırılsın ki, İyilik yapan cenneti umarak iyilik yapmaya ve kötülüklerden uzak durmaya çalışacaktır. Eğer mükafat ve mücazat olmazsa, tabiki her şey MÜBAH olacaktır.
    Dünyayı insanoğlu hem kendine hem de çevresine CENNET veya CEHENNEM haline getirir dedik. İnsanoğlu kendi iç dünyasında da (içindeki siyah ve beyaz cevherden kaynaklanan) saikle cennete ve cehenneme çevirmektedir.
    Elbette Hasan Sabah türü yalancı Tanrı veya Peygamberler, yaşlı dünyamızda zaman zaman yalancı cennetleri ve cehennemleri kurgulamaya, oluşturmaya çalışmışlardır. Fakat ezel ile ebede asla hükmedememişlerdir. Ve sonuçta hep cehennemi yaşamış ve yaşatmışlardır. (Alamut Kalesi?nde sahte zevklerden çok, cinayetler, suikastler ve kötü sonlar vardır?)
    Gerçekte, Allah?ın (4 kutsal kitabında belirttiği gibi) sonsuz cennet ve sonsuz cehennem vardır.
    Ölüm ötesinde cennetin ve cehennemin olup olmadığına inanmak tabiki kişiyi bağlar? Gerçek şu ki, cenneti de cehennemi de, hem dünyada hem ötedünyada inşa eden ?ahsen-i takvim? ya da ?esfelessafilin? diye tabir edilen bizzat İNSANIN kendisidir.
    Kendini arayan ve kendini bilen İNSAN, duygu, düşünce ve inançlarını, yine kendi gibi İNSAN olan zayıf duygulu yaratığa göre şekillendirmemelidir.
    Hz İbrahim?in arayışındaki sonuca varmalı ve nefs-i mutmaine olarak sonsuz gücün sahibi olana tabi olmalı ve yalnız O?nun önünde eğilmelidir. Kendi gibi zayıf ve sufli nefsine uyan, yenilen, hayatı ve hayatları cehenneme çeviren varlıkların önünde eğilmemelidir.
    Kafka kardeşimiz! İyi tesbitte bulunmuş. İnsanın tembel ve sabırsız olduğunu keşfetmiş!..
    Zaten Yüce Yaradan bunu başından beri demiyor mu Cennetin mükafatı olarak. ?Sabrediniz?? ?Çalışınız?? İşte bütün mesele bu.
    Selamlar?

  6. frank ribery diyor ki:

    ülkemizde kendini bir antivirüs yazılımı gibi görüp ortalıktaki çeteleride(sevmedikleri çeteleri ama) bir virüs gibi temizlemek isteyen yöneticilerimizin yani antivirüslerimizin de acilen güncellenmeye ihtiyaçları var!!!

  7. Emre diyor ki:

    Baslıgı gorunce cok guzel bir yazı okuyacagımı anlamıstım.40 yıl dusunsem boyle baslık bulamam.guzel yazı ve guzel baslık.konuya gelınce.ıslam basıtce anlatılmıs ama hrıstıyanlık sadece vatıkana baglı degıldır.hrıstıyanların kutsal kıtabı ıncıl 2000 yıllık bır kıtaptır ve 2000 yıldır gunumuze gelene kadar farklı yorumlanmaktan dolayı farklı meshepler cıkmıstır.en bılırgın olanları katolık ortadoks ve protestanlıktır.protestanlar ıncılde ne yazarsa onu uygularlar yanı hurafeler ve guncellesmeler yoktur.zaman ıcersınde hulya hanımında dedigi gibi hristiyan aleminde farklı yorumlardan dolayı uygulamada gunlestırmeler olmustur.ama bu hıcbır zaman kıtaba yansımamıstır.ıncılın hıcbır sayfasında gunah cıkartmaktan bahsetmez hatta peder papaz rahıbe gıbı kavramlar ıncılde yazmaz.ama ınsanoglu zamanla boyle seyler turetmıstır.ayrıca ıncılde cennet cehennem konusuna soyle degınır.cennet yerıne ıncıl (goklerın egemenlıgı) der. ısa ya aıt olanlar hz ısanın sozlerını yerıne getırenler kıyametten once hz ısa gelıcek ve ona ınananları alıp goklerın egemenlıgıne gıdecek.gerı kalanlar dunyada kalacak . yanı cehennem dunya gıbı yansıtılmıs.ve goklerın egemenlıgıne gıdenler sonsuza dek yasayacagı soylenır.turkıye dede ılıman ıslam adı altında guncellestırmeler yapılmaktadır yada ıstenmektedır.ama ıslam ıslamdır arap ulkelerınde guncellesmeden uygulandıgı gıbı.

  8. Özcan diyor ki:

    inanki bu yazıdan birşey anladıysam arap olayım lütfen biraz açın yazılarınızı saygılarımla özcan

  9. Tırtılım diyor ki:

    Her kavram beraberinde zıtlığını da barındırır.

    Cennet ve cehennem kavramları inanç sistemleri bağlamında; insanların kendi içsesliklerin de ve dolayısıyla varlıklarının birer sonucu olarak doğmuştur ve var olacaktır. Kendi gerçek ve şu an yaşadıkları dünyalarını cennete çeviremeyenlerin sonraki yaşamlarında cennete kavuşabileceklerine inanmıyorum.

    Hangi inanç sistemine bağlı olduğumuz önemli değil önemli olan TÜM BİR DÜNYAYI CENNETE CEVİREBİLMEK!!! Bu bağlamda insanların dinsel tercihlerini yaparken kendi özgür iradelerini kullanarak seçtiklerine de inanmıyorum derken?

    Yazının yazılışı tarihi ile saatlerin ileri ötelendiği tarihe denk gelmesi incelik. Ayrıca saatleri ve de dolayısıyla günahları güncelleme zamanlamasına uyması ve bunun yazının başlığına da uyması ise keskin bir zekâ zamanlaması.

    Saygılarımla.

  10. Hafize diyor ki:

    Yazının içinde bir oyun olduğunu düşünüyorum. ?Sabırsızlık gösterdiğimden mi tembelliğimden mi bu yazıya değindim siz karar verin? diyosun ama aslında değinmek istediğin Ergenekon meselesine sabırsızlık gösterip tam tembellik ettiğini düşünürken uzak anlamlarla olaya temas ettiğini görüyorum ve seni tanıyan biri olarak bu akıl oyunlarına gülüyorum.
    Ben ne tembellik edip Ergenekon meselesine en azından sözle bile olsa değinmeden geçmeyi, cennetin gişesinde durduğunu zanneden emine şenlikoğlunun bu aptal görüşelerine sessiz kalmayı ne de aysun kayacının çobanı küçümsemesine sabır göstermeyi düşünüyorum.Dini kullanarak başa geçenler daha ne çıkaracaklar çok merak ettiğimide ayrıca belirtmek istiyorum.

  11. Adnan Yalım diyor ki:

    valla bu yazı kafamı karıştırdı konuya vakıf olamadım bir kaç kez daha okumak gerek herhalde…

Yorumun ne olacak?