GERÇEK ŞAİRLER, YETENEKLE YETİNMEZ

Ülkemizde “şair olunmaz, doğulur!” derler.
Doğuştan ideleri savunan Descartes’ci anlamda söylersek, “hüzne hazırlıklı olan toplumumuzda şairliğe, yatkın bir şekilde dünyaya gelinir.” Herhalde eline kalemi almış herkes şairliğe bir kez soyunmuş, en az bir kez şiir yazmayı denemiştir. Gerçekten edebiyatın bu dalına gönül vermiş; bu işi hakkıyla yapanlar, “duygularımıza tercüman olmakta” o kadar başarılıdırlar ki, bu şiirlerin sahibinin kendiniz olduğunu sanırsınız.
Zira; şiir, şairin değil, okurundur. Tabi şiir yazdığınız zannedenler veya sipariş uslubü duyguları deşmeye çalışan zorlama şairlerin yanı sıra, sesini duyuramayan, keşfedilememiş ya da deşifre olmaktan korkan nice şairlerle, şiir külliyatımız son derece zengindir.
Ancak, bana kalırsa her şiir okunmaz. Çünkü her şiir yazan şair olamaz. Locke’çu anlamda bu duruma göz atarsak, şiir yazmak için şiir doğulmaz. Çünkü bu işi yapmak belli bir kültürel alt yapı gerektirir. Hatta bu konuda söz sahibi olmak isteyen kişide kavram hakimiyeti dil ve anlam bilgisi zorunludur. Bu bilgilerin doğuştan olamayacağını savunan Locke’a göre, “şair doğulmaz, şair olunabilir” sadece.
Her ne kadar halkın hoşuna gidecek ısmarlama ve sıradan sözlerle zaman zaman da olsa, duygu durumlarını anlam bütünlüğü ve rasyonalite kaygısıyla yazanlar, edebiyatımızda kendilerini kabul ettirmekte gecikmeyen şairlerimiz de yok değil.
Bunlar iç dünyalarını yansıtan, fakat manadan kopmayan hece vezinlerine takılıp kalmayan şairlerdir. Daha çok ironi vardır sözlerinde. Onlar için yazmak, “puzzle oyunu” gibidir. Kuralsız, sınırsız hatta ayıpsız yazmayı beceren bu şairlerin her birinin ayrı bir özgünlüğü vardır. Bu şairler, doğuştan mı şair doğmuşlardır yoksa, sonradan mı şair olmuşlardır?
Kant’a göre bazı düşünceler doğuştandır, bazıları ise sonradan.
Bu durumda şairlik bir duygu durumu olduğuna göre, doğuştan yetenekli şairler olabilir, sonradan bilgi birikimiyle bu işe soyunan da… Ancak yetenek, tek başına bir hiçtir. Dolayısıyla yetenek geliştirip, kültürle zenginleştirildiği taktirde, mükemmel şair olunabilir.
Kant’çı görüşle konuya son noktayı koyalım; şiir yazmak insanın doğasında olabilir, ancak bunu doğru bilgilerle donatmak gerekir…
Öyleyse, gerçek şairler yetenekle yetinmezler…

Yaşam Gazetesi
(14.07.2003)

1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (Henüz oy verilmedi.)
Loading ... Loading ...
Etiketler:
  1. Henüz yorum yapılmamış

Okunasıcalar

Anketimiz

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?

Sonuçları Göster

Loading ... Loading ...

Günün Sözü

Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir?
Nietzsche

Twitter'dan

  • Hülya Yalımdostluk ütopyada değil dünyada olmalı... - posted on 21/08/2010 23:31:40
  • Hülya YalımGüneş Ülke Dost http://www.hulyayalim.com da.... - posted on 21/08/2010 23:31:00
  • Hülya Yalım@kareas35 kesinlikle katılıyorum size - posted on 21/08/2010 23:10:57
  • Hülya Yalım"Zahir "Ben" dediği vakit Batın "Hayır" der. Batın "Ben" deyince Zahir yine "Hayır" der. İBNİ ARABİ - posted on 02/08/2010 18:12:05
  • Hülya Yalım“Rüzgarın yönü değişince oturup ağlamışsın. Sen artık sözünden de dönemezsin yanmışsın. Aklımdan çıkarttım attığın oy kurşunu.” - posted on 22/07/2010 01:03:00

İzlenesiceler

Düşünceleri İzleyenler

RSS okuyucu ile takip edin...

Abone olun...
Sitemize üye olduktan sonra, e-posta adresinize bir onay maili gelecek. O maili onaylamazsanız, üyeliğiniz tamamlanmaz.