Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce
Düşünceler Düşünce » 'İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi' etiketli yazılar

Sevgili hocam, Betül Çotuksöken?in İnsan Hakları ve Felsefe adlı kitabını incelemeye kaldığımız yerden devam ediyoruz.

AYIRIMCILIK, insan haklarını korumanın önündeki en büyük engellerden biridir demiştik. Ayırımcılık tarihte 1215 Manga Carta gibi kırılma noktaları yaşasa da; ,günümüzde de  en temel insan sorunlarından biri olmaya devam etmektedir diyen Çotuksöken?e göre;

Eylemin davranışın taşıyıcısı bireydir, kişidir, bu nedenle hakların korunmasında genel çerçeveyi her tek bireyi kişiyi yetiştiren biçimlendiren genel toplumsal/kamusal yapı olmakla birlikte son noktada eyleyen tüm ilişkileri kavramları değerleri dil durumuyla bireydir/kişidir.

Hemen belirtelim Betül Çotuksöken , bireyin değer yaratmasıyla kişi, kamusal/hukuksal ilişkiler ortamına  girmesiyle de yurttaş olduğunu belirtir.

Ona göre; tüm tutum ve davranışları toplumla  kamuyla bağlantılı olduğuna göre toplum ve ayrıca  kamu bireyi/kişiyi/yurttaşı kuşatan çevreler/çerçeveler olduğuna göre önünde sonunda özellikle hukuk yoğunluklu düzenin hakların korunmasında ne denli ağırlıklı bir sorumluluğun olduğu açıktır.

-Devamı »

Belirsiz bir zamanda yaşamımızı sürdürüyoruz. Eylemlerimizi her zaman olayların seyrine göre düzenlememiz imkansızdır. Fakat bu zamanın gerisinde durmak da ne kadar mümkün olabilir?

Dünyanın üstün bir anlamı yoksa da, bir şeyin anlamı vardır: İNSAN.

Çünkü anlam bulunmasını zorunlu kılan tek varlık insandır. Bu dünya en azından insanın gerçeğini taşımaktadır. İnsanın görevi de yazgının karşısında dünyaya akılsal gerekçelerini vermektir.

Yaşam karşısında düşünceyi kurtarmak istiyorsak düşünceyle birlikte eylemlerimizi de kurtarmamız gerekir.

Kant?ın dediği gibi “doğa hiçbir şeyi boşuna yapmaz araçlarını  kullanırken de tutumsuz değildir. Doğa insana akıl ve buna dayanan istenç özgürlüğü vermiştir; bu da doğanın amacı için açık bir imdir”.

Buna göre insanı içgüdünün yönetmemesi onun her şeyini kendinden çıkarması gerekir; yiyeceğini giyeceğini kendini korumanın yollarını buluşu (doğa aslana pençe, boğaya boynuz vermiştir, insana ise yalnız el vermiştir). -Devamı »