Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce
Düşünceler Düşünce » 'Betül Çotuksöken' etiketli yazılar

Dolu dizgin mi yoksa, ağır çekim bir zaman mıydı  bilinmez; arafta kaldığım,kendime katlanamadığım bir anda başladı yazı yazma serüvenim. Üniversite son sınıf güz döneminde, okuldan arkadaşım  Hale ‘yle küçük sempatik bir pastane açmak istemiş, ailelerimizin katkısıyla bunu  kısa süre içinde gerçekleştirmiştik.

Öyle  imalatla uğraşacak falan değildik.Birkaç ünlü firmayla kısa süre içinde anlaştıktan sonra, bize sadece bu marka olmuş tatları sunmak kalacaktı.Gelin görün ki kazın ayağı hiç de öyle olmadı çünkü, ticaret bize göre değildi  , serde filozof olmak bir yana, içimizdeki okuma aşkı bir türlü sönmüyordu. 

Dolayısıyla önce Hale “ben yüksek lisans yapacağım” dedi ve gitti. Ben ise şaşkın ördek gibiydim. Ait hissetmediğim bu işyerinden kendimi  bir yerlere konumlandırmaya çalışıyorken, bir sabah genç biri başıyla selam vererek içeri girdi. Elindeki  gazetelerden birini masama sessizce bırakıp gitmek istedi.

İzin vermeyince sinirlendi ama belli etmemeye çalıştı. Nedenini öğrenmek isteyince, “gazetedeki yazarlar hem kötü yazıyor, hem de yanlış bilgilendiriyor” der demez bu genç çocuğun gözlerinin parladığını görünce şaşırdım kaldım. Çok sonra anladım gazete dağıtan gencin sevincinin sebebi meğer yazıları okuduğumu söylemem imiş.

Söyleyip söylememek arasında kararsız, ” o halde siz bize yazın” dedi. Aslında elimde birkaç yazı vardı Betül Hocanın(Çotuksöken) öğüdünü dinlemiş; okuduğum kitaplarla, yaşadığım olaylarla  ilgili birşeyler karalamıştım ama bu yazıları henüz birileriyle paylaşma fikrinden çok uzaktım. -Devamı »

Sevgili hocam, Betül Çotuksöken?in İnsan Hakları ve Felsefe adlı kitabını incelemeye kaldığımız yerden devam ediyoruz.

AYIRIMCILIK, insan haklarını korumanın önündeki en büyük engellerden biridir demiştik. Ayırımcılık tarihte 1215 Manga Carta gibi kırılma noktaları yaşasa da; ,günümüzde de  en temel insan sorunlarından biri olmaya devam etmektedir diyen Çotuksöken?e göre;

Eylemin davranışın taşıyıcısı bireydir, kişidir, bu nedenle hakların korunmasında genel çerçeveyi her tek bireyi kişiyi yetiştiren biçimlendiren genel toplumsal/kamusal yapı olmakla birlikte son noktada eyleyen tüm ilişkileri kavramları değerleri dil durumuyla bireydir/kişidir.

Hemen belirtelim Betül Çotuksöken , bireyin değer yaratmasıyla kişi, kamusal/hukuksal ilişkiler ortamına  girmesiyle de yurttaş olduğunu belirtir.

Ona göre; tüm tutum ve davranışları toplumla  kamuyla bağlantılı olduğuna göre toplum ve ayrıca  kamu bireyi/kişiyi/yurttaşı kuşatan çevreler/çerçeveler olduğuna göre önünde sonunda özellikle hukuk yoğunluklu düzenin hakların korunmasında ne denli ağırlıklı bir sorumluluğun olduğu açıktır.

-Devamı »

Belirsiz bir zamanda yaşamımızı sürdürüyoruz. Eylemlerimizi her zaman olayların seyrine göre düzenlememiz imkansızdır. Fakat bu zamanın gerisinde durmak da ne kadar mümkün olabilir?

Dünyanın üstün bir anlamı yoksa da, bir şeyin anlamı vardır: İNSAN.

Çünkü anlam bulunmasını zorunlu kılan tek varlık insandır. Bu dünya en azından insanın gerçeğini taşımaktadır. İnsanın görevi de yazgının karşısında dünyaya akılsal gerekçelerini vermektir.

Yaşam karşısında düşünceyi kurtarmak istiyorsak düşünceyle birlikte eylemlerimizi de kurtarmamız gerekir.

Kant?ın dediği gibi “doğa hiçbir şeyi boşuna yapmaz araçlarını  kullanırken de tutumsuz değildir. Doğa insana akıl ve buna dayanan istenç özgürlüğü vermiştir; bu da doğanın amacı için açık bir imdir”.

Buna göre insanı içgüdünün yönetmemesi onun her şeyini kendinden çıkarması gerekir; yiyeceğini giyeceğini kendini korumanın yollarını buluşu (doğa aslana pençe, boğaya boynuz vermiştir, insana ise yalnız el vermiştir). -Devamı »