Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce Düşünceler Düşünce

Alice Harikalar Diyarında filminin üçboyutlu muhteşem görüntüsünün etkisine kapılıp tavşanın peşine takılıp gidiyorum arkadaşlar, ancak delikten uzay boşluğuna yol alıp Alice ve şapkacının çay partisine tam dahil olacakken, filmde geçen bir replikle hayal dünyam öylesine sınırlandı ki gerçekliğe düşüverdim bir anda.

Üstelik film sonrası yaptığım, “bu diyarda her yerde olduğu gibi iyilik de var kötülük de. Peki sen Harikalar Diyarı?nda yaşasan, hangi karakter olurdun?” Adlı testte Alice karakteri çıkmışken hem de.

Test sonucum ise aynen şöyle; Bazıları ?kediyi merak öldürür? der. Eh, kimi zaman haklılar ama pek çok şeyin başında da merak yatar. Örneğin öğrenmenin. Senin oldukça meraklı bir yapın var. Meraklı olduğun kadar cesursun da. Maceralara atılmak, yeni bir şeyler keşfetmek senin en belirgin karakter özelliğin. Bu karışıma biraz da hayal gücü eklemek gerek elbette. Ama dozunu iyi ayarlamak lazım.

Gerçekliğe düşme nedenime gelince, sabah kahvaltıdan önce altı imkansız şey düşünme öğüdü.

Film bitti ama ben hala görsel zenginliğinin yanısıra şu meşum soruyla sabah kahvaltıdan önce imkansız şeyler düşünüp,zaten potansiyel olarak ziyadesiyle hayal gücüm yüksek olduğundan, işin içinden hala çıkamıyorum doğrusu. Ama tabi, adımın hayal demek olduğunu da hesaba katmak gerekir.

Mesela akşam yediğim çağlaların sabah içinden çekirdekleri badem gibi değil de pinpon topu gibi çıkıyordu güya. Atları buz pateni yaparken düşledim ki artistik hareketlerde son derece başarılıydılar.

Bu en fazla hayalcilik oluyor bunun biraz ötesi ise şizofreni. Anlayacağınız, kaypak zeminde narin bir çizgi bu, dikkat etmek gerekli.

Düşünsenize bir annenin sabah kahvaltıdan önce,  “altı imkansız şeyi düşündün mü kızım” diye sorduğunu ? Bunu uygun görebilir mi her ebeveyn, hadi daha açık olalım çocuk bunu önerse saçmalamakla suçlamaz mı onu?

Çocukların gelişmesinde en önemli yol gösterici hayal gücüdür,hayalgücü?

Öyle yalan yanlış şeylerle , bilgi bilgi diye saçma şeylerle karıştırmayın çocukların kafalarını.

Sizin dersanelerde zorla almalarını beklediğiniz bilgi falan değil ;ezberdir en fazla, yoksa bütün gün playstation oynayan, msn de zaman öldüren çocuklar bilgi mi paylaşıyor sanıyorsunuz?

Daha sonra tabi ki böyle müdahaleci toplumda onları anlaşılmaz olarak ilan eder,kısır düşüncelere hapsolmasını eleştirir durursunuz.

Gerçi onlar Google amcalarına sormayı uygun görüyor amma bakın Einstein amca bile ne diyor “hayal gücü bilgiden daha önemlidir”, çünkü hayalgücü sadece yaratıcılığın uyarıcısı değil; aynı zamanda da uyum probleminde de itici güç.

Yaa! budur işte.

Hayalgücü çocuğun yaratıcılığının gelişmesinde en önemli etkenken, hayal gücüne sınır çizilen aksi durumda ise yaratıcılığına ket vurulunca, merak duygusu da bir anlamda zedelenmiş olur.

Hatta psikolojiye göre çocuğun yapmış olduğu mavi ağaç yeşil olarak, kahverengi güneş sarı olarak, sarı gök mavi olarak, düzeltilirse bile onun hayalgücünü müdahale olarak nitelendirilir ki bu da hiç önerilmeyen bir şeydir.

Eloğlu yapınca yaratıcılık biz yapınca şizofren? Çünkü bizde yaşama karşı duruş hayalperest değil gerçekçi olmak gerekir tez elden.

Alice tekrar nasıl yukarı çıkacağını aklından geçirmeden tavşanın ardından kendini aşağı bırakıyor, bizim aldığımız terbiyede neredeyse “babana bile güvenme.” Değil beyaz tavşanın peşinden gitmek arkadaşın ardından gitmek bile olay.

Sanatçılar günümüzde eserlerinde yaratıcılığı etki etmek adına ya alkolden ya da uyuşturucudan yardım alıp farklı olmaya çalışıyorlar ama farklı olanı yapmak için dış etkenlere ne hacet çocukların hayalleriyle oynamayın yeter?

Filminde Alice babasının ona verdiği taktikle rüya gördüğü zaman uyanmak için kendini cimcikliyor ama nafile, öldürmek istemediğini sıklıkla dile getirip en sonunda canavarı öldürüyor ki bu da çocukları gerektiği yerde müdahaleye zorlaması açısından kesinlikle önemli . Ya sonunda bunca yeri gezip gören Alice gerçek hayata döndüğünde ne yapıyor dersiniz ticarete atılıyor iyi mi?

Gerçeküstü bir sanat değil de ticaret… İşte  bu kapitalizmin azizliği.. Filmde beni cimcikleyen diğer düşünce de bu oluyor zaten, işte bu yüzden artık masal anlatmıyor babalar?

Çünkü babaların gönlünde tavşan değil aslan yatıyor…

Alice Harikalar Diyarında hangi karakter olduğunuzu merak ediyorsanız testteki soruları yanıtlayın

http://testyourself.tr.msn.com/cocuk/harikalardiyarinda/Test.aspx

Hülya YALIM

 

www.hulyayalim.com

3 yorum yazıldı

  1. legri diyor ki:

    Dün nihayet izledim ben de sayın ve sevgili Hülya… Maalesef 3d kalmamıştı İstanbul’da… Alice’in evlenme macerası üzerine kurulu bu versiyonunu da sevdim ben. Sıradan bir çocuk olmayan Alice, sıradan olmayan bir genç kadına dönüşür, maddi durumu sebebiyle evlenmek zorunda bırakılır. Müstakbel kayınpederinin ticari çıkarlarına uygun bir fikirle delikten dönen Alice, babasından aldığı maceraperestliğiyle içindeki meraklı kızı yaşatabilmek adına yeni diyarlara açılma yolunda kullanır diye yorumladım ben… Yoksa adı wonder ( merak) olan bir gemide zorlu bir yolculuğa çıkmasının anlamı var mı?
    Alice’in felsefesi hakkında da bir yazı yazsanız ne güzel olurdu? Bir kuzgun ile çalışma masası arasındaki benzerlik nedir Hülya? Esenlikler…

  2. Gilmansah diyor ki:

    Alice Türkiye Maceraları!..
    Böyle bir film çekilse müthiş seyirci toplardı…
    Fantastik olmasına gerek yoktu netekim… Türkiye’nin bizzatihi kendisi ve sakinleri fantastik zaten…
    Siyahla beyazın, hukukla gugukun, acıyla sevincin, fakirlikle zenginliğin, sefaletle sefihliğin, genelkurmay hükümetiyle sivil hükümetin, gelişmişlikle iptidailiğin, zencilerle elitlerin bu kadar yoğun zenginlikte yaşandığı başka bir HARİKALAR (rezillikler) diyarı var mı?!.. Çocuklara daha ne diye masal anlatacağız ki!?.. Çocuklar da büyükler de zaten yıllardır masallarla uyutulmuyor mu?
    Alan razı, Veren razı… Alice’im hadi sen başka diyarlara… Burda yeterince fantastico oluyoruz be canım…
    Şaka bir yana, ihmal edilen çocukların faturasını mutlaka sahipleri olan bizler ödüyoruz… Onun için mutlaka, günümüzün bir kısmını geleceğimiz olan fidanlara ayırmalı ve gerekli ihtimamı göstermeliyiz.
    Bu kadar karmaşa içinde pedegojik bir yazıyı kaleme alan Yazar’a tebrikler ve selamlar

  3. VeDoOo diyor ki:

    Ben Alis mişim =))

    Alis
    Bazıları ?kediyi merak öldürür? der. Eh, kimi zaman haklılar ama pek çok şeyin başında da merak yatar. Örneğin öğrenmenin. Senin oldukça meraklı bir yapın var. Meraklı olduğun kadar cesursun da. Maceralara atılmak, yeni bir şeyler keşfetmek senin en belirgin karakter özelliğin. Bu karışıma biraz da hayal gücü eklemek gerek elbette. Ama dozunu iyi ayarlamak lazım.

Yorumun ne olacak?